Hüseyin Baylas
Bencillik kavramının aile içi ve toplumsal ölçekte nasıl farklılaştığını, özellikle geniş ailelerin (aşiret yapılarının) siyasal ve idari kadrolara yerleşme biçimini, devletin bölgeye bakışındaki aşiretçiliği sıcak tutma politikasını vurguluyor. Bu, Türkiye’de özellikle Güneydoğu Anadolu’da uzun süredir tartışılan bir gerçekliğe işaret ediyor.
Bencillik bireysel düzeyde “ben-merkezcilik” iken, aile/aşiret ölçeğinde kolektif bir rant ve güç paylaşımı haline dönüşüyor. Yaşlı bireylerden sonraki nesillere uzanan bu “kök satış” (yani aile fertlerini devletin her kademesine yerleştirme), liyakat yerine kan bağı, aşiret aidiyeti veya siyasi yakınlık üzerine kurulu bir sistem yaratıyor. Bu durum,(akraba kayırmacılığı) ve (aşiret temelli kayırmacılık) olarak akademik literatürde de sıkça ele alınıyor.
Devletin bu yapıyı “sıcak tutması” ise tarihsel bir strateji: Özellikle 1990’lar ve sonrası dönemde, düşük yoğunluklu çatışma ortamında aşiret ağaları ve koruculara silah, maaş, ihale ayrıcalığı, siyasi koruma sağlanarak “Kürt’ü Kürt’e kırdırtma” politikası izlendi. Bu, bazı aşiret figürlerini milletvekili, yerel güç odağı haline getirdi; rant ve ayrıcalıklar devam ediyor. Bölge halkı ise yoksulluk, işsizlik ve göçle boğuşurken, bu yapı eşitsizliği derinleştiriyor ve kolektif iradeyi zayıflatıyor.
(Örneğin aşiret sisteminin asimilasyon atölyesine dönüştürülmesi, kolektif yaşamın lehimize çevrilmesi ihtiyacı.) Bu durum Kürt toplumunun iç dayanışmasını yozlaştırırken, devletin kontrol mekanizması olarak işliyor. Barış ve eşitlik, ayrıcalıkların değil, liyakat ve adaletin hakim olduğu bir düzenle mümkün olur.
Bencillik bazen farklılaşıyor!
Aile içi dağılıma baktığımızda, ilimizde geniş ailelerin (aşiretlerin) siyasal kök satış biçimi, devletin her kademesine aile bireylerini yerleştirmektir. Yaşı kemale erenden sonrasına kadar bu devam eder! Devletin bölgeye bakışı ise hâlâ “aşiretçiliği” sıcak tutmaktır.
Bu, bireysel bencillikten öte, kolektif bir güç ve rant paylaşımına dönüşmüş bir yapıdır. Liyakat erozyona uğrar, eşitlik zedelenir, halkın iradesi gölgede kalır.



