1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla bir basın açıklaması yayımlayan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, haftanın hamasi nutuklarla değil, süregelen ihmallerin sorgulanmasıyla geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Alban, “Deprem doğaldır, afet ise doğal olmayandır” diyerek yetkilileri göreve çağırdı.
Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın (DAF) kesişim noktasında, bir “deprem sarmalında” yer alan Bingöl’de, geçmişte yaşanan 1971 ve 2003 depremlerine rağmen gerekli hazırlıkların yapılmadığı belirtildi. Açıklamada, deprem suçlarının cezasız kalması ve afet hukukundaki eksiklikler eleştirilerin odağında yer aldı.
Bingöl depreme neden hazır değil?
JMO Bingöl İl Temsilciliği, kentin deprem dirençsizliğinin altında yatan politikasızlıkları şu maddelerle sıraladı:
- Eksik Haritalandırma: Kentin arazi kullanımına esas jeolojik-jeoteknik ve mikrobölgeleme haritaları hala tamamlanmamış durumdadır.
- Fay Hatlarında Yapılaşma: 1953 yılındaki talimatla fay hatları üzerinde yapılaşma yasaklanmış olsa da, aradan geçen 73 yılda bu yasak göz ardı edilmiş ve diri fayların sakınım bantları üzerinde yapılaşma baskısı sürmüştür.
- Bütçe ve Fon Eksikliği: Heyelan, sıvılaşma ve yanal yayılma gibi risklerin azaltılmasına yönelik yerel bütçe kalemleri veya özel fonlar oluşturulmamıştır.
- İRAP Yetersizliği: İl Afet Risk Azaltma Planları (İRAP) istenilen düzeyde uygulanmamış, AFAD’ın kurumsal kapasitesi yeterince analiz edilmemiştir.
“Afet Suçu” ve adalet arayışı
Açıklamada, deprem sonrası yaşanan mağduriyetlerin hukuksal boyutuna da dikkat çekildi. Bingöl halkının adalet arayışının sürdüğü belirtilerek; afet/deprem hukuk sisteminin oluşturulması, uzmanlaşmış ihtisas mahkemelerinin kurulması ve “Afet Suçu” kavramının Türk Ceza Kanunu’nda işlevsel hale getirilmesi talep edildi.
“Rant alanına dönüştürülmesine ihtiyacımız yok”
Mehmet Alban, yeni torba kanun teklifleriyle zemin ve temel etütlerinin sermayeye yeni bir rant alanı olarak açılmasına tepki gösterdi. İhtiyacın sadece insanın değil, doğal çevrenin de korunmasını odağa alan, Bingöl’ün jeolojik gerçekliğiyle uyumlu bir “Ulusal Deprem Risk Yönetim Sistemi” olduğu ifade edildi.




