Siyaset, çoğu zaman yüksek perdeden konuşulur; bazen de sessizlikle kendini gösterir. Bingöl’de ise sessizlik, ihmalin resmi hâline gelmiş durumda.
Halkın sabrı tükenmiş, sorunlar birikmiş ve çözümsüzlük kronikleşmiş. Her seçimde verilen sözler ve propagandalar, kentin gerçek sorunlarının önüne geçmeye çalışıyor. Ama artık koca bir kent, laftan ve göstermelik icraatlardan bıkmış durumda.
Kentin gençleri işsizlikten, kadınlar kamusal hayattan dışlanmaktan, çiftçiler ekonomik çöküntüden bıkmış durumda. Sorunların üzeri örtülürken yönetim hâlâ “iş yapıyormuş gibi” davranıyor. Halk bunu görüyor; göz boyama artık işe yaramıyor.
Yerel yönetim performansı ve halkın güveni üzerine yapılan araştırmalar, güvenin üç temel faktöre bağlı olduğunu gösteriyor:
1. Şeffaflık: Karar alma süreçlerinin açık ve hesap verebilir olması,
2. Eşitlik: Kaynak ve hizmet dağılımında ayrım olmaması,
3. İşlevsellik: Yönetimin temel sorunları somut şekilde çözebilmesi.
Bingöl’de özellikle işlevsizlik ve hizmet üretimindeki eksiklik, halkta kurumsal tükenmişlik yaratıyor. icraat yok; halk artık sabır değil, serinkanlı öfke üretiyor. Bu, bilimsel olarak öngörülebilir bir sonuçtur: hizmet yoksa güven erir, öfke birikir, tepki sertleşir.
Gerçek siyasi duruş şunları içerir:
• Halkın sesini duymak ve önüne geçmemek,
• Ayrımcılığa karşı net durmak,
• Kadınların, gençlerin ve dezavantajlı grupların haklarını korumak,
• Siyaseti sadece söylem değil, somut uygulama hâline getirmek.
Halk artık söz değil, icraat istiyor. Boş vaatler, kibarlıkla kapatılabilecek bir hata değil; memleketi kilitleyen ciddi bir ihmaldir.
Bingöl’de mizah, halkın sabrının tokadı hâline gelmiş durumda:
“Siyaset var ama iş yok; konuşmak kolay, çözmek zor.”
Bir amca halk buluşmasında
“Mucize beklemiyoruz, hizmet bekliyoruz. Ama görünüşe bakılırsa mucize önden yürümeye başladı.”
Gençler kahvedeki feryadı:
“İş yok, gelecek yok… Siyaset var ama laf işçiliği yapıyor.”
Bir esnaf ekliyor:
“Hizmet yok, prim var. Konuşana alkış, icraat olana bakış yok.”
Halk artık gülerek değil, acıyla gülüyor. Mizah, artık sadece eğlence değil; bir uyarı, tokat ve hesap sorma aracıdır.
Bingöl artık söz değil, sonuç istiyor.
Halk gülümserken bile öfkesini gizlemiyor.
Sabır tükenmiş, icraat zamanı gelmiş durumda.




