Özellikle Bingöl ve çevresi için yaptığı hayati uyarılarla bölge halkı tarafından yakından takip edilen Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, yerel yönetimlerin deprem stratejilerini sert bir dille eleştirdi. Belediyelerden gelen etkinlik davetlerinin “dostlar alışverişte görsün” mantığıyla yapıldığını savunan Görür, kenti depreme hazırlamanın yolunun salon toplantılarından değil, topyekûn bir yapısal değişimden geçtiğini vurguladı.
“Amaç ‘Dirençli Kent’ Değil, ‘İlgileniyor’ Desinler”
Belediyelerin deprem konusundaki yaklaşımını “gösterişçi” bulan Görür, davetlerin asıl amacının kenti güvenli hale getirmek olmadığını iddia etti:
“Amaç ‘bir etkinlik yapmak’. Desinler ki bizim başkan veya yönetici depremle ilgileniyor. Amaç bulunduğumuz kenti ‘deprem dirençli’ yapmak değil. Deprem dirençli kent, depremi minimum hasarla atlatan kenttir.”
Kentsel Dönüşüm Yanılgısı ve 6 Temel Bileşen
Görür, kamuoyunda kentsel dönüşümün tek başına deprem hazırlığı sanılmasının büyük bir hata olduğunu belirtti. Bir kentin gerçekten dirençli olabilmesi için sadece binaların değil, şu 6 bileşenin eş zamanlı olarak elden geçirilmesi gerektiğini ifade etti:
- Yönetim: Karar alma ve kriz yönetimi süreçleri.
- Halk: Bilinçli ve eğitimli bir toplum.
- Altyapı: Elektrik, su, doğalgaz ve iletişim hatlarının dayanıklılığı.
- Yapı Stoku: Mevcut binaların güçlendirilmesi veya yenilenmesi.
- Çevre: Atık yönetimi ve ekolojik dengenin korunması.
- Ekonomi: Deprem sonrası çarkların dönmesini sağlayacak finansal direnç.
“İşe Siyaset Karıştırılmaz”
Deprem hazırlığının 10-15 yıllık kesintisiz bir çalışma gerektirdiğini hatırlatan Görür, hükümet ve belediye iş birliğinin önemine değindi:
“Kenti depreme hazırlamak belediyelerin ve hükümetin iş birliği ile olur. İşe siyaset karıştırılmaz. Günde 24 saat çalışmak suretiyle ancak başarılabilir. Hiç sokağa inmeden, fiili iş yapılmadan hazırlanmak mümkün değildir.”



