Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Şehit Hulusi Elçi İmam Hatip Ortaokulu’nda Müftülük görevlilerinin katılımıyla bir “değerler eğitimi” etkinliği düzenlendiğini duyurdu. Bingöl Müftülüğü Eğitim Uzmanı Hüseyin Bağatarhan’ın öğrencilerle bir araya geldiği söyleşide, “Sağlıklı Yaşam” teması dini referanslarla ele alındı.
Etkinlik kapsamında yapılan sunumda, orucun bedeni arındıran ve ruhu zinde tutan yönleri üzerinde durulurken, sağlıklı bir yaşamın ibadetle harmanlanmasının önemi vurgulandı. “Oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız” hadisi çerçevesinde şekillenen buluşmada, öğrencilerin Ramazan ayının bedensel ve ruhsal şifasını kavramasının amaçlandığı belirtildi.
Okullarda dini faaliyetler: Pedagoji mi, ideoloji mi?
Bingöl’deki bu etkinlik, Türkiye genelinde son yıllarda Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Diyanet İşleri Başkanlığı ve çeşitli vakıflar arasında imzalanan protokoller çerçevesinde artan okul içi dini faaliyet tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Eğitim dünyasında bu tür etkinliklere yönelik iki ana görüş öne çıkıyor:
- Destekleyenler: Okulların sadece akademik bilgi verilen yerler olmadığını, manevi değerlerin ve dini kültüre ait pratiklerin (oruç, ibadet vb.) uzmanlar eşliğinde aktarılmasının çocukların karakter gelişimine katkı sağladığını savunuyor.
- Eleştirenler: Başta Eğitim Sen gibi sendikalar ve veli dernekleri, eğitim kurumlarının laik ve bilimsel niteliğinin korunması gerektiğini vurguluyor. Dışarıdan gelen “eğitim uzmanı” veya din görevlilerinin pedagojik formasyona sahip olup olmadığının denetlenemediği, bu durumun farklı inanç gruplarından öğrenciler üzerinde baskı oluşturabileceği ve okulların tarafsızlığını zedeleyebileceği endişesi dile getiriliyor.
Protokoller ve “ÇEDES” gölgesi
Bingöl’deki “İftarda Konuşalım” buluşması, kamuoyunda ÇEDES (Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum) projesi benzeri uygulamaların bir uzantısı olarak görülüyor. Eğitimciler, bu tür etkinliklerin “isteğe bağlı” olduğu belirtilse de, okul ortamında dini ritüellerin ve uzman söyleşilerinin yarattığı iklimin pedagojik sonuçlarının bağımsız denetçilerce incelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Şehit Hulusi Elçi İmam Hatip Ortaokulu’ndaki bu son buluşma, yerel düzeyde bazı çevreler tarafından “anlamlı bir etkinlik” olarak nitelendirilse de, eğitim sendikalarının okul güvenliği ve bilimsel eğitim talepleriyle yan yana gelince, kentteki eğitim tartışmalarının merkezinde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.




