İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, gazeteci Hrant Dink cinayeti davasında Ogün Samast ve diğer sivil sanıklar hakkında verilen “zaman aşımı” kararına yapılan itirazı reddetti. Mahkeme, Dink ailesinin “suçtan doğrudan zarar görmediğine” hükmederek davaya katılma haklarının bulunmadığını savundu.
Çewlik.net – Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de uğradığı suikasta ilişkin yargı süreci, “sıfat yokluğu” tartışmasıyla yeni bir boyuta evrildi. İstinaf mahkemesi, tetikçi Ogün Samast ve azmettiricilerin “örgüt adına suç işleme” suçlamasından kurtulmasına yönelik aile tarafından yapılan itirazı kabul etmedi.
Mahkemenin gerekçesi: ‘Suçtan doğrudan zarar görmediler’
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 4 Kasım 2025 tarihinde tamamladığı incelemesinde dikkat çekici bir hukuki yorumda bulundu. Daire, sanıklara yöneltilen “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçunun niteliği gereği:
- Dink ailesinin bu suçtan “doğrudan doğruya zarar görmediğini”,
- Bu nedenle davanın bu kısmında “katılan sıfatı” taşıyamayacaklarını,
- Dolayısıyla kararı istinaf etme yetkilerinin bulunmadığını belirtti.
Benzer bir ret kararı, dosyaya müdahil olan Cumhurbaşkanlığı avukatları için de “sıfat yokluğu” gerekçesiyle uygulandı.
15 yıllık zaman aşımı süreci nasıl işledi?
Cinayetin üzerinden geçen 19 yıla rağmen hukuki süreçteki “zaman aşımı” tartışmaları şu kronolojiyle gelişti:
- 2015: Kamu görevlilerinin yargılanmasına cinayetten 8 yıl sonra başlandı.
- Mart 2021: Kamu görevlileri davasında verilen hükümle, sivil sanıklar hakkında “FETÖ üyeliği” suçlamasıyla yeni bir suç duyurusunda bulunuldu.
- Haziran 2023: Dosya 15 yıllık zaman aşımı sınırındayken davaya dönüştü.
- Kasım 2023: Ogün Samast şartlı salıverilme kapsamında tahliye edildi.
- Ocak 2025: Yerel mahkeme, 15 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle 7 sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verdi.
BİLGİ NOTU: Hrant Dink Cinayeti ve Bitmeyen Yargılama
Hrant Dink cinayeti, Türkiye’nin yakın tarihindeki en karmaşık ve çok sanıklı davalardan biri olarak kabul ediliyor.
- Kesinleşmeyen Hükümler: Cinayetin üzerinden yaklaşık 19 yıl geçmesine rağmen, ne kamu görevlileri ne de sivil sanıklar hakkındaki dosyalar henüz kesin hükme bağlanmış değil.
- Yüksek Mahkeme Süreçleri: Dosyaların bir kısmı Yargıtay ve İstinaf aşamasındayken; Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde, yargılanmayan şüphelilere dair başvurular hâlâ sonuçlanmayı bekliyor.
- Toplumsal Hafıza: 19 Ocak 2007’de işlenen cinayet, sadece bir suikast değil; devlet içindeki yapıların, ihmaller zincirinin ve “milliyetçilik” adı altında yönlendirilen tetikçilerin sorgulandığı bir dönüm noktası olarak görülüyor.




