Çewlik.net – Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Bingöl Şubesi, 21 Şubat Dünya Anadili Günü kapsamında “Kürt folkloru ve Dengbêjlik” başlıklı bir panel düzenledi.
Etkinlikte müzik araştırmacısı ve derlemeci Zeynep Yaş, folklor derleyicisi Berivan Matyar ile Nurettin Boğatekin yer aldı.
Panelde konuşan Nurettin Boğatekin, Kürtçenin tarih boyunca dağlar, zindanlar ve sürgünler arasında sıkışmış bir dil olduğunu vurguladı.

“Dengbêjlik Kürt kültürünün tapusudur”
Boğatekin, “Kürtçe gibi zor koşullar altında gelişen dilleri en iyi anlatan şey dengbêjliktir” diyerek, dengbêjliğin Kürt kültürünün temel taşı ve tapusu niteliğinde olduğunu ifade etti.
Bu mirasın sadece Kürtler için değil, tüm dünya halkları için önemli bir kültürel değer taşıdığını belirtti.
Boğatekin, anadilinin bireyin dünyaya geldiği andan itibaren anne sesiyle kurduğu ilk bağ olduğunu hatırlatarak, dilin kuşaklar arası aktarımının hayati önemine dikkat çekti.
Ancak son yüzyılda Kürtçenin karşılaştığı baskılar nedeniyle ciddi bir erozyon yaşandığını söyledi.
Araştırmalara işaret eden Boğatekin, 40 yaş üstü bireylerin Kürtçeyi akıcı kullanabildiğini, 20-40 yaş grubunda ise “anlıyorum ama konuşamıyorum” seviyesine gerilendiğini aktardı.

Self-asimilasyon
Günlük hayatta Kürtçe kullanımının mümkün olduğunu ancak felsefi ve kavramsal düzeyde tıkanıklık yaşandığını dile getirdi. Konuşmacı, “self asimilasyon” (kendi kendine asimilasyon) olgusuna değinerek, özellikle Türkiye’de yaşayan Kürtlerde bu durumun yaygın olduğunu belirtti.
Okul, iş ve günlük yaşamın Türkçe ağırlıklı olması nedeniyle annelerin ve ninelerin çocuklarıyla zorunlu olarak Türkçe konuşmak zorunda kaldığını örnek gösterdi.
Boğatekin, bireysel, toplumsal ve siyasal düzeyde özeleştiri çağrısı yaptı:
- Bireysel olarak anadili kavramsal düzeyde daha etkin kullanma gerekliliğini,
- Toplumsal olarak Bingöl gibi kentlerde pazarda ve çarşıda Kürtçenin daha fazla konuşulması gerektiğini (Diyarbakır ve Batman örneklerini vererek),
- Siyasal olarak ise Kürt siyasi hareketinin son yıllarda sıkça kullandığı “yeniden inşa” kavramını dil alanında da uygulamayı önerdi.
Dilsel hegemonya kurmanın ve yaygınlaştırmanın zorunlu olduğunu savunan Boğatekin, “Sen inşa edersin, belli bir noktaya gelirsin ve o noktada seni kabul etmek zorunda kalırlar” diyerek, dilin korunması ve geliştirilmesi için kolektif çaba gerektiğini vurguladı.

Boğatekin’in konuşmasının ardından müzik araştırmacısı ve derlemeci Zeynep Yaş ile folklor derleyicisi Bêrîvan Matyar da söz aldı.
Zeynep Yaş, uzun yıllardır Kürt müziğinin tarihi kayıtlarını araştıran, taş plaklardan Mezopotamya kökenli ilk ses kayıtlarını gün yüzüne çıkaran ve özellikle kadın dengbêj ile zarbêjlerin mirasını koruma projeleri yürüten bir uzman olarak deneyimlerini paylaştı.

Berivan Matyar ise annesi ve teyzelerinden başlayarak köylerde kadınlarla yüz yüze görüşmeler yaparak anonim Kürtçe şarkıları, atasözlerini ve deyimleri derleyen, yaklaşık 150 stran ile kültürel unsurları kaybolmaktan kurtaran bir folklorcu olarak katkı sundu.
Panel, Kürtçenin tarihsel zorluklara rağmen dengbejlik geleneğiyle ayakta kaldığını ve bu mirasın korunmasının evrensel bir kültürel sorumluluk olduğunu öne çıkaran mesajları verdi.
Ardından Eğitim Sen’li öğretmenlerin müzik dinletisiyle sona erdi.




