• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Salı, 13 Ekim, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Ekoloji

Barajlar Değil, Doğa Kazansın

by Emin Turhallı
25 Nisan 2025
in Ekoloji, Forum, Manşet, Yazarlar
0
Barajlar Değil, Doğa Kazansın
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Diyarbakır ve Batman ovalarının binlerce yıldır kendi doğal döngüsüyle şekillenen bereketli topraklarına, bugün “çölü suya kavuşturacağız” müjdesiyle Silvan Barajı’nın suyu tutulmak üzere. Oysa bu iki ilimizin geniş ve verimli vahası, her yıl bir damla baraj suyu kullanılmadan, yalnızca yağmur hasadıyla; nohut, buğday, arpa ve mercimek gibi temel hububat ürünlerini yetiştiriyor. Üstelik ardından kavun ve karpuz hasadı da yapılıyor. Binlerce yıllık bu doğal üretim sistemiyle bölgenin hayvancılığı da güçlü biçimde ayakta kalıyor.

Sadece Yağmur Suyuyla Koca Bir Bölgeyi Besleyen Vaha

Bu ovalarda yetişen hububat, tüm Güneydoğu’yu besleyebilecek durumda. Diyarbakır ve Batman’ın sütü, peyniri, yoğurdu ve hayvancılık ürünleri yalnızca bölgeye değil, Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Yine bu ovalarda, fıstık, badem ve üzüm gibi ürünler tek damla sulama yapılmadan yetiştirilebiliyor. Üstelik uzman ekonomistlerin hesaplamalarına göre bu ürünler, mevcut hububat gelirinin en az 10 katı ekonomik değer yaratıyor. Aynı zamanda bu ağaçlar, atmosferden karbon çekip oksijen salarak yağmur döngüsünü ve iklimi de olumlu yönde etkiliyor.

Fıstık ve badem üretiminin artmasıyla odun yakımı da azalacak; fırınlar, fıstık ve badem kabuklarıyla ekmek pişirecek. Bu da yok edilmekte olan meşe ormanlarının korunması anlamına gelecek.

Barajların Gerçek Yüzü

Oysa yapılmakta olan Silvan Barajı tamamlandığında yalnızca doğal hayatı değil, insan kültürünü de sular altında bırakacak. Bugün milyonlarca turisti Diyarbakır’a çeken şey, doğası ve tarihi mirasıdır. Yaz aylarında Goderne Taş Köprü ve benzeri alanlarda yüz binlerce insan serinliğe, mağaralara ve şelalelere koşuyor. 150 bin yıllık kesintisiz insan izinin bulunduğu bu vadide, türkülerin, ağıtların ve efsanelerin izi silinecek.

Barajlar sadece insanları göç ettirmekle kalmıyor; ürettiği elektrik dahi göç ettirdiği halkın ihtiyacını karşılamıyor. Oysa yüzlerce köyün yağmur hasadı ve sarnıç sistemleriyle sulama yapması, çok daha doğayla uyumlu ve sürdürülebilir bir çözüm olurdu. Üstelik bu sistem, iklim değişikliğine de olumlu katkı sağlayacak nitelikteydi.

Ders Alınmayan Felaketler

Dünyanın gelişmiş ülkeleri barajlardan vazgeçiyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde haftada ortalama iki baraj devre dışı bırakılıyor. Sovyetler döneminde Aral Gölü çevresinde pamuk üretimi için yapılan barajlar ve kanalların nasıl felakete yol açtığı tarihe kazındı. Çin’de benzeri sulama projeleri, tuzlanma ve çoraklaşma sebebiyle toprağı kullanılamaz hale getirdi.

Yıllar önce GAP Projesi’yle suyun Harran’a verilmesi, toprağı tuzladı. Bu yüzden o bölgede sessiz sedasız tarım terk ediliyor. Barajlarda buharlaşma yoluyla suyun %40’ı, tarlaya varmadan kayboluyor. Barajların yarattığı nem, iklim dengesini bozup sebze ve meyve tadını olumsuz etkiliyor. Çermik ve Çüngüş’te portakal yetişmesi, iklimin ne derece değiştiğinin en somut göstergesidir.

