ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından İran’ın misilleme hamleleriyle çatışmalar Ortadoğu geneline yayıldı. Ülkelerden gelen resmi ve bağımsız açıklamalar, ilk 48 saatte yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor.
Çatışmaların merkez üssü olan İran’dan gelen can kaybı haberleri endişe verici boyutlara ulaştı. Devlet televizyonu Press TV, İran Kızılayı’na dayandırdığı verilerde 201 kişinin öldüğünü duyururken, ABD merkezli HRANA ajansı en az 133 sivilin hayatını kaybettiğini bildirdi. Askeri kanatta ise ağır bir darbe yaşandı; Mêhran sınır taburuna düzenlenen saldırıda 10’u komutan olmak üzere toplam 22 askerin öldüğü açıklandı. Bölgede arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor.
İsrail ve Körfez Ülkelerinde Sivil Kayıplar
İsrail acil durum servisleri, son iki günde düzenlenen saldırılarda en az 10 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Can kayıplarının büyük çoğunluğu Beit Shemesh kentindeki bir sığınağa yapılan saldırıda yaşanırken, bir kişinin de Tel Aviv bölgesine düşen füze nedeniyle öldüğü belirtildi.
Çatışmaların sıçradığı diğer ülkelerde de tablo benzer şekilde karanlık. BAE Savunma Bakanlığı; Abu Dabi’deki hava savunma sistemlerinden düşen enkaz ve Zayed Uluslararası Havalimanı’na yönelik İHA saldırısı sonucu toplam 3 kişinin öldüğünü açıkladı. Kuveyt Sağlık Bakanlığı ise hava saldırılarında 1 vatandaşının yaşamını yitirdiğini teyit etti.
Suriye, Irak ve ABD Hattında Hareketlilik
Suriye’de İran’dan fırlatılan bir füzenin Süveyda’da bir binaya isabet etmesi sonucu 4 kişi ölürken, Şam’ın Eyn Terma beldesinde de düşürülen füzelerin yerleşim yerlerine isabet etmesiyle ölümlerin yaşandığı bildirildi. Irak’ta ise İran destekli Halk Seferberlik Güçleri (PHF), ABD-İsrail ortak operasyonunda bir karargâhlarının hedef alınması sonucu 4 üyelerinin öldüğünü duyurdu.
ABD Merkez Komutanlığı, İran’a yönelik operasyonlar sırasında 3 ABD askerinin hayatını kaybettiğini açıklarken, olayın detaylarına dair bilgi paylaşmadı. Bölgede diplomatik girişimlerin tıkandığı bu süreçte, çatışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılma riski uluslararası kamuoyunda derin bir endişeye yol açıyor.



