Çewlik.net – Siyasetçi ve akademisyen Hişyar Özsoy, Halep’te Kürtlerin yoğunlukta olduğu Şêxmeqsûd ve Eşrefiyêmahallelerine yönelik gerçekleştirilen saldırıları değerlendirdi.
Yeni Yaşam’dan Nezahat Doğan’ın sorularına yanıtlayan Özsoy, bu saldırıların yerel bir çatışmadan ziyade, Suriye genelinde yürütülen diplomatik süreçlere ve DSG’nin (Suriye Demokratik Güçleri) masadaki konumuna yönelik stratejik bir müdahale olduğunu vurguladı.
Müzakere Masasına Halep Müdahalesi
Özsoy, saldırıların zamanlamasına dikkat çekerek, DSG ile Şam rejimi arasında neredeyse mutabakata varıldığı bir dönemde bu olayların patlak verdiğini belirtti. 10 Mart Mutabakatı ve ardından gelen 1 Nisan Anlaşması ile DSG’nin bu mahallelerden çekildiğini hatırlatan Özsoy, şunları söyledi:
“Şam’daki müzakereleri bloke etmekle yetinmediler. Halep’teki bu saldırıyla DSG’nin masadaki pozisyonunu minimize etme ve teslim almaya zorlama niyetindeler. Halep, en kırılgan ve saldırıya açık noktaydı; burayı kullanarak irade kırmak istediler.”
“Uluslararası Güçlerin Sessizliği Onay Anlamına Geliyor”
Saldırıların arkasındaki uluslararası denkleme işaret eden Özsoy, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Paris’te yürüttüğü İsrail-Şam güvenlik görüşmelerine atıfta bulundu. Özsoy’a göre, Halep’e yönelik saldırılar; Türkiye’nin aktif desteği, Barrack ekibinin onayı ve İsrail’in sessizliği olmadan mümkün olamazdı.
Özsoy, ABD’nin önceliğinin Suriye rejimini İran ekseninden çıkarıp İsrail ile uyumlu hale getirmek olduğunu, bu stratejik hedef uğruna Kürtlerin kazanımlarının ve güvenliğinin ikincil plana itildiğini savundu.
Direnişin Mesajı: “Kolay Teslimiyet Yok”
Mahallelerin ağır silahlar ve tanklarla kuşatılmasına rağmen 5 gün boyunca süren sivil direnişin önemine değinen Özsoy, bu durumun tüm aktörlere bir mesaj verdiğini ifade etti:
- İrade Testi: “Öyle ‘hemen gireriz, teslim olurlar’ gibi bir durum olmadığını gördüler. Taraflar birbirini test etti.”
- Güven Sorunu: “Şam rejimi verdiği sözü tutmamıştır. DSG, uluslararası garantörler olmadan artık herhangi bir yerden çekilmeyi tartışmayacaktır.”
Türkiye’deki Süreç ve Suriye Denklemı
Türkiye’de devam eden “çözüm” tartışmalarına da değinen Özsoy, devletin Suriye’deki Kürtlere yaklaşımı ile içerideki siyasetinin benzer bir “tasfiye mantığı” taşıdığını ileri sürdü. Halep’teki saldırıların, Kürt meselesini demokratik yollarla çözme iradesinin zayıflığını gösteren bir “ayna” olduğunu belirtti.
Röportajın tamamı için tıklayın




