• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Salı, 6 Ekim, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Ekoloji

Doğanın nakışı ve bilirkişinin insafı: Bir HES trajedisi

by Emin Turhallı
22 Şubat 2026
in Ekoloji, Forum, Sürmanşet, Yazarlar
0
Doğanın nakışı ve bilirkişinin insafı: Bir HES trajedisi
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Emin Turhallı


Hayat, toprağa düşen ilk damlayla başlar ve kendi nakışını sabırla işlemeye koyulur. Bu nakış her yerde aynı değildir. Kimi yerde ipek kadar yumuşak, kimi yerde kaya kadar serttir. Çünkü yaşam, suya olan mesafesine ve suyun akışına göre şekil alır. Doğanın kusursuz mühendisliğinde ne meşenin sarsılmaz sertliği tesadüftür ne de söğüdün boyun büküşü.

Yokluğun Öğrettiği Direnç, Varlığın Kırılganlığı

Dağın tepesinde, bir taşın çatlağında hayata tutunan meşe, suyun azlığıyla yoğrulmuştur. Gövdesi kale gibidir, yaprağı serttir. Yokluk ona tasarrufu öğretmiş, zorlu bir hayat ona yaşamın direncini ezberletmiştir. “Coğrafya kaderdir” sözü, en çok onun nasırlı gövdesinde anlam bulur.

Suyun yanı başında yükselen söğüt ve kavaklar ise nazlı devlerdir. Kökleri nemle beslenir, rüzgarla dans ederler. Ama bu zarafetin bedeli ağırdır: Su çekildiğinde, o koca gövdeler bir anda çöker. Yoklukla yoğrulan meşe ayakta kalırken, suya yaslanan hayat bir anda savrulur. Doğa, kendi dengesini asla boşuna kurmaz.

Bir Raporla Kesilen Bin Yıllık Hayat

Binlerce yılda ilmik ilmik işlenen bu doğa nakışı, bugün bir nehir tipi HES raporunun satır aralarına sıkıştırılıyor. Dere ve pınarların birleştiği yerde kurulan bent, suyun önünü kesiyor. Vadinin başı kapatılıyor, aşağısı kuraklığa terk ediliyor.

Suda yaşayan canlılar nefessiz bırakılıyor. Yaban hayvanları susuz kalıyor. Bent üstü tel örgülerle korunurken, altı sessiz bir ölüme terk ediliyor.

Bu yalnızca çevresel bir sorun değildir; bu, doğrudan yaşamın tahribatıdır.

Aşağıda kalan köyler suya erişemiyor. Tarlalar susuz, hayvanlar susuz, insanlar çaresiz kalıyor. Kamu yararı denilerek su, 49 yıllığına şirketlere devrediliyor. Köylünün yaşam hakkı, teknik bir ayrıntıya indirgeniyor.

Kar Var Ama Hayat Yok

Bentlerde tutulan su borularla vadiden uzaklaştırılıyor; başka bir yerde elektriğe çevriliyor. Şirket için kasaya girmeyen hiçbir şey kazanç sayılmıyor.

Oysa:

Toprağın ürünü kazanç sayılmıyor,
Yağmurla ekin yetiştiren köylünün emeği kazanç sayılmıyor,
Suyun iklimi dengelemesi kazanç sayılmıyor.

Unutuluyor ki ölünün mezarı elektrik ışığıyla aydınlanmaz. Hayat, kilovatla ölçülmez.

Suyun nemi dağın iklimini belirlerken bu denge bozuluyor. Kar yağmura dönüyor, rüzgar döngüsü kırılıyor. Vadiler kurudukça çevre il ve ilçeler aşırı sıcaklara mahkum ediliyor.

Doğaya Ters Giydirilen Elbise

Söğüt meşeyle yer değiştiremez. Suya ihtiyacı olanı susuz, suya ihtiyacı olmayanı suya boğmak; doğaya yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Üstelik bentler yalnızca ekosistemi değil, aşağıda yaşayan insanları da sürekli bir tehlike altında bırakır.

Sonuç: Sessiz Yıkımın İmzası

Doğa yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Su çekildiğinde söğüdün, balığın, kuşun koparacağı feryadı hiçbir bilirkişi raporu tercüme edemez.

Yarın vadiler kuruduğunda suç, kolayca “iklim krizine” atılacaktır. Oysa krizi derinleştiren, doğayı yalnızca ölçülebilir bir meta sanan bu kibirli anlayıştır.

Atalarımız boşuna dememiş:
“Başını serin, ayaklarını sıcak tut.”

Doğanın dengesini tersine çevirdiğinizde bedelini herkes öder:

Tarım biter, hayvancılık biter, endemik türler yok olur, şehirlinin sofrası bile eksilir.

Son söz şudur:

Hayatın kaynağı olan suyu canlılardan mahrum bırakarak daha iyi bir yaşam vaat edilemez.
Doğanın adaleti, kağıt üzerindeki hiçbir hesaba sığmaz.
Ve hiçbir zaman sığmayacaktır.

Tags: #doğaCoğrafyadoğa tahribatıekolojiheshidroelektrik santraliiklim krizi
Previous Post

Emin Alper, Berlinale’de Demirtaş’a ve Kürtlere seslendi: Yalnız değilsiniz

Next Post

Anlıyorum… ama… Konuşamıyorum

Emin Turhallı

Emin Turhallı

Related Posts

Se bi se nê bi!

Se bi se nê bi!

by Mamoste Mursel
5 Ekim 2026
0

Çewlîg De Cezayî Varê! Çewlig de no hewte, ezmon ra varan/Şilî vara; dewlet ra zî cezayî warê. Cezaya citayî? Kamî...

Bingöl Barosu’nda seçim heyecanı tamamlandı: Yeni başkan Turan Hişan oldu

Bingöl Barosu’nda seçim heyecanı tamamlandı: Yeni başkan Turan Hişan oldu

by Haber Merkezi
3 Ekim 2026
0

Bingöl Barosu’nun yeni dönem yönetiminin belirlendiği başkanlık seçimi bugün gerçekleştirildi. Üç adayın yarıştığı seçimde sandıkların açılması ve oy sayımının tamamlanmasının...

Güllü Şahin Ertuğrul: BİNTSO’da kadın temsiliyetini ve görünürlüğünü artıracağız

Güllü Şahin Ertuğrul: BİNTSO’da kadın temsiliyetini ve görünürlüğünü artıracağız

by Haber Merkezi
29 Eylül 2026
0

Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası (BİNTSO), kent ekonomisine yön veren, sanayiden ticarete, istihdamdan yatırımlara kadar birçok alanda belirleyici rol üstlenen...

Next Post
Anlıyorum… ama… Konuşamıyorum

Anlıyorum… ama… Konuşamıyorum

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

  • Se bi se nê bi! 5 Ekim 2026
  • Bingöl Barosu’nda seçim heyecanı tamamlandı: Yeni başkan Turan Hişan oldu 3 Ekim 2026
  • Genç Belediyesi’nden KPSS adaylarına ücretsiz ulaşım desteği 3 Ekim 2026

Son Yorumlar

  • Doğan Karasu yazdı: Bingöl Nüfusunun Konuşulan Dil Açısından Genel Analizi için Mehmet Seyitalioğlu
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız