• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Cuma, 16 Ekim, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Ekoloji

Kadim Tohumun İhanete Uğrayan Hikayesi

by Emin Turhallı
18 Ocak 2026
in Ekoloji, Forum, Sürmanşet, Yazarlar
0
Kadim Tohumun İhanete Uğrayan Hikâyesi
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Emin Turhallı


İnsanlığın yeryüzündeki serüveni, bir avuç toprağa bırakılan o ilk tohumla başladı. On dört bin yıl boyunca atalarımız, doğadan ödünç aldıkları tohumları elden ele, nesilden nesile aktardılar. O zamanlar tohum sadece bir besin değil; bir hafıza, bir koku, bir lezzet ve hepsinden öte bir “yaşam yoldaşı” idi. Mısır, fasulye ve kabağın oluşturduğu o muazzam “Üç Kız Kardeş” dayanışması gibi tarım da kolektif bir yaşamın, tabiatla kurulan sessiz bir anlaşmanın adıydı.

Sonra ne mi oldu? İnsanlık, kendi varlığını borçlu olduğu bu kutsal döngüye “verim” ve “kazanç” hırsıyla savaş açtı.

Yeşil Devrim mi, Yoksa Doğanın İstilası mı?

Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünya sahnesine çıkan “Yeşil Devrim”, insanlığa açlığı bitirme vaadiyle sunuldu. Norman Borlaug gibi isimler laboratuvarlarda yüksek verimli tohumlar geliştirirken, arka planda dev kimya şirketleri yerini alıyordu. Savaş meydanlarında insanı yok etmek için kullanılan zehirli gazlar ve kimyasallar, kılık değiştirerek tarlalara sızdı. Paul Hermann Müller’e 1948’de Nobel Ödülü kazandıran DDT, aslında toprağın altındaki ve üstündeki o muazzam ekosisteme atılan bir atom bombasıydı.

Bu süreçte “Ata Tohumu” neredeyse düşman ilan edildi. Doğanın binlerce yılda ilmek ilmek işlediği o kadim genetik hafıza, “verimsiz” ve “modası geçmiş” denilerek rafa kaldırıldı. Tek tipleştirme (monokültür) tarım dönemi başladı. Artık tarlalarda bereket değil, şirketlerin patentli tohumları ve onlara bağımlı kılınan sentetik gübreler hüküm sürüyordu.

Rachel Carson’ın Kehaneti ve “Sessiz Bahar”

Darwin’in “güçlü olan hayatta kalır” teorisini yanlış yorumlayanlar, karıncaların ve arıların o muazzam kolektif gücünü görmezden geldiler. Doğayı bir savaş meydanı olarak gördüler; otları “yabani”, böcekleri “zararlı” saydılar. Ta ki Rachel Carson çıkıp o sarsıcı soruyu sorana kadar: “Kuşların ötmediği bir bahara hazır mısınız?”

Carson, 1962’de yazdığı Sessiz Bahar kitabı ile bu kimyasal yıkımı dünyaya duyurduğunda, ekolojik hareketin temellerini de atmış oldu. Kendisi de kanserden ölen bu cesur kadın; bize bugün yaşadığımız sağlık krizlerinin, artan kanser vakalarının ve bozulan genetiğimizin haritasını önceden çizmişti.

Kaybeden Sadece Doğa Değil, İnsanlık Oldu

Yuval Noah Harari’nin de sorguladığı gibi: İnsan mı buğdayı evcilleştirdi, yoksa buğday (ve onu yöneten şirketler) mi insanı kendi kölesi yaptı? Bugün geldiğimiz noktada hibrit tohumlar ve DNA’sı değiştirilmiş ürünler, “nüfus artıyor” bahanesinin arkasına sığınarak soframızın tek hakimi oldu.

Oysa kaybettiğimiz sadece bir lezzet ya da bir koku değil. Biz:

Kolektif yaşamımızı kaybettik.

