İnsan evriminin en kritik dönüm noktalarından biri kabul edilen taş alet üretimi, bugüne kadar genellikle bir “buluş” (Eureka) anı olarak tasvir ediliyordu. Ancak Cleveland Doğa Tarihi Müzesi’nden Dr. Metin I. Eren ve ekibinin Archaeometry dergisinde yayımladığı yeni hipotez, bu süreci çok daha yalın ve doğayla iç içe bir temele oturtuyor: Erken insanlar, alet yapmayı öğrenmeden çok önce doğada hazır bulunan “keskin taşları” kullanıyordu.
Çewlik.net – Dr. Eren, kesme ihtiyacı halihazırda mevcut değilse, bir homininin durup dururken keskin bir taş üretmeye çalışmasının mantıksız olduğunu savunuyor.
‘Naturalit’: Doğanın kendi ürettiği bıçaklar
Yeni hipotez, dere yataklarındaki çarpışmalar veya hayvanların taşları ezmesi gibi doğal jeolojik ve biyolojik süreçlerle oluşan keskin kayalara, yani “naturalitlere” odaklanıyor.
- Bol ve Erişilebilir: Daha önceki çalışmalar bu tür taşların nadir olduğunu savunsa da; Umman, Kenya ve Antarktika gibi bölgelerde yapılan saha çalışmaları, doğanın bazen binlerce keskin taşı aynı anda üretebildiğini gösterdi.
- Seçilim Baskısı: Araştırmacılara göre, atalarımız bu doğal bıçakları kullanmaya alıştıktan sonra, bu taşların bulunmadığı bölgelerde “kendi taşını üretme” ihtiyacı hissetti ve bu da yontma (knapping) teknolojisini başlattı.
Arkeolojik kayıtlar 6 milyon yıl geriye gidebilir mi?
Dr. Emma Finestone’un Kenya’daki araştırmaları, erken dönem homininlerin beslenme alanlarının genellikle bu doğal taş kaynaklarının yakınında olduğunu kanıtlıyor. Eğer bu hipotez arkeolojik testlerle doğrulanırsa, insan teknolojisinin başlangıcına dair bilinen kayıtlar 3 milyon yıldan 6 milyon yıl öncesine kadar çekilebilir.
Dr. Eren, bu hipotezin bugüne kadar önerilen en yalın açıklama olduğunu belirterek, “Arkeologların şimdi 3 ile 6 milyon yıl öncesinde homininlerin bu doğal taşları kullanım izlerini araması gerekiyor” diyor. (Kaynak: Arkeofili)



