Erzurum Dumlu 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ramazan Kaya, haftalık telefon görüşmesinde gardiyanların “ince arama” adı altında tacizvari uygulamalarda bulunduğunu iddia etti. Kaya, cezaevi yönetiminin şikâyetleri cevapsız bıraktığını belirterek, “Onurumuzu korumak için koğuştan çıkmama kararı alabiliriz” uyarısında bulundu.
Çewlik.net – Cezaevlerinde hak ihlalleri iddialarına bir yenisi Erzurum’dan eklendi. 16 Şubat’tan itibaren sistematik bir hal aldığı öne sürülen arama yöntemleri, mahpuslar ve cezaevi personeli arasındaki gerilimi tırmandırdı. Ailesiyle yaptığı görüşmede yaşadıklarını aktaran Ramazan Kaya, uygulamanın güvenlik sınırlarını aşarak “taciz” boyutuna ulaştığını savundu.
“Yönetmelik böyle” yanıtı
Ramazan Kaya’nın aktarımlarına göre olaylar, 16 Şubat günü açık veya kapalı görüşe çıkış esnasında başladı. Kaya, bir gardiyanın özellikle vücudun hassas bölgelerine yönelik taciz edici arama yapmaya çalıştığını, itiraz ettiklerinde ise “Bizim arama şeklimiz budur, yönetmelik böyle” yanıtını aldıklarını ifade etti.
Cezaevi Müdürlüğüne ‘korumacılık’ suçlaması
İddiaların odağındaki bir diğer nokta ise cezaevi yönetiminin tutumu. Kaya, konuyu yazılı olarak müdürlüğe bildirdiklerini ancak herhangi bir sonuç alamadıklarını dile getirdi:
- Görüntü İddiası: “Kamera görüntülerini kendilerine göre kesip biçiyorlar, taleplerimiz sonuçsuz kalıyor.”
- Sorumluların Korunması: Mahpus Kaya, idarenin bu uygulamaları yapan gardiyanları koruma altına aldığını ve tacizvari yaklaşımların devam ettiğini öne sürdü.
Kamuoyuna çağrı: “Koğuştan çıkmayacağız”
Yaşananları “insan onuruna yönelik bir saldırı” olarak niteleyen Kaya, durumun düzelmemesi halinde sivil itaatsizlik yoluna gideceklerini belirtti:
“Bir dahakine yine aynı gardiyanı gönderirlerse kendi onurumuzu korumak için koğuştan çıkmama kararı aldık. Burada insan onuruna dair bir şey bırakılmamış. Sesimizi duyuracak bir muhatap bulamadığımız için kamuoyuna sesleniyoruz.”
‘İnce Arama’ ve Hukuki Sınırlar
Türkiye’de cezaevlerinde uygulanan “çıplak arama” veya “detaylı arama” prosedürleri, uzun süredir insan hakları örgütlerinin ve Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) takibinde olan bir konu.
Ceza infaz kurumlarındaki aramaların “insan onuruna saygı” çerçevesinde ve makul şüphe durumunda yapılması yasal bir zorunluluk. Ancak mahpusların iddiaları, bu yetkinin keyfi bir cezalandırma aracına dönüştüğü yönünde.
Cezaevi kamera kayıtlarının bağımsız heyetler tarafından incelenememesi, “iddia-savunma” sarmalında mahpusların sesinin duyulmasını zorlaştırıyor.