Sağlığımızı şirketlerin kâr hırsına kurban verdik.

Toprağın altındaki o görünmez mikro dünyayı (mikroorganizmaları) zehirledik.

Çıkış Yolu: Hafızaya Dönüş

Bugün insanlık, içine düştüğü bu kimyasal çıkmazdan kurtulmanın yollarını arıyor. Çözüm aslında çok uzaklarda değil; rafa kaldırdığımız o kadim tohumlarda, dedelerimizin ve ninelerimizin elden ele geçirdiği o güzel kokulu lezzetli güzel tadı o tohumu da saklı.

Doğayla savaşmayı bırakıp onunla yeniden “kolektif” bir yaşam kurmayı öğrenmek zorundayız. Çünkü Rachel Carson’ın da dediği gibi; doğaya karşı işlenen hiçbir suç cezasız kalmaz ve bu savaşın galibi asla insan olmayacaktır.

Soru şu: Şirketlerin patentli, ruhsuz ve laboratuvar üretimi tek kullanımlık tohumlarına mı mahkum kalacağız; yoksa binlerce yıllık o tadı güzel, mis kokulu, lezzetli, doyumsuz ve sağlıklı gıda kadim dostumuz Ata Tohumu’na yeniden can suyu mu vereceğiz?

Tags: #doğaekolojiİkinci Dünya SavaşıPaul Hermann MüllerTohumYeşil Devrim
Previous Post

Bingöl bembeyaz bir pazara uyandı: Kar yağışı yerini sessizliğe bıraktı

Next Post

Suriye’de tarihi dönemeç: Şam yönetimi anlaşmaya varıldığını duyurdu, SDG’den açıklama yok

Emin Turhallı

Emin Turhallı

Related Posts

Kürt hareketinin merkezileşmesinin ve Amed hegemonyasının sancıları - I

Kürt hareketinin merkezileşmesinin ve Amed hegemonyasının sancıları – I

by Haber Merkezi
15 Ekim 2026
0

Halkın Emek Partisi'yle (HEP) birlikte legal siyaset alanına geçiş yapan Kürt Mücadelesi, yerelden aldığı güç ve dinamikle, zaman içerisinde nicelik...

Bingöl’de şehir içi ulaşıma zam: Tam bilet 35 TL oldu, muhalefetten tepki

Bingöl’de şehir içi ulaşıma zam: Tam bilet 35 TL oldu, muhalefetten tepki

by Haber Merkezi
14 Ekim 2026
0

Bingöl Belediye Meclisi Trafik Ulaşım Komisyonu’nun aldığı kararla şehir içi hat minibüslerinin ücretleri artırıldı. Yeni tarifeyle tam bilet 35 TL’ye...

Genç Köprüsü’nde feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı

Bingöl Genç’te feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı

by Haber Merkezi
12 Ekim 2026
0

Bingöl-Diyarbakır kara yolunun Genç ilçesi girişinde yer alan Genç Köprüsü’nde meydana gelen feci trafik kazasında, kontrolden çıkan bir otomobilin demir...

Next Post
Suriye'de tarihi dönemeç: Ateşkes ilan edildi, 14 maddelik 'entegrasyon' mutabakatı imzalandı

Suriye'de tarihi dönemeç: Şam yönetimi anlaşmaya varıldığını duyurdu, SDG'den açıklama yok

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

  • Kürt hareketinin merkezileşmesinin ve Amed hegemonyasının sancıları – I 15 Ekim 2026
  • Bingöl’de şehir içi ulaşıma zam: Tam bilet 35 TL oldu, muhalefetten tepki 14 Ekim 2026
  • Bingöl Genç’te feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı 12 Ekim 2026

Son Yorumlar

  • Doğan Karasu yazdı: Bingöl Nüfusunun Konuşulan Dil Açısından Genel Analizi için Mehmet Seyitalioğlu
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız