Bingöl’ün Karlıova ilçesi ile Muş’un Varto ilçesi hattı boyunca 16 köyü doğrudan etkileyen Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı tepkiler Türkiye’nin dört bir yanından gelmeye devam ediyor.
Çewlik.net – Bölgedeki yaşamın tehlikede olduğuna dikkat çeken köylüler, uzun süredir mücadelesini sürdürüyor. Bunun yanında topraklarını bırakıp gitmek zorunda kalan binlerce insan ve bu insanlara omuz veren doğa savunucuları da mücadeleye ses veriyor.
Bugün JES projesine karşı İzmir’in Çiğli ilçesinde Bingöllüler, Vartolular, Kürtler, Aleviler ve doğa savunucuları bir araya geldi. Eylem, Varto-Der, Varto Ekoloji Platformu, Karlıova Yedisu Kültür ve Dayanışma Derneği, Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu, Goşkar Ekoloji ve çok sayıda kurumun ortak çağrısıyla yapıldı.
Çiğli’de toplanan kalabalık, projeyi “sadece bir enerji yatırımı değil, sosyoekonomik bir müdahale” olarak tanımladı. Basın açıklamasında, Ege’deki jeotermal santrallerin (JES) tarım arazilerine verdiği zararlar hatırlatılarak, benzer bir sürecin Doğu Anadolu’da yaşanmasından endişe edildiği belirtildi.
Grup adına yapılan açıklamada, “Atalarımızdan devraldığımız bu emaneti, çocuklarımıza çölleşmiş bir coğrafya olarak bırakmamaya kararlıyız,” ifadeleri kullanıldı.
Deprem hattı üzerinde sondaj tartışması
Projenin teknik boyutuna dair en büyük kaygı ise bölgenin jeolojik yapısı. Aktivistler ve bölge baroları tarafından daha önce de dile getirilen “fay hattı” uyarısı, bugünkü eylemin de merkezindeydi. Kuzey Anadolu Fay Hattı ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın kesişim noktasında yer alan Karlıova-Yedisu-Varto üçgeninin, bu tür sondajlar için “en riskli yer kabuğu yapısına” sahip olduğu savunuluyor.
Ekolojistler, jeotermal sondajların yeraltı su dengesini değiştirerek sismik hareketliliği etkileyebileceği ve ağır metallerin içme sularına karışabileceği uyarısında bulunuyor.
‘Acele kamulaştırma’ uyarısı
Tartışmaların odağında sadece çevre değil, mülkiyet hakları da bulunuyor. Proje sahasında kalan;
Karlıova: Kaynarpınar, Ilıpınar, Kantarkaya, Kargapazarı, Aynik,
Varto: Güzelkent, Teknedüzü, Köprücük, Çallıdere ve Küçüktepe
köylerindeki meraların durumuna dikkat çekiliyor. Aktivistler, 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca bu alanların halkın rızası dışında tahsis amacının değiştirilemeyeceğini savunarak, “acele kamulaştırma” uygulamalarına karşı hukuki hazırlık içerisinde olduklarını belirtiyor.
Sırada Varto ve Karlıova mitingleri var
İzmir’deki eylem, aslında 24-25 Nisan tarihlerinde bölgede yapılacak geniş kapsamlı mitinglerin bir ön hazırlığı niteliğindeydi. Ekoloji platformları, 23 Nisan’da İzmir’den yola çıkarak 24 Nisan’da Varto’da, 25 Nisan’da ise Karlıova’da halkla buluşacaklarını duyurdu.
Platformların temel talepleri ise üç başlıkta toplanıyor:
Jeotermal projelerin derhal durdurulması.
Meraların anayasal güvenceyle köylüye bırakılması.
Yerel yönetimler ve sivil toplumun görüşü alınmadan bölgede adım atılmaması.



