Çewlik Haber – İnsan Hakları Derneği (İHD) Bingöl Temsilciliği, 19 Aralık 2000’de 20 cezaevinde eş zamanlı gerçekleştirilen ve resmi adıyla “Hayata Dönüş Operasyonu” olarak bilinen katliamın 25. yıldönümü dolayısıyla basın açıklaması yayımladı. Açıklamada katliamı unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını vurguladı.
Açıklamada, F tipi cezaevlerini ve ağır tecrit koşullarını protesto eden mahpusların açlık grevine karşı başlatılan operasyonda 30 mahpus ile 2 kamu görevlisinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 300 mahpusun yaralandığı belirtildi. Operasyonda kimyasal gaz kullanıldığı, sağ kalan mahpusların işkence ve tecride maruz kaldığı ifade edildi. Katliamı protesto eden binlerce kişinin gözaltına alındığı, onlarcasının tutuklandığı hatırlatıldı.
İHD, operasyon sorumluları hakkında etkin yargılama yapılmadığını, kimyasal gaz iddialarının araştırılmadığını vurguladı. Son olarak, katliama ilişkin davalardan birinin 17 Kasım 2025’te Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde olağanüstü zamanaşımı gerekçesiyle düşürüldüğü belirtilerek, bu karar “cezasızlık politikası” olarak eleştirildi.
Dernek, 25 yıldır cezaevlerinde tecrit sisteminin ağırlaştığını, Yüksek Güvenlikli, S Tipi ve Y Tipi gibi yeni cezaevleriyle izolasyonun derinleştiğini kaydetti. Mahpusların günde yalnızca 1-1,5 saat havalandırma hakkı olduğu, kalan zamanda mutlak tecrit koşullarında tutulduğu; kitap, gazete ve iletişim kısıtlamaları uygulandığı aktarıldı. Açlık grevi eylemlerindeki mahpusların durumunun takip edildiği belirtildi.
Hasta mahpus sorunu en ağır ihlallerden biri olarak öne çıkarıldı. İHD’nin Nisan 2025 raporuna göre, cezaevlerinde en az 1412 hasta mahpus bulunduğu, bunlardan 335’inin ağır hasta olduğu ifade edildi. Adli Tıp Kurumu’nun “cezaevinde kalabilir” raporlarıyla tahliyelerin engellendiği, birçok mahpusun hayatını kaybettiği vurgulandı.
İHD, katliamın yıldönümü vesilesiyle şu talepleri yineledi:
- Katliam faillerinin yargılanması ve adaletin sağlanması,
- Ağır tecrit uygulamalarına son verilmesi, ilgili cezaevi tiplerinin kapatılması,
- İdare ve Gözlem Kurulları’nın kaldırılması,
- İşkence iddialarına İstanbul Protokolü’ne uygun etkili soruşturma yapılması,
- Mahpusların sağlık, iletişim ve sosyal haklara ayrımcısız erişimi,
- Yaşam hakkının korunması ve ağır hasta mahpusların tahliyesi.
Dernek, hapishanelerdeki hak ihlallerine karşı mücadeleyi sürdüreceğini kamuoyuna duyurdu.




