Zeynep AKAT
BİNGÖL – TMMOB Bingöl İl Koordinasyon Kurulu’nun Prof. Dr. Naci Görür’ün katılımıyla düzenlediği ‘Bingöl ve Depremsellik’ paneli bugün Bingöl Belediyesi Konferans Salonunda yapıldı.
Etkinlikte ilk olarak Bingöl’de meydana gelen büyük depremleri konu alan kayıtlarından oluşan bir sinevizyon gösterisi yapıldı.
Ardından TMMOB Bingöl İl Koordinasyon Genel Sekteri Canfidal Boldaş açılış konuşması yaptı.
Boldaş, sözlerine “10 dakikalık bir video izledik, çok büyük acıları 10 dakikaya sığdırmaya çalıştık” diye başladı. Bingöl’de bir daha böyle acıların yaşanmaması için bilimi esas alan deprem çalışmalarının yapılması gerektiğine dikkat çekti. Boldaş, Görür’ün de bu konuda farkındalık yaratmak için Bingöl’e geldiğini belirterek Bingöl’ün deprem kenti olduğunu vurguladı.
“Bingöl’de Depremlerde 1539 Kişi Hayatını Kaybetti”
Yakın gelecekte Bingöl’de büyük depremlerin beklediğine dikkat çeken Boldaş, “Cumhuriyet tarihi boyunca Bingöl’de 6 büyük deprem yaşandığını ve 1539 yurttaşın hayatını kaybettini görüyoruz. Bu da gösteriyor ki Bingöl tarih boyunca hiç depreme hazırlıklı bir kent olmamıştır” dedi.
Boldaş 2003 yılı öncesi Bingöl’de inşa edilen tüm yapıların yıkılması gerektiğini, sonraki yıllarda imar edilen yapıların tamamının deprem analizine tabi tutulması gerektiğini kaydetti. Ayrıca Bingöl Havalimanı’nın da depremde kilit bir rol oynayacağının altını çizerek bir an önce tamamlanması gerektiğini kaydetti.
Bingöl Belediyesini Su Bastı
Boldaş’ın ardından Bölge İl Koordinasyon Kurulları Dönem Sözcüsü Diyar Kut söz aldı. Sözlerine salonu Kürtçe selamlayarak başlayan Kut salondan büyük alkış aldı. Kut, Bingöl Belediyesi Konferans Salonu’nu su basmasını eleştirerek şöyle konuştu:
Mimarlık ve mühendislik hizmetlerinin öneminden bahsediyoruz. Şu anda da Bingöl Belediyesi Konferans Salonu’ndayız ve belediyeyi su bastı. Mimarlık ve mühendislik hizmetlerinin öneminin bir kez daha burada görüyoruz ve yerel yönetime eleştirilerimizi iletiyoruz.”
Prof. Dr. Naci Görür’ün Konuşması: Bingöl’ün Deprem Gerçeği
Kut’un ardından Prof. Dr. Naci Görür konuşma yaptı. Görür, Bingöl’ün deprem riskini bilimsel verilerle açıklarken, kent halkına ve yöneticilere net mesajlar verdi. Konuşmasına, “Değerli Bingöllüler, uzun zamandır sizinle görüşmek istiyordum. Bu zamana kadar size ne söylendiyse unutun,” diyerek başlayan Görür, deprem gerçeğinin doğanın bir kurgusu olduğunu vurguladı.
Levha Hareketleri ve Bingöl’ün Konumu
Görür, Türkiye’nin jeolojik yapısını şu şekilde özetledi:
“Çok önemli levha sınırlarımız var. Bunlardan biri Kuzey Anadolu Fayı; Karlıova’dan başlayıp Yunanistan’a kadar uzanıyor. Türkiye sınırları içinde 1600 kilometrelik bir levha sınırı. Bu levhalardan biri Avrasya Levhası, güneyde ise Anadolu Levhası var. İkinci levha sınırı ise Doğu Anadolu Fayı; bir tarafında Arap Levhası, batısında Anadolu Levhası bulunuyor. Depremler, levha sınırlarındaki hareketler sonucu oluşur.”
Bingöl’ün, özellikle Karlıova bölgesinin, bu iki büyük fay sisteminin kesişim noktasında yer aldığını belirten Görür, “Bunu kimse size söylemiyor ya da yeterince algılamıyorsunuz. O yüzden buranın gereği gibi yaşamak zorundasınız. Herkes gibi yaşayamazsınız,” dedi. Görür, Bingöl’deki yapıların diğer şehirlerden farklı olarak özel standartlara uygun inşa edilmesi gerektiğini vurguladı:
“Eskişehir’de, Ankara’da olduğu gibi evler yapamazsınız. Burada bütün yapıları levha sınırlarının gerekliliklerine göre yapmak zorundasınız. Karlıova’da yapı yapacaksanız, buranın gerektirdiği gibi yapmak zorundasınız.”
Deprem Dirençli Kent Vurgusu
Görür, deprem dirençli bir kent yaratmanın önemine dikkat çekti ve mevcut yöntemlerin yetersiz olduğunu belirtti:
“Kentsel dönüşüm ile depreme hazırlık, en büyük palavralardan biridir. Kentsel dönüşümle Bingöl’ü olimpik bir kente ya da finans merkezine dönüştürebilirsiniz, ama deprem dirençli kent yapılmaz.”
Görür, Bingöl’ü depreme hazırlarken zemin ve fay kırığı haritalarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Yedisu Fayı Tehlikesi
Görür ayrıca Yedisu Fayı’nın tehlikesine değindi:
“Yedisu Fayı 250 senede bir doluyor. En son kırılması 1784’teydi. 250 senelik periyod dolmuştur. Yedisu Fayı’nın eli kulağında. Etrafındaki depremler stresi transfer ediyor. Yedisu Fayı kuruldu, kırılacak.”
Bu fayın kırılması durumunda Bingöl’ün büyük risk altında olduğunu belirten Görür, çözümün deprem dirençli bir kent yaratmaktan geçtiğini söyledi.
Halka ve Yöneticilere Çağrı
Görür, yerel yöneticilerin panele katılmamasından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “İsterdim ki sayın valimiz de, sayın belediye başkanımız da burada olsun. Çünkü bu halkı depreme hazırlayacak olanlar onlardır,” dedi. Ayrıca halka ise şu mesajı verdi:
“Mülkün sahibi olarak sizin bir hakkınız var. İster yerel yönetimden, ister iktidardan talep etmek zorundasınız. Bingöllüler, bugüne kadar valilikten, belediyeden, hükümetten ‘Bingöl’ü deprem dirençli istiyorum’ diye talep etmedi mi? Eğer talep yoksa en büyük suçlu sizsiniz. Talep yoksa, her depremde çoluğumuzu çocuğumuzu kaybediyorsak en büyük suçlu biziz çünkü hiç talep etmemişiz. Bingöllüler bu güne kadar valilikten, belediyeden, hükümetten neden deprem dirençli talep etmiyorsunuz? Bugün deprem için yapılan şeyler olabilir ama kalbımı basarım hiçbiri sizi repreme hazırlayacak şeyler değil. Kime oy vereceksek, Bingöl’ü deprem dirençli yapmasını isteyeceğiz.”