TBMM’de Kürt sorununun çözümüne yönelik çalışmalarını sürdüren Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun sekizinci toplantısı, memur ve işçi sendikalarının katılımıyla 11 Eylül 2025’te gerçekleşti. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir’in İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım atanması ve polis müdahalesine yönelik sert eleştirileri toplantıya damga vururken, sendikalar barış ve demokrasi için somut öneriler sundu. Birleşik Kamu-İş ise toplantıya katılmama kararı aldı.
CHP’den “Demokrasiye Darbe” Çıkışı
Toplantıda söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım atanmasını ve il binası önünde yaşanan polis müdahalesini “demokrasiye darbe girişimi” olarak nitelendirdi. Emir, “Barış, demokrasi ve kardeşlik konuşuyorsak, öncelikle bunların yaşanıp yaşanmadığını tartışmalıyız” diyerek komisyonun bu olayları gündemine alması gerektiğini vurguladı.
Emir, Türkiye’de siyasetin yargı eliyle dizayn edildiğini savunarak, “Asliye hukuk mahkemeleriyle siyaset şekillendiriliyor. CHP, ilk seçimde iktidara gelecek parti olduğu için yargı aparatlarıyla darbe yapılıyor” dedi. İstanbul İl Başkanlığı önünde milletvekillerine gaz sıkıldığını hatırlatan Emir, “Bunun neresi barış, neresi demokrasi? Bu tabloyu sineye çekersek, yarın başka bir partinin başına gelir” uyarısında bulundu.
Emir, komisyonun yaşananlara karşı ortak bir bildiri yayımlaması gerektiğini ifade ederek, “Tüm siyasi partilerin imzasıyla bu saldırı teşhir edilmeli. Aksi halde bu komisyonun Türkiye’ye umut vermesi güç” dedi. Ayrıca, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslenen Emir, 2012’deki Saadet Partisi Kurultayı’na yargı müdahalesine karşı gösterdiği tutumu hatırlatarak, “O gün nasıl açık konuştuysanız, bugün de sessiz kalmayın” çağrısı yaptı.
Numan Kurtulmuş: Toplumsal Barış İçin Yeni Bir İklim
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyonun toplumsal mutabakatı güçlendirdiğini belirterek, “Herkesin ortak talebi barış, kardeşlik, huzur ve güvenlik içinde bir Türkiye’dir” dedi. Farklı kesimlerden gelen görüşlerin nihai rapora yansıyacağını ve bu sürecin toplumsal meşruiyet kazanacağını vurgulayan Kurtulmuş, “Çatışmasızlık ve kardeşlik ortamını kalıcı hale getirmek nihai hedefimizdir” diye konuştu.
Kurtulmuş, aynı gün İsrail’in Katar, Tunus ve Yemen’e düzenlediği hava saldırılarına da değindi. İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayarak “istediğim ülkede istediğim insanı öldürebilirim” mesajı verdiğini belirten Kurtulmuş, ABD’nin Katar’daki üs varlığına rağmen bu saldırıların gerçekleşmesini eleştirdi. “Bu durum, ABD’nin bölge halklarını koruyamayacağını veya korumayacağını gösteriyor” dedi.
Sendikalardan Barış ve Demokrasi Önerileri
Toplantıya katılan sendikalar, Kürt meselesinin çözümüne yönelik önerilerini sundu. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, kamu çalışanlarının saldırılara maruz kaldığını ve sürecin özgürlük, adalet, demokrasi ve milli birlik temelinde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Yalçın, şu önerileri sıraladı:
- Sivil toplum kuruluşlarının sürece aktif katılımı
- Devletin kararlı tutumu ve terörü cesaretlendirecek adımların engellenmesi
- Yeni ve sivil bir anayasa hazırlanması
- PKK’nin tüm bileşenleriyle silah bırakması
Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Türkiye’nin 40 yıllık terör mücadelesinde iç savaşa sürüklenmediğini vurgulayarak, “Bu, milletin büyük zaferidir” dedi. Anayasa’nın 4, 42 ve 66’ncı maddelerine vurgu yapan Kahveci, anayasal hassasiyetlerin korunması gerektiğini ifade etti.
KESK Eş Başkanı Ayfer Koçak, çatışmalı süreçlerin KESK üyelerine sürgün, hapis ve ölüm getirdiğini hatırlattı. 10 Ekim Gar Katliamı’nda 104 kişinin hayatını kaybettiğini belirten Koçak, “Tüm savaşlarda halklar ve emekçiler kaybeder” dedi.
KESK Eş Başkanı Ahmet Karagöz, CHP’ye yönelik baskıların kaygı verici olduğunu belirterek, şu önerileri sundu:
- Tartışmaların özgür bir ortamda yapılması
- Vatandaşlık tanımının “ortak Türkiyelilik” kimliğiyle anayasal güvenceye alınması
- Temel hak ve özgürlük yasalarının yeniden düzenlenmesi
- Seçim barajlarının kaldırılması
- Nefret söylemine karşı medya düzenlemeleri
- Yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılması
- Güvenlik birimlerinde şoven kadrolaşmanın önlenmesi
- Cezaevlerindeki sendikacı, gazeteci ve aktivistlere af çıkarılması
TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, terör suçlarına karşı net bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı. “Türk kimliğinin kapsayıcı yönü, tüm alt kimlikleri kucaklayan yapısı öne çıkarılmalıdır” dedi.
Komisyonun Geleceği ve Toplumsal Barış
Komisyon, Ekim ayına kadar dinlemeleri tamamlayarak yasal düzenlemeler için çalışmalara başlayacak. Toplantılar, işçi ve işveren temsilcilerinin görüşleriyle devam edecek. Kurtulmuş, sürecin sadece siyasi değil, ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurgulayarak, “Etnik, mezhebi ya da siyasi farklılıklar çatışma nedeni değil, birleşme vesilesi olmalı” dedi.




