Resmi anlatıların dışında bir toplumsal hafıza inşa etmeyi amaçlayan “bîr inisiyatifi”, kuruluşunu Bingöl’ün hafızasında önemli yer tutan Kasım Demiralp’in arşiviyle duyurdu. İstanbul’daki Postane binasında düzenlenen etkinlikte, inisiyatifin yerel hafızayı hakikat ve diyalogla buluşturma hedefi vurgulandı.
Çewlik.net – İnisiyatifin kurucuları Sidar Bayram, Meryem Taşdemir ve Can Memiş’in yanı sıra danışma kurulu üyesi Dr. Noemi Levy-Aksu ve Profesör Mesut Yeğen’in sunumlarıyla tanıtılan oluşum, yerel hafızanın Kürt çalışmalarındaki kritik rolüne dikkat çekiyor.
‘Kuyudaki suyu çıkarma çabası’
Kürtçede hem “hafıza” hem de “kuyu” anlamına gelen bîr kelimesinden ismini alan inisiyatif, bu iki anlamı birleştirerek “geçmişi eşelemeyi ve görünmeyeni yüzeye çıkarmayı” amaçlıyor. Kuruluş metninde inisiyatifin felsefesi; disiplinler arası bir yaklaşımla, resmi tarihin göz ardı ettiği kayıtlar arasında toplumsal barış ve adalet adına ilham aramak olarak tanımlanıyor.

Bir yerel tarih hazinesi: Kasım Demiralp
İnisiyatifin ilk odak noktası, 1924-1998 yılları arasında hayatını Bingöl’de geçiren Kasım Demiralp’ten kalan geniş arşiv oldu. Arşivde yer alan materyaller, Bingöl’ün yaklaşık bir asırlık sosyal ve politik tarihine ışık tutuyor:
- Günlükler, mektuplar ve el yazmaları
- Ses ve dengbêj kayıtları
- Mahkeme belgeleri ve görsel materyaller
- Çeşitli medya araçları ve nesneler
Bîr inisiyatifi, bu materyalleri mikro-tarih yöntemleriyle inceleyerek büyük tarihsel anlatıların “dikiş yerlerini” açığa çıkarmayı hedefliyor. Arşivin, bastırılmış ve göz ardı edilmiş toplumsal hakikatlerin sosyolojik ve politik açıdan araştırılmasına katkı sunması bekleniyor.
Kasım Demiralp Kimdir?
1924 yılında Bingöl’de (Çewlîg) dünyaya gelen Kasım Demiralp, Kürt toplumunun 20. yüzyıl boyunca yaşadığı dönüşümleri, siyasal ve toplumsal travmaları bedeninde ve belleğinde taşıyarak kayıt altına almış bir tanık, bir arşivci ve bir vakanüvistir. 1925 yılında gerçekleşen felaketle geniş aile fertlerinin büyük çoğunluğunu kaybeder. Annesi Xezal Hanım, yıllar boyunca sakladığı mektup, fotoğraf, günlük, belge ve aileye ait çok çeşitli eşyayı ona teslim eder; sahip çıkmasını, kayda geçirmesini ve geleceğe taşımasını ister.
Demiralp, 1950 yılında Demokrat Parti (DP) saflarında siyasete atılır. 1955 yılında DP’den İl Genel Meclisi’ne seçilir. 1958 yılında Demokrat Parti Karlıova (Kanîreş) İlçe Başkanı olur. Ancak 27 Mayıs 1960 Darbesi’nden sonra gözaltına alınarak yargı baskısına maruz kalır. 1961 yılında bölgede avukat yetersizliği sebebiyle, hukuki süreçlerde başvurucuları temsil etmek ve onlar adına işlemleri yürütmek üzere dava vekilliği yapmaya başlar. Bu süreçte bölge bölge, kasaba kasaba, köy köy dolaşarak şecereler çıkarır, ses kayıtları alır, günlükler tutar ve belgeler toplar.
12 Eylül Darbesi’nde oğlu ve yeğeni ile birlikte gözaltına alınır. Oğlu Dr. Xalid Şervan’ın (Dr. Hatip Demiralp /1952-1993) tutsaklığı üzerinden Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’ne tanık olur.
Demiralp, diğer taraftan yıllara yayılan büyük arşivini Eylül 1980’de köyünde toprağa gömerek saklar. Dört yıl aradan sonra, 1984’te külliyatını topraktan çıkarmaya çalışır. Ancak külliyatının büyük bölümü bu yıllar boyunca toprakta çürüyerek yok olduğu için kurtarılamaz.
1990’lara gelindiğinde ise yeniden daktilosunun başına geçer. Ancak yazdıklarını bu kez toprağa gömmek yerine evin kapı pervazlarına gizler; yaşadığı mekânı gizli bir arşiv labirentine çevirir. Ne var ki, Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı (JİTEM) 1991’de köydeki evini kuşatır; çalışmaları tekrar kesintiye uğrar. Olağanlaşan ev baskınlarından birinde, bir gece yarısı, hafızasını kaydettiği daktilosuna savcı ve özel tim tarafından el konulur.
1990’larda devlet tarafından sürgüne zorlanır; ancak köyünü terk etmeyen Demiralp, yakalandığı kanser hastalığına yenik düşerek 2 Ağustos 1998’de hayata veda eder. Kasım Demiralp, yaşadığı dönem içinde Türkiye’nin tüm kırılma noktalarına tanık olmuş ve zamanın tekniği doğrultusunda bunları kaydetmiştir.




