• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Çarşamba, 14 Ekim, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Ekoloji

Lice Yangını Bize Ne Söylüyor, Ne Hatırlatıyor?

by Emin Turhallı
24 Ağustos 2025
in Ekoloji, Manşet, Sürmanşet
0
Lice Yangını Bize Ne Söylüyor, Bize Ne Hatırlatıyor?
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Kırk yıl önce Lice’nin güney köylerinde dağların eteklerinden fışkıran kaynak suları vardı. Öyle ki bu sular taş değirmenlerini döndürecek kadar güçlüydü. Fis ve Hezan köyleri bunun sadece iki örneğiydi. Karaz’dan (Kocaköy) başlayıp Hazro, Silvan ve Diyarbakır tarafına uzanan “deşt ova” köylerinin tamamı su zenginliğine sahipti. Kavak ve söğütlerle çevrili göletler oluşur, manda sürüleri bataklıklarda çamur banyosu yapardı. Her köyde birkaç kuyu bulunur, 5–15 metrede suya ulaşılırdı.

Bugün ise aynı köylerde 150 metreye inildiği halde içilebilir suya ulaşılamıyor. Peki, bu sular nereye kayboldu?

Su Zenginliğinden Kuraklığa

Bir zamanlar ovada yılda iki kez susuz tarım yapılırdı. Sonbaharda ekilen buğday, arpa, mercimek ve nohut haziranda kaldırılır; ardından karpuz, kavun ve darı yetiştirilirdi. Şimdi ise Fis ve Hezan’daki kaynaklar gibi yüzlerce köyün suları kurumuş durumda. Toprak giderek nemini kaybediyor, otlar daha hızlı kuruyor, kuraklık mevsimi uzuyor. Silvan ve çevresindeki birçok köy bazı yıllar mahsul dahi alamıyor.

Bilimsel raporlar da bunu doğruluyor: Türkiye’de yer altı suları son 40 yılda ortalama 30 metre daha derine çekildi. Akiferler boşaldıkça sondaj kuyuları çoğaldı, ama bu geçici çözümler doğayı daha da tüketti. Şimdi gözler, binlerce yıl içinde oluşmuş “fosil sulara” çevrilmiş durumda. Oysa bu sular bir kez tüketildiğinde geri dönüşü yok.

Yanlış Politikaların Bedeli

Bölgenin bu hale gelmesinin nedeni yanlış politikalardır:

Barajlar: Bölgede 20’den fazla büyük baraj yapıldı. Bilim insanlarına göre barajlar sadece suyu tutmuyor, aynı zamanda nem dengesini bozuyor ve mikroiklimleri değiştiriyor. Kar alanları daraldı, yağışlar azaldı.

Ormansızlaşma: Ormanların kesilip tarlaya çevrilmesi toprağın su tutma kapasitesini azalttı. Lice Fis bunun en açık örneği: Orman yakıldı, yerine buğday ekildi.

Sanayileşme ve madenler: Beton, asfalt, fabrika bacaları, termik santraller, taş ocakları ve maden aramaları doğanın direncini zayıflattı.

Yanlış tarım: Kimyasal gübre ve ilaçlarla birlikte mısır, pamuk, pirinç gibi suya aç ürünler dayatıldı. Oysa bölgeye uygun olan badem, fıstık, üzüm, dut ve incir gibi az su isteyen ağaçlardı. Harran Ovası bunun acı örneği: GAP projesi yarım asır gündemi işgal etti, bugün ise toprak tuzla boğuşuyor.

Alternatifler Vardı, Ama Görülmedi

Oysa başka yollar mümkündü:

Su depolama sarnıçları,

Yağmur hasadı,

Yerel ve az su isteyen ürünlerin teşviki,

Ormanların yeniden yeşertilmesi…

Ama bunların yerine “mega projeler” dayatıldı. Gelinen noktada bir kibrit çöpü koca bir bölgeyi yok edecek hale geldi. Nitekim Lice’nin %70’i yandı. Dicle’nin son kollarından biri olan Sarım Havzası ise HES projeleriyle tüketilmek isteniyor.

Bilim mi, Şirket mi?

Ne yazık ki bilimsel bilgi çoğu zaman doğayı korumak için değil, şirketlerin çıkarı için kullanıldı. Bilirkişi raporları çoğu kez şirketlerin lehine sonuçlandı. Oysa dünyanın pek çok yerinde —örneğin Hindistan’da ve Avustralya’da— iklim kriziyle mücadelede küçük su sarnıçları ve yağmur hasadı projeleri köylere yeniden hayat veriyor. Bizde ise bu yöntemler hâlâ görmezden geliniyor.

Artık Bekleyecek Zaman Yok

Bugün yaşanan yangın, sadece bir felaket değil; aynı zamanda bir uyarıdır. Yanlışta ısrar, felakete davetiyedir.

Dağlar doğanın çarkı, ovalar doğanın vahasıdır. Biz ise seyirci kaldık. İklim tehlikesi her geçen gün büyüyor. Artık geç de olsa harekete geçmekten başka çaremiz yok.

Çünkü mesele bir gün değil, bugün meselesidir. Eğer dağları ve ovaları korumazsak, gelecek kuşaklara bırakacak ne suyumuz, ne toprağımız, ne de nefes alacak havamız kalacak.

Tags: barajdiyarbakırDoğaekolojiFisgeshesHezaniklim kriziliceLice yangınısarım havzası
Previous Post

Bingöl Barosu’ndan Sarım Havzası HES Projesi İçin Önemli Uyarı

Next Post

Bingöl Barosu Başkanı Yusuf Ketenalp, Meclis Komisyonunda Konuşacak

Emin Turhallı

Emin Turhallı

Related Posts

Genç Köprüsü’nde feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı

Bingöl Genç’te feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı

by Haber Merkezi
12 Ekim 2026
0

Bingöl-Diyarbakır kara yolunun Genç ilçesi girişinde yer alan Genç Köprüsü’nde meydana gelen feci trafik kazasında, kontrolden çıkan bir otomobilin demir...

Panoramayê Hewteyî: Se Bi Se Nê Bi!

by Mamoste Mursel
12 Ekim 2026
0

Çewlîg de çîko newe qewim ya. Aşkereyîyê çapî yê Bonglo/Solhan de Baroya Çewlîg ca girewto û serokê baro nişteyê aşkereyî...

İdris Baluken Frankfurt Kitap Fuarı’nda: “Sanat ve siyaset aynı özgürlük arayışının parçalarıdır”

by Haber Merkezi
11 Ekim 2026
0

Bingöllü siyasetçi ve yazar İdris Baluken, 78. Frankfurt Uluslararası Kitap Fuarı'nda cezaevinde kaleme aldığı "OKO" romanının sunumunu gerçekleştirdi. Edebiyatın fiziki...

Next Post
Bingöl Barosu Başkanı Yusuf Ketenalp, Meclis Komisyonunda Konuşacak

Bingöl Barosu Başkanı Yusuf Ketenalp, Meclis Komisyonunda Konuşacak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

  • Bingöl Genç’te feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı 12 Ekim 2026
  • Panoramayê Hewteyî: Se Bi Se Nê Bi! 12 Ekim 2026
  • Turistik Doğu Ekspresi seferleri 21 Aralık’ta başlıyor 12 Ekim 2026

Son Yorumlar

  • Doğan Karasu yazdı: Bingöl Nüfusunun Konuşulan Dil Açısından Genel Analizi için Mehmet Seyitalioğlu
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız