DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını emperyalist sistemin bir “yeniden dizayn” çabası olarak nitelendirerek sert tepki gösterdi. Hatimoğulları, İran’ın geleceğinin dış müdahalelerle değil, bünyesindeki halkların demokratik iradesiyle şekillenmesi gerektiğini vurguladı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Meclis’te 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla özel bir kadın grup toplantısı düzenledi. “Jin, jiyan, azadî” sloganlarının yükseldiği toplantıda konuşan Hatimoğulları, Ortadoğu’daki kanlı kaosun en büyük mağdurunun kadınlar ve çocuklar olduğuna dikkat çekti.
İran saldırılarına tepki: “Kız okulu bombalandı”
Hatimoğulları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında bir kız okulunun hedef alındığını ve yaklaşık 170 kız çocuğunun katledildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu saldırganlığı şiddetle kınıyoruz. İran’ın kaderini İran halkları belirler; Kürtler, Azeriler, Beluciler ve Farslar belirler. ABD ve İsrail saldırılarına acilen son vermelidir. Çözüm otoriter rejimde değil, demokratik bir İran Cumhuriyeti’nin inşasındadır.”
‘Epstein’ dosyası ve cezasızlık eleştirisi
Konuşmasında küresel ölçekteki istismar ağlarına da değinen Hatimoğulları, Epstein dosyasının “patriarkal kapitalizmin” kadın ve çocuk bedenleri üzerindeki tahakkümünü ifşa ettiğini söyledi. Belgelerde Türkiye’den de isimlerin geçtiğini hatırlatan Hatimoğulları, bu kişiler hakkında hala bir soruşturma başlatılmamış olmasını “utanç verici” olarak nitelendirdi ve acil adli süreç çağrısında bulundu.
Kadın direnişine selam
Toplantıda, dünya ve Türkiye kadın mücadele tarihinin simge isimleri anılırken; Figen Yüksekdağ, Leyla Güven ve Ayşe Gökkan gibi cezaevinde bulunan siyasi kadın tutsaklara da dayanışma mesajları gönderildi. Hatimoğulları, erkek egemen sistemin yarattığı savaşlara karşı kadınların barış ve demokrasi talebinin her zamankinden daha hayati olduğunu vurguladı.



