• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Salı, 13 Ekim, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Politika

Demirtaş: Kürtler talep etmek yerine, gasp edilen özgürlüklerini geri almak istiyor

by Yönetici
16 Mart 2024
in Politika
0
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

ÇEWLİK.NET – İHD Diyarbakır Şubesinin düzenlediği “Kürt Sorununda Çözüm ve Barış Konferansı”nda Selahattin Demirtaş ile Selçuk Mızraklı’nın mesajı okundu.

Barış Vakfı’ndan Hakan Tahmaz’ın okuduğu mesajda şu ifadeler yer aldı: “Özellikle, Halepçe Katliamının yıl dönümü vesilesiyle, o vahşetin kurbanı olan tüm kardeşlerimizi anıyoruz. İnsanlığın henüz layıkıyla yüzleşmediği bu katliamın, tarihin tozlu sayfaları arasında unutulup gitmesine izin verilmeyeceğinin bilinmesini de istiyoruz.

‘KÜRT VE SORUN KELİMELERİNİN YAN YANA GELMESİ DOĞRU DEĞİL’

Konferansınızın da konusu olan meselenin ‘Kürt sorunu’ şeklinde kavramsallaştırılmasını aslında hiçbir zaman içimize sindirmedik. Fakat ne yazık ki bu şekilde isimlendirildi ve kabul gördü. Bu kavramsallaştırmada ‘Kürt’ ve ‘sorun’ sözcükleri yan yana gelince Kürt’ün sorun olduğu veya sorun çıkardığı algısı da oluşuyor. Esasında bizim açımızdan doğru isimlendirme, ‘Kürtlerin özgürlük hakkı’dır. Kürt halkının meşru haklarını kabul etmeyenler; ezmeye, yok etmeye çalışanlar açısından ise evet, bu onların ‘Kürt sorunu’dur. Biz Kürtlerin bir ‘Kürt sorunu’ yoktur. Halk olmaktan kaynaklı özgürlük hakkımız vardır. Bu hakkımızı kullanmak istediğimizde ise maruz kaldığımız katliamlar, zulümler, infazlar, işkenceler, sürgünler, idamlar, esaretler vardır.

Kürt halkının kimseden bir talebi de yoktur. Çünkü talep etmek hiyerarşik bir ilişkiye gönderme yapar. Kürtler talep etmek yerine, gasp edilen özgürlüklerini geri almak istiyor. Bizim açımızdan Ankara, Tahran, Bağdat veya Şam birer talep makamı değildir, çözümün muhatabıdırlar. Tartışma konumuz ise anavatanımız Kürdistan’ın fiili, zoraki işgaliyle ortaya çıkan gasp hukukunun nasıl sonlandırılacağıdır.

Bizler, Türkiye’de siyaset yapan Kürt siyasetçiler olarak bu gasp hukukunun son bulması için demokratik, barışçıl, siyasi mücadeleyi tercih ettik ve bunun bedellerini ödüyoruz. Ancak karşılaştığımız tüm zorbalıklara, adaletsizliklere, hukuksuzluklara rağmen siyasi mücadelede, diyalog ve müzakerede ısrarcıyız. Konuşarak, tartışarak varılacak adil bir uzlaşmanın sonucunda onurlu bir barışın kurulmasından yanayız. Bunun koşullarının er geç sağlanacağından kuşkumuz yoktur. Fakat ne yazık ki, bu konuda gecikildiği her gün, her saat kan akmaya, canlarımız toprağa düşmeye devam ediyor. Dolayısıyla sizlerin yürüteceği cesur, hakkaniyetli tartışmaların pratik girişimlere vesile olmasını da yürekten diliyor, destekliyoruz.

BU İŞİN BİRİNCİ MUHATABI ERDOĞAN

Türkiye açısından, ‘Kürt sorunu’ başlığında bugüne kadar söylenmedik hiçbir şey kalmadı. Ama onurlu barış sağlanıncaya kadar ısrarla ve tekraren söylemekte de yarar var. Başka türlü, sorunlarımızı çözüm yoluna koyamayız. Türkiye’de ‘Kürt sorunu’nda diyalog ve müzakerenin tarafları, muhataplık konusunda da yeni arayışlara gerek yoktur, sonuç da alınamaz. Başarısız da olsa her çözüm süreci bizlere önemli deneyimler sunmuştur.

Buralardan herkesin çıkaracağı doğru derslerle bu defa başarabiliriz diye umut ediyor, inanıyoruz. Elbette Kürt sorununun çözümü, resmi olarak bir masa etrafında konuşulacaksa -ki bizce gecikilmeden konuşulmalıdır- masada Türkiye Cumhuriyeti devletini temsilen Hükümet olmak zorundadır. Hükümet de bugün itibarıyla Sayın Erdoğan şahsında temsil edildiğine göre, bu işin birinci muhatabı Sayın Erdoğan’dır. Yine geçmiş deneyimlerden bilinen, kabul gören ve devletin de resmi hafızasında meşruiyeti kayıt altına alınmış Sayın Öcalan bir başka muhataptır. Ancak böylesine köklü ve grift bir sorun iki şahsiyetin tek başına çözebilecekleri bir mesele de değildir.

Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisinin bizzat kendisi, Meclis’teki tüm siyasi partiler, Kürt siyasi partileri, sivil toplum örgütleri, akademisyenler, aydınlar, kadın hareketleri, sendikalar, barolar gibi tüm toplumsal yapılar da konunun tarafı ve muhatabıdırlar. Onurlu, adil barışa inanan herkes bu sürecin aktif katılımcısı, yürütücüsü ve sahibi olmak zorundadır. Başka türlü, bu zorlu meselenin altından kalkılamaz. Bizler de Kürt siyasetçiler olarak, karşı karşıya olduğumuz tüm adaletsizliklere rağmen; rövanşist, intikamcı duygulara teslim olmak yerine, halkımızın hak ettiği onurlu barış uğruna her türlü desteği sunmaya hazır olduğumuzu belirtmek isteriz.

BARIŞ ARAYIŞIMIZIN ÖNEMSENMESİNİ TEMENNİ EDİYORUZ

Onurlu barış için elini, gövdesini taşın altına koymaya hazır olanlar; küçük, şahsi hesaplar içine giremezler, girmemeliler. Sizler gibi bugün bu salonda tartışmaya katkı sunan tüm dostlarımız bizler açısından kıymetli barış elçileridir. Rolünüzün ve misyonunuzun, bu salonda konuşup dağılmaktan ibaret olmadığının sizler de farkındasınızdır. Yürüteceğiniz her onurlu barış çabasının arkasında, milyonlarca barışsever gibi bizim de desteğimizin, yüreğimizin olduğunu bilmenizi isteriz. Barış arayışımızın, ilgili tüm kesimlerce duyulmasını, önemsenmesini temenni ediyoruz. ‘Bu yaz büyük askeri harekatlara hazırlanıyoruz.’ diyenlerin, bunun yerine, ‘Bu yaz büyük barışa kapıları açacağız.’ demeleri herkese kazandırır. Öbür türlüsü, çok daha büyük felaketlere yol açar ve büyük kaybettirir.
Çabalarınızın somut girişimlere dönüşmesi, emeklerinizin onurlu barışa katkı sunması dileğiyle, bir kez daha her birinizi ayrı ayrı içten selamlıyor, özgür yarınlarda görüşebilmeyi umuyoruz.”

(HABER MERKEZİ)

Tags: cevdet yılmaznuman kurtuluşselahattin demirtaş
Previous Post

Bingöl’de ‘Halepçe Katliamı’ anması: 20’nci yüzyılın en büyük zulmü

Next Post

Bingöl Karlıova Newroz’u karla karşıladı

Yönetici

Yönetici

Related Posts

Çewliknet’in şeffaflık çağrısına yanıt gelmedi: Erdal Arıkan usulsüz alım iddialarını geçiştirdi

Çewliknet’in şeffaflık çağrısına yanıt gelmedi: Erdal Arıkan usulsüz alım iddialarını geçiştirdi

by Haber Merkezi
29 Ağustos 2026
0

AK Parti Bingöl Teşkilatının düzenlediği basın toplantısında Cewliknet, belediyede usulsüz işçi alımı yapıldığına ilişkin kamuoyunda uzun süredir tartışılan iddiaları Belediye...

Süreçte Kritik Eşik: Takip ve Değerlendirme Kurulu İlk Toplantısını Yaptı

Süreçte Kritik Eşik: Takip ve Değerlendirme Kurulu İlk Toplantısını Yaptı

by Haber Merkezi
24 Ağustos 2026
0

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek Resmi Gazete’de yayımlanan 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair...

Çiğdem Kılıçgün Uçar Bingöl’de halkla buluşuyor

Çiğdem Kılıçgün Uçar Bingöl’de halkla buluşuyor

by Haber Merkezi
20 Ağustos 2026
0

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz" buluşmaları kapsamında yarın Bingöllülerle bir araya...

Next Post
Hülakü'den Bingöl Newrozu'na Çağrı

Bingöl Karlıova Newroz'u karla karşıladı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

  • Bingöl Genç’te feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı 12 Ekim 2026
  • Panoramayê Hewteyî: Se Bi Se Nê Bi! 12 Ekim 2026
  • Turistik Doğu Ekspresi seferleri 21 Aralık’ta başlıyor 12 Ekim 2026

Son Yorumlar

  • Doğan Karasu yazdı: Bingöl Nüfusunun Konuşulan Dil Açısından Genel Analizi için Mehmet Seyitalioğlu
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız