• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Pazartesi, 12 Ekim, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Ekoloji

Bingöl, Bazalt Taşı ile Kendi Geleceği Arasında Bir İmtihanda

by Emin Turhallı
7 Aralık 2025
in Ekoloji, Forum, Sürmanşet, Yazarlar
0
Bingöl, Bazalt Taşı ile Kendi Geleceği Arasında Bir İmtihanda

Fotoğraf: Mazlum Bucuka

Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Bir zamanlar uygarlıkların omurgasıydı… Bugün birkaç makinenin hedefi.

Milyarlarca yıl önce, evren büyük bir patlamanın ardından toz, gaz ve ışık içinde savrulurken; aynı tozdan, aynı karanlıktan gezegenler doğdu. Dünya da bu kozmik kalabalığın içinden şekillenerek ortaya çıktı.

Ama o zamanlar Dünya, bugün bizi barındıran yuva değil; ateşten bir top, lavdan bir cehennemdi.

Kendi içinde kaynayan genç Dünya, volkanların kusmasıyla yüzeye lavlar fırlattı; bu lavlar soğudu, katılaştı ve insanlığın kaderini belirleyecek olan bazalt taşı yeryüzünde ilk kez nefes aldı.

Zaman geçti. Dünya soğudu. Toprak oluştu, bitkiler yeşerdi, canlılar çoğaldı.

Ve bir gün, bütün bu canlıların içinde en savunmasız olanı sahneye çıktı: İnsan.

Ne pençesi vardı, ne boynuzu. Ne zehiri vardı, ne kabuğu.

Bir gün ayağı bir taşa çarptı. Yere düştü. Canı yandı. Kan aktı.

Ama o acının içinden bir fikir doğdu:

“Bu taş beni acıttıysa, başka canlıları da acıtır.”

İşte insanlığın hikâyesi, tam da bu an başladı.

Eline aldığı bazalt taşı bir silaha, sonra bir kaba, sonra bir alete dönüştü.

Savunmasız bedenin yerini zekâ aldı; taşın sunduğu güç insanı hayatta tuttu.

Taş devri, gerçekte bazalt devriydi.

İnsanın ilk bıçağı, ilk baltası, ilk kabı bazalttan doğdu.

Uygarlıklar Bazaltla Kuruldu

Binlerce yıl sonra, bazalt sadece bir alet değil, uygarlığın mimarına dönüştü.

Şehirler bazalt taşlarıyla çevrildi. Kral sarayları bazaltla yükselecek kadar değer verdi ona.

Ve tarihin en ünlü yasalarından Hamurabi Kanunları, bir daha silinmesin diye bazalt sütunlara kazındı.

Çünkü kral biliyordu:

Kelime kâğıtta solar, taşta yaşar.

Adalet, bazaltın sertliğinde ölümsüzleşti.

Bazalt, gücün simgesiydi.

Toprağı erozyondan koruyan kalkan; köylünün tarlasını tutan duvar; köyleri ayakta tutan temel; evleri sıcak kılan yalıtım; halkları koruyan sur…

Peki ne oldu da bu kutsal taş bugün bir “meta” oldu?

Bingöl’de, Diyarbakır’da, Karacadağ’da, Anadolu’nun pek çok yerinde bazalt;

yüzyıllardır köylünün, çobanın, zanaatkârın, çiftçinin hayatının bir parçasıydı.

Toprağını tutan, evini ısıtan, duvarını koruyan, kültürünü yaşatan bir varlıktı.

Ama bugün?

Birkaç şirketin gözünde bazalt artık bir “değer” değil, yalnızca bir “fiyat”.

Dev makineler toprağın kalbine saplanmış dev kepçeler gibi çalışıyor.

Dinamitler dağların bağrını patlatıyor.

Taş blok blok sökülüyor;

geriye gürültü, toz, erozyon ve bozulmuş bir insan psikolojisi kalıyor.

Köylü, dedesinin evini yapan taşı bugün kendi toprağından “çalınıyor” gibi hissediyor.

Bir zamanlar şehri koruyan bazalt; şimdi şehrin sağlığını bozuyor.

Bir zamanlar hayat veren taş; şimdi hayatı tehdit ediyor.

Doğayı, Kültürü ve Geleceği Söküp Almak: Bu Taşın Suçu Ne?

Bazalt; insanın tarihini, sanatını, kültürünü, evini, yuvasını taşımış bir taştır.

Eğer bugün bazaltı sadece “ticaret” olarak gören, “kâr” adına parçalayan bir anlayış hâkimse;

bu yalnızca doğaya değil, insanlığın kendi geçmişine karşı da bir ihanettir.

Bir sanat, bir kültür, bir yaşam değeri;

birkaç makinenin dramitiyle paraya dönüştürülüyorsa,

orada kazanan şirket —kaybeden insanlıktır.

Evet, bazaltın bugün meta haline gelmesi sadece çevreye değil, tarihe de bir hançerdir.

Son Söz

Bazalt taşı bir zamanlar:

insanı koruyordu,

toprağı tutuyordu,

şehri savunuyordu,

adaleti taşıyordu,

kültürü saklıyordu.

Bugün bazaltı yok eden anlayış, aslında insanın kendi geleceğini de yok oluşa sürükleyen anlayıştır.” 

Bazalt taşın kaderi, aslında bir toplumun kaderidir.

Ve biz kendi taşımıza sahip çıkmazsak, kendi geleceğimizi de kaybederiz.

Tags: Bazalt TaşıbingölÇevreekolojiemin turhallıGorantaş ocağı
Previous Post

Bingöl’de Goran Köyünde Taş Ocağına Karşı Direniş: “Canımızı Veririz, Toprağımızı Vermeyiz”

Next Post

Van’da 4.6 Büyüklüğünde Deprem

Emin Turhallı

Emin Turhallı

Related Posts

Panoramayê Hewteyî: Se Bi Se Nê Bi!

by Mamoste Mursel
12 Ekim 2026
0

Çewlîg de çîko newe qewim ya. Aşkereyîyê çapî yê Bonglo/Solhan de Baroya Çewlîg ca girewto û serokê baro nişteyê aşkereyî...

Bingöl’de 9 köyü birbirine bağlayan yolda sıcak asfalt çalışması başlatıldı

Bingöl’de 9 köy ve mezrayı birbirine bağlayan yolda sıcak asfalt çalışması başlatıldı

by Haber Merkezi
9 Ekim 2026
0

Bingöl’de merkeze bağlı 9 köy ve mezrayı kapsayan grup yolunda sıcak asfalt (BSK) serim çalışmalarına başlandı. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki...

BİNTSO’da yeni yönetim belirlendi: Kadir Çintay yeniden başkan seçildi

BİNTSO’da yeni yönetim belirlendi: Kadir Çintay yeniden başkan seçildi

by Haber Merkezi
8 Ekim 2026
0

3 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası (BİNTSO) Oda Organ Seçimlerinin ardından; Yönetim Kurulu Başkanlığı, Yönetim Kurulu...

Next Post
Erzincan'da 4,9 büyüklüğünde deprem

Van'da 4.6 Büyüklüğünde Deprem

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

  • Panoramayê Hewteyî: Se Bi Se Nê Bi! 12 Ekim 2026
  • Turistik Doğu Ekspresi seferleri 21 Aralık’ta başlıyor 12 Ekim 2026
  • İdris Baluken Frankfurt Kitap Fuarı’nda: “Sanat ve siyaset aynı özgürlük arayışının parçalarıdır” 11 Ekim 2026

Son Yorumlar

  • Doğan Karasu yazdı: Bingöl Nüfusunun Konuşulan Dil Açısından Genel Analizi için Mehmet Seyitalioğlu
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız