Muş’un Varto (Gimgim) ilçesinde 16 köy ve mezrayı içine alan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı yerel halk mücadele başlattı. Köylüler, mera alanlarını ve geçim kaynaklarını yok edeceğini savundukları projeye karşı “Toprağımızı ve suyumuzu koruyacağız” mesajı veriyor.
Bingöl Karlıova (Kanireş) ilçesindeki benzer girişimlerin ardından, gözler Varto’ya çevrildi. IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından yürütülmesi planlanan “Jeotermal kaynak arama projesi”, mera vasıflı toplam 453 bin 494 metrekarelik devasa bir alanı kapsıyor. Bölge halkı, ÇED raporu istenmeden ve görüşleri alınmadan başlatılan bu sürece tepkili.
Fay hattı üzerinde sondaj endişesi
Çaylar köyü sakinleri ve yazar Deniz Gündüz, projenin özellikle fay hattı üzerinde yer almasının büyük bir güvenlik ve yaşam tehdidi oluşturduğuna dikkat çekiyor. Mayıs ayında ilk sondajın vurulması planlanırken, halkın temel geçim kaynağı olan hayvancılık ve tarımın bu projeyle bitme noktasına geleceği savunuluyor.
Deniz Gündüz, bölgedeki ekolojik yıkımı şu sözlerle özetliyor:
“Sermaye adına oradaki yaşamı yok etmek istiyorlar. Murat Nehri üzerinde beş baraj var ama köylü hala susuz ve elektriksiz. Bu projeler halka değil, sermayeye fayda sağlıyor.”
Etkilenecek yerleşim yerleri: 16 Kürt-Alevi köyü
Projenin hayata geçirilmesi durumunda doğrudan etkilenecek olan yerleşim yerleri arasında Tanzik, Tatan, Hemok, Çorsan, Xwarik, Qasiman, Civarka ve Xaşxaşa gibi 16 Kürt-Alevi köyü ve bağlı mezraları bulunuyor. Köylüler, projeye karşı hem hukuki hem de fiili bir örgütlenme süreci başlattıklarını duyurdu.
“Göç politikalarına hizmet ediyor”
Yerel halk, bu tür projelerin 1990’lı yıllardan bu yana devam eden sistematik göçü tetiklediğini ileri sürüyor. Ekonomik imkanların kısıtlanmasıyla gençlerin büyük şehirlere “ucuz işçi” olarak göç etmek zorunda kaldığını belirten köy sakinleri, JES’in bölgeyi tamamen kurutacağını ve yaşamı imkansız hale getireceğini ifade ediyor.
Kaynak: ANF




