Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Suriye’nin kuzeyindeki gelişmeleri “bölgesel güçlerin uzlaştığı bir katliam zemini” olarak nitelendirdi. Uçar, Türkiye’deki çözüm tartışmaları ile Suriye’deki askeri hareketliliğin birbirinden bağımsız okunamayacağını savundu.
Çewlik.net – Medya Haber TV’de gündemi değerlendiren Uçar, 10 Mart Mutabakatı ve sonrasındaki antlaşmalara rağmen Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve Türkiye destekli grupların saldırılarının “ağır bir süreci” beraberinde getirdiğini ifade etti.
‘Ortadoğu’da yeni bir dizayn var’
Uçar, bölgedeki gelişmeleri İsrail ve bazı Arap ülkeleri arasındaki “İbrahim Anlaşmaları” ile başlayan yeni bir tasarımın parçası olarak gördüğünü belirtti. Suriye’de Beşar Esad sonrası kurulan yapıda stratejik bir ortaklığın olduğunu öne süren DBP Eş Genel Başkanı, şu iddiada bulundu:
“Hiç yan yana gelmeyen iki ülke şu an stratejik bir ittifak içerisindeler. Yeniden dizayn edilen Ortadoğu’da eskinin bittiğini biliyoruz ama yeninin nasıl inşa edileceği konusunda bir birliğe ihtiyaç var.”
Uçar, Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) sadece askeri bir yapı olmadığını, baskı altındaki halklar ve inançlar arasında “güçlü bir ittifak” kurduğu için hedef alındığını savundu.
’27 Şubat Çağrısı, 10 Mart kadar konuşulmadı’
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrının Türkiye’deki Kürt sorununun çözümü için hayati olduğunu söyleyen Uçar, hükümetin bu konuda hukuki ve siyasi adım atmamasını eleştirdi.
Türkiye’nin 10 Mart Mutabakatı’nı (Şam yönetimi ile DSG arasındaki metin) gündemine alırken, 27 Şubat çağrısını “konuşmamayı tercih ettiğini” belirten Uçar, “İş geldi iktidara ve devlete güvensizlikte tıkandı” dedi.
‘Umut ve Özgürlük’ mitingi
Uçar, Abdullah Öcalan’ın cezaevi koşullarının iyileştirilmesi ve çözüm sürecinde etkin rol alması gerektiğini savunarak, 25 Ocak’ta düzenlenecek olan “Umut ve Özgürlük” mitingine katılım çağrısı yaptı. Mitingin temel amacının, “Öcalan’ın sözünün halkıyla buluşmasını sağlamak” olduğunu ekledi.
ARKA PLAN: Suriye’de Mart ve Nisan Belgeleri
Suriye’deki krizin diplomatik yollarla çözülmesi için 2025 yılının ilk yarısında iki kritik belge öne çıktı:
- 10 Mart Mutabakatı: Suriye Geçici Hükümeti ile DSG arasında imzalanan; anayasal vatandaşlık, askeri entegrasyon ve toprak bütünlüğünü esas alan yol haritası.
- 1 Nisan Antlaşması: Sahadaki çatışmasızlık bölgelerini ve idari paylaşımı detaylandıran, ancak HTŞ gibi grupların son saldırılarıyla geçerliliği tartışılmaya başlanan yerel mutabakat.




