Bingöl Kadın Platformu, Bingöl Belediyesi’nin Kültür Mahallesi, İnalı Mahallesi ve Güveçli Köyü sınırları içinde yaklaşık 238 hektarlık birinci ve ikinci sınıf tarım arazisini imara açma kararına tepki gösterdi.
Platform, kararın tarımsal üretimi, gıda güvenliğini, kadın çiftçilerin geçim kaynaklarını ve deprem risklerini artıracağını savunarak imar planının derhal iptal edilmesini talep etti.
Platformun yazılı basın açıklamasında, söz konusu alanların Bingöl Ovası’nın en verimli sulu tarım arazileri olduğu vurgulandı.
Açıklamada, “Bingöl’de tarım ve hayvancılık faaliyetlerini sürdüren kadınların büyük bölümü bu topraklarda üretim yapmaktadır. Bu arazilerin imara açılması, kadın çiftçilerin geçim kaynaklarını ortadan kaldıracak ve ekonomik bağımsızlıklarını zedeleyecektir” denildi.
Öte yandan imar planının hukuka aykırı olduğu da iddia edildi. Platform, kararın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Anayasa’nın çevre hakkı ve sağlıklı yaşamla ilgili maddelerine aykırı olduğunu öne sürdü.
Ayrıca su kaynaklarının azalması, biyoçeşitlilik kaybı ve iklim değişikliğinin etkilerinin ağırlaşması riskine dikkat çekildi.
‘Deprem Bölgesinde Sıvılaşma Riski Yüksek Zemin’
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından yapılan ayrı bir değerlendirmeye de yer verilen açıklamada, Bingöl’ün birinci derece deprem bölgesinde bulunduğu hatırlatıldı.
TMMOB, planlanan alanın yumuşak ve sıvılaşma riski yüksek zemin üzerinde yer aldığına işaret ederek, ‘Bu tür alanların imara açılması olası bir depremde büyük can ve mal kayıplarına davetiye çıkarır’ uyarısında bulunmuştu.
Talep listesi
Bingöl Kadın Platformu konuya ilişkin taleplerini şöyle sıraları:
- İmar planının derhal iptal edilmesi
- Alanların “mutlak tarım arazisi” statüsüne alınması
- Kadın çiftçiler için arazi koruma fonu ile tohum ve pazar destek programlarının uygulanması
- Planlama süreçlerinin meslek odaları, sivil toplum ve kadın örgütlerinin eşit katılımıyla yeniden düzenlenmesi
- Planı hazırlayan kamu görevlileri ve şirketlerin şeffaf biçimde açıklanması
Platform, kararın geri alınmaması halinde hukuki, idari ve toplumsal tüm yolları kullanacağını açıkladı ve tüm kurumları sorumluluk almaya çağırdı.
Açıklamada son olarak şu ifadeler yer aldı: “Kadınların emeği, toprağın bereketi ve yaşamın sürdürülebilirliği için bu kararın geri alınması zorunludur. Kadınların söz hakkı olmadan adalet, doğanın sesi olmadan barış olmaz.”




