DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye’nin Suriye politikasını eleştirerek, Ankara’nın askeri güç kullanma tehdidi yerine bölgede çözümün “garantörü” olması gerektiğini savundu.
Çewlik.net – Katıldığı bir televizyon programında Suriye’deki son gelişmeleri ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamalarını değerlendiren Bakırhan, Halep’teki krizin çözümünün “tehdit diliyle değil, müzakereyle” mümkün olduğunu ileri sürdü.
‘Fidan bir Suriye bakanı gibi konuşuyor’
Bakırhan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suriye’nin iç işlerine ve Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) yönelik sert üslubunu eleştirdi. Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Fidan’ın her seferinde Suriye’nin bir bakanı gibi konuşması anlaşılır gibi değil. Şara hükümeti ile SDG yöneticileri otursun; Kürtlerin ne talep ettiğini müzakere etsinler. Şam’ın sorunu olmayan bir mesele niye bizim sorunumuz oluyor?”
Hakan Fidan’dan Suriye açıklaması: Şam yönetimi DSG’ye karşı askeri güç kullanabilir mi?
‘Garantörlük’ önerisinin ayrıntıları
Bakırhan, Suriye’deki tıkanıklığı aşmak için Türkiye’ye yeni bir rol tanımlanması gerektiğini savundu. Bu önerinin merkezinde, Türkiye’nin askeri bir taraf olmaktan çıkıp, diplomatik bir koruyucu pozisyonuna geçmesi yer alıyor:
- Müzakere Masası: Türkiye’nin, Suriye Geçici Hükümeti (Şara Hükümeti) ile DSG arasındaki siyasi entegrasyon görüşmelerine kolaylaştırıcılık yapması.
- Güvenlik Şemsiyesi: Bölgedeki Kürt, Alevi ve Dürzi toplulukların Selefi grupların saldırılarına karşı korunmasında Türkiye’nin bir “garantör” olarak devreye girmesi.
- Demokratik İnşa: Suriye’de tüm kimliklerin anayasal güvence altına alındığı bir modelin inşasında Ankara’nın diplomatik destek sunması.
Bakırhan, “Türkiye’ye karşı bir tehditmiş gibi gösterilmek kabul edilemez. DSG’den buraya bir tehdit yok. Türkiye garantör ülke olsun” diyerek strateji değişikliği çağrısında bulundu.
‘Öcalan’ın çağrısı DSG’yi kapsamıyor’
Hükümetin, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısını DSG üzerinden okumasını “gerçekçi değil” sözleriyle nitelendiren Bakırhan, yapılan görüşmelerde bu çağrının tüm coğrafyadaki Kürt silahlı yapılarını bağladığına dair bir sonuç çıkmadığını savundu.
Bakırhan, çözümün Suriye’yi merkeze alarak değil, Türkiye içindeki demokratik adımların atılmasıyla mümkün olacağını ifade etti.
ARKA PLAN: Ankara’nın ‘Garantörlük’ ve ‘Güvenli Bölge’ İkilemi
Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik politikası, uzun süredir “terörle mücadele” ve “güvenli bölge oluşturma” ekseninde şekilleniyor.
- Ankara’nın Mevcut Stratejisi: DSG’yi (YPG) PKK’nin Suriye kolu olarak görüyor ve bu yapının sınır hattından tamamen temizlenmesini istiyor. Bu amaçla Suriye Geçici Hükümeti ve Suriye Milli Ordusu ile askeri iş birliği yürütüyor.
- Bakırhan’ın Önerisi: Türkiye’nin bu yapıyı bir tehdit olarak görmek yerine, onun Suriye sistemi içindeki varlığını (orduya entegrasyon vb.) destekleyen ve bu sürecin güvenliğini sağlayan bir üst merci (garantör) olmasını teklif ediyor.