Doğal Döngü Bozulmamalı

Unutmayalım: Dereler, ırmaklar ve nehirler doğanın damarları; dağlar ise kalbidir. James Lovelock’un Gaia Teorisi’nde belirttiği gibi, doğa yaşayan bir organizmadır ve bu hipotez hâlâ çürütülememiştir.

Dağlardan gelen sular, geçtiği her yeri yeşertip yer altı akiferlerini besliyor. Dağ ve deniz arasında kurulan bu döngü, binlerce yıldır doğayı sağlıklı kılıyor. Bugün Diyarbakır-Batman Ovası’nın bu derece verimli ve sağlıklı olmasının tek nedeni, bu doğal döngünün bozulmamış olmasıdır.

1932’de Diyarbakır’da sur duvarının belediye encümen kararı ile yıkılması, şehre serin dağ havasının girmesi için alınmış bir karardır. Bugün bu bilinçten uzaklaşmak, geri dönülmez hataların eşiğidir.

Kum Çanağı Değil, Yaşam Umudu Bırakalım

Şirketlerin rüzgârına kapılıp halkın doğasını heba etmek, sadece bugünü değil, yarını da kurutmaktır. Devletler halk için vardır. Şirket gider, halk kalır. O halkı yaşatmayan hiçbir devlet ayakta kalamaz.

Bundan sonraki nesillere kum çanağı değil, yaşam umudu bırakalım. Doğaya saygılı, onun döngüsüyle uyumlu çözümler geliştirelim. Baraj sevdasından vazgeçip, binlerce yıllık yağmur hasadı ve sarnıç sistemleriyle doğayı yaşatan medeniyetimizin izini sürmeye devam edelim.

Tags: BatmandiyarbakırEkolojik Yıkımhava sıcaklığımaaşPir Ali KYK Kız YurduRicardo Izecson dos Santos Leitesilvan barajıSINAVsolhansüper lig
Previous Post

Türkiye’de Erken Seçim Mümkün mü? 2025’te Seçim Olur mu?

Next Post

Bingöl’de Sanayi Sitesinde Yol Krizi: Bingöl’ün Öz Evlatlarına Yol Çok mu Görülüyor?

Emin Turhallı

Emin Turhallı

Related Posts

Genç Köprüsü’nde feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı

Bingöl Genç’te feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı

by Haber Merkezi
12 Ekim 2026
0

Bingöl-Diyarbakır kara yolunun Genç ilçesi girişinde yer alan Genç Köprüsü’nde meydana gelen feci trafik kazasında, kontrolden çıkan bir otomobilin demir...

Panoramayê Hewteyî: Se Bi Se Nê Bi!

by Mamoste Mursel
12 Ekim 2026
0

Çewlîg de çîko newe qewim ya. Aşkereyîyê çapî yê Bonglo/Solhan de Baroya Çewlîg ca girewto û serokê baro nişteyê aşkereyî...

İdris Baluken Frankfurt Kitap Fuarı’nda: “Sanat ve siyaset aynı özgürlük arayışının parçalarıdır”

by Haber Merkezi
11 Ekim 2026
0

Bingöllü siyasetçi ve yazar İdris Baluken, 78. Frankfurt Uluslararası Kitap Fuarı'nda cezaevinde kaleme aldığı "OKO" romanının sunumunu gerçekleştirdi. Edebiyatın fiziki...

Next Post
Bingöl’de Sanayi Sitesinde Yol Krizi: Bingöl’ün Öz Evlatlarına Yol Çok mu Görülüyor?

Bingöl’de Sanayi Sitesinde Yol Krizi: Bingöl’ün Öz Evlatlarına Yol Çok mu Görülüyor?

Son Yazılar

  • Bingöl Genç’te feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı 12 Ekim 2026
  • Panoramayê Hewteyî: Se Bi Se Nê Bi! 12 Ekim 2026
  • Turistik Doğu Ekspresi seferleri 21 Aralık’ta başlıyor 12 Ekim 2026

Son Yorumlar

  • Doğan Karasu yazdı: Bingöl Nüfusunun Konuşulan Dil Açısından Genel Analizi için Mehmet Seyitalioğlu
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız