6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilciliği, Türkiye’nin afet hazırlık sürecine dair sert bir bilanço yayımladı. Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, afet risklerini azaltmanın bir “maliyet artışı” değil, zorunluluk olduğunu vurgulayarak, “Duyarsızlığın bedeli ağır oluyor” dedi.
BİNGÖL – Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatlarının kesişim noktasında yer alan Bingöl’de, sivil toplum ve meslek örgütleri “beklenen büyük deprem” öncesi yetkilileri acil önlem almaya çağırıyor. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban tarafından yapılan açıklamada, 6 Şubat 2023 depremlerinden bu yana kalıcı ve sistematik adımların atılmadığı, aksine “rant odaklı” düzenlemelerin ön plana çıktığı savunuldu.
“Afetlerin Maliyeti Can Kayıplarıyla Ölçülemez”
Alban, BM Afet Risk Azaltma Ofisi’nin verilerine atıfta bulunarak, dünyada afet maliyetlerinin yıllık 200 milyar dolara ulaştığını belirtti. Türkiye özelinde ise 6 Şubat depremlerinin maliyetinin resmi verilere göre 103,6 milyar dolar, TBMM raporlarına göre ise 148,9 milyar dolar olduğunu hatırlatan Alban, “Ancak 53 bin 537 canın ve parçalanan hayatların maddi bir karşılığı yoktur” ifadelerini kullandı.
3. Yılda Deprem Bölgesi: “Hayal Kırıklığı ve Umutsuzluk”
Hükümetin 455 bin konutun teslim edildiğine dair açıklamalarına karşın sahada yapılan incelemeler, barınma ve altyapı krizinin sürdüğünü gösteriyor. JMO Bingöl İl Temsilciliği’nin raporunda öne çıkan aksaklıklar şunlar:
- Altyapı Eksikliği: Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da konutlar tamamlansa da yol, su, kanalizasyon ve elektrik gibi temel hizmetlerin eş zamanlı inşa edilmediği, vatandaşın suya erişiminin kısıtlı olduğu vurgulandı.
- Ekonomik Çıkmaz: “750 bin TL hibe, 750 bin TL kredi” desteğinin artan enflasyon ve inşaat maliyetleri karşısında yetersiz kaldığı, birçok müteahhit firmanın işleri yarım bırakarak feshettiği belirtildi.
- Hukuki Tıkanıklık: Hasar tespit çalışmalarındaki hatalar nedeniyle binlerce davanın sürdüğü, “deprem davalarının” bir cezasızlık tablosuna dönüştüğü öne sürüldü.
Bingöl İçin ‘Mikrobölgeleme’ Çağrısı
Açıklamada, Bingöl gibi yüksek riskli bölgelerde kamusal denetimden yoksun uygulamaların yeni risk alanları yarattığı uyarısı yapıldı. Alban, jeolojik tehlikelerin afete dönüşmemesi için şu acil adımların atılmasını istedi:
- Afet Risk Azaltma Kanunu: TBMM tarafından ivedilikle çıkarılmalıdır.
- Haritalandırma: Heyelan, sel, çığ ve deprem risklerini modelleyecek 1/1000 ve 1/5000 ölçekli mikrobölgeleme haritaları tamamlanmalı, yüzey faylanması sakınım bantları planlara işlenmelidir.
- Yeni Bakanlık: “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı” kurulmalıdır.
- Hukuki Sorumluluk: Can kayıplarına neden olan ihmaller için Türk Ceza Kanunu’nda “afet suçu” tanımlanmalıdır.
“Torba Kanun Teklifi Geri Çekilmeli”
TBMM gündemindeki yeni “Torba Kanun” düzenlemesini eleştiren Mehmet Alban, zemin ve temel etüt raporlarını sermayenin rant alanı haline getirecek bu teklifin meslektaşlarını işsiz bırakacağını ve kamu yararına aykırı olduğunu belirterek tasarının geri çekilmesi çağrısında bulundu.




