Çewlik.net – Selahattin Demirtaş’ın uzun yıllara dayanan hapis sürecinde dönüm noktası olarak görülen 8 Ekim 2025 tarihi yaklaşıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) temmuz ayında verdiği son ihlal kararına Türkiye’nin itiraz süresi bu tarihte dolacak. Eğer hükümet itiraz etmezse karar kesinleşecek ve bu, eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş genel başkanı Demirtaş’ın tahliye yolunu açabilecek.
Avukatları, istinaf mahkemesine yaptıkları başvuruda, AİHM kararlarının gereği olarak müvekkillerinin derhal serbest bırakılmasını talep ediyor. Peki bu tarih neden bu kadar kritik ve Demirtaş’ın davası nasıl bu noktaya geldi?
Kimdir Selahattin Demirtaş ve Neden Tutuklandı?
Selahattin Demirtaş, 1973 doğumlu bir avukat ve siyasetçi. Kürt bir aileden gelen Demirtaş, 2007’de HDP’nin (o dönemdeki adıyla DTP) milletvekili olarak TBMM’ye girdi. 2014’te partinin eş genel başkanı seçildi ve kısa sürede Türkiye’nin en tanınmış muhalif figürlerinden biri haline geldi. Karizmatik üslubu ve barışçıl Kürt hakları savunusuyla dikkat çeken Demirtaş, 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 9,8 oy alarak üçüncü sırada yer aldı.
Tutukluluğu, 4 Kasım 2016’da başladı. O tarihte, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yüzlerce HDP’li siyasetçi ve gazeteciyle birlikte gözaltına alındı. Demirtaş, Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuluyor ve yaklaşık dokuz yıldır hücrede yaşıyor. Tutuklanmasının gerekçesi, başta “terör örgütü propagandası yapmak” ve “devletin birliğini bozmak” olmak üzere çeşitli suçlamalar. Bu suçlamaların çoğu, 6-8 Ekim 2014’te yaşanan Kobani olaylarıyla bağlantılı.
Kobani Olayları Nedir ve Demirtaş Bu Olaylarda Nasıl Suçlandı?
Hikaye, 2014’e uzanıyor. IŞİD’in Suriye’nin Kobani kentine düzenlediği kuşatma sırasında Türkiye’de büyük protestolar patlak verdi. Kobani’de Kürt güçleri (YPG) IŞİD’e karşı direnirken, HDP, 6 Ekim’de bir Twitter mesajıyla halkı “demokratik protestolara” çağırdı. Ancak olaylar şiddete dönüştü: Ülke genelinde 37 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı ve maddi hasar oluştu.
Demirtaş, bu çağrının mimarlarından biri olarak suçlandı. Savcılık, HDP’lilerin “isyanı teşvik ettiğini” ve olayların “terör örgütü PKK’nın talimatıyla” çıkarıldığını iddia etti. Kobani davası, tam adıyla “6-8 Ekim olaylarına ilişkin soruşturma”, 108 sanıkla Ankara’da görüldü. Dava, 26 Nisan 2021’de başladı ve 2023’te Demirtaş’ın ayrı bir soruşturmasıyla birleştirildi.
Mayıs 2024’te mahkeme kararını verdi: Demirtaş’a 47 ayrı suçtan – “devletin birliğini bozmak”, “adam öldürme”, “yağma” ve “terör örgütü üyeliği” gibi – toplam 42 yıl hapis cezası verildi. Eski HDP eş genel başkanı Figen Yüksekdağ’a da 30 yıl 3 ay ceza verildi. Karar, istinaf mahkemesinde temyiz aşamasında. Savunma tarafı, delillerin yetersiz olduğunu ve davanın “siyasi intikam” amacıyla açıldığını savunuyor. Demirtaş, mahkemede ilk savunmasını 2023 sonunda yaparak, “Bu bir siyasi operasyon” demişti.
Demirtaş’ın yargılandığı diğer davalar da benzer nitelikte: “Terör örgütü propagandası” (örneğin, 2015 Newroz konuşmaları nedeniyle), “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “örgüt üyeliği”. Toplamda 20’den fazla dava var, ancak Kobani ana dosya haline geldi.
AİHM’in Rolü: Üç İhlal Kararı ve “Derhal Tahliye” Emri
Demirtaş’ın davası, uluslararası mahkemeye taşındığında uluslararası bir boyut kazandı. AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) ihlal iddialarını inceledi ve Türkiye’yi üç kez mahkum etti. Bu kararlar, Demirtaş’ın tutukluluğunun “siyasi motivasyonlu” olduğunu ve ifade özgürlüğü ile adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini vurguluyor.
- 2018 Kararı: AİHM, Demirtaş’ın tutukluluğunun AİHS’in 18. maddesini (hak kısıtlamalarının amacı dışında kullanım) ihlal ettiğini ruledi. Tutuklamanın, milletvekili dokunulmazlığını kaldırmak ve seçimleri etkilemek için yapıldığını belirtti. Tazminat: 18 bin euro.
- 2020 Kararı (Büyük Daire): En çarpıcısı bu. AİHM, “ağır ve açık ihlal” tespit etti ve Türkiye’yi “derhal tahliye” etmeye zorladı. Tutukluluğun, Demirtaş’ın muhalif sesini susturmak için olduğunu söyledi. Bu, AİHM’in bir siyasetçiye yönelik nadir “serbest bırakma” emirlerinden biriydi. Tazminat: 24 bin euro manevi, 10 bin euro masraf.
- 2023 Kararı: Demirtaş ve Yüksekdağ için ifade özgürlüğü ihlali. Kobani olaylarıyla ilgili tweet’ler ve açıklamaların “şiddet teşviki” olarak yorumlanamayacağını belirtti. Her birine 5 bin 500 euro tazminat.
- 2025 Kararı (Temmuz): Üçüncü ihlal. AİHM, Kobani davasındaki tutukluluğun “makul şüphe” kriterini karşılamadığını ve uzun tutukluluğun (yaklaşık 9 yıl) adil yargılanma hakkını zedelediğini hükmetti. Türkiye’ye 3 bin 245 euro maddi, 32 bin 500 euro manevi tazminat ve 20 bin euro masraf ödenmesine karar verdi. Mahkeme, tutuklamanın “yasaya uygun olmadığını” ve yargı denetiminin yetersiz kaldığını vurguladı.
Türkiye Anayasası’nın 90. maddesi gereği, AİHM kararları “kesin” nitelikte ve iç hukuka üstün. Ancak geçmişte hükümet, 2020 kararına uymadı ve “itiraz” mekanizmalarını kullandı. Bu sefer farklı: Temmuz 2025 kararına itiraz süresi 8 Ekim’de doluyor ve henüz bir adım atılmadı.
8 Ekim Neden Dönüm Noktası?
Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, “Hükümetin itiraz etmemesi anlamlı olur. Karar kesinleşirse, istinaf hukukun gereğini yapmalı ve tahliye etmeli” dedi. Avukatlar, 4 Ekim’de istinaf mahkemesine başvurdu: AİHM’in ihlal kararlarını temel alarak tutukluluğun sona ermesini istediler. Eğer 8 Ekim’e kadar itiraz gelmezse, karar bağlayıcı hale gelecek ve Türkiye’nin uluslararası taahhütleri gereği tahliye zorunlu olacak.




