Bingöl’de Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) öncülüğünde düzenlenen “Barış için adım at” eylemi, kent meydanında yaşanan gerginlik ve ardından yapılan siyasi açıklamalarla tamamlandı. Hacı Hıdır Camisi önünde toplanarak kent meydanına kadar yürüyen kitle ile meydanda Türk bayrakları açarak toplanan provokatörler arasında sloganlı atışmalar yaşandı.
Eylemin en öne çıkan noktası, yaşanan gerginliğin ardından konuşan DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü’nün açıklamaları oldu. Alandaki duruma ve engelleme girişimlerine sert tepki gösteren Hülakü, şu ifadeleri kullandı:
“Bir tarafta barış diyenler, bir tarafta savaşı savunanlar var. Bugün bunlar iyi bilsinler; Türkiye’nin dört bir yanında, Kürdistan’ın dört bir yanında insanlar bugün barış için sahalarda. Siz bu barışa gölge düşüremeyeceksiniz. Biz barışa koşarak gideceğiz. Bugün barış için en büyük adımı 27 Şubat’ta Sayın Öcalan attı. Bugün PKK silah bırakarak en büyük adımı attı. Biz bugün barış için alanlardayız, barış için mücadele edeceğiz. İnadına barış, inadına barış diyoruz.”
Kolluk kuvvetlerinin eylemi provoke etmek isteyen gruba müdahale etmediğini ve o grubu koruma altına aldığını savunan Hülakü, emniyet yetkililerine yönelik eleştirilerini sürdürerek, “Biz bu eylem için izin aldık. Aynı anda nasıl iki ayrı gruba izin verilir? Biz yapmış olsaydık bize izin verir miydiniz? Bir tarafta barışı isteyenler var. Gerek var mı buna?” diyerek polisin karşı grubu alandan uzaklaştırmasını talep etti.
“15 Aylık Süreçte Somut Adım Atılmadı”
DEM Parti grubu adına hazırlanan ortak basın açıklamasını Şevket Kalındamar okudu. Kürt meselesinin çözümü ve yasal düzenlemeler konusuna vurgu yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısının üzerinden tam 15 ay geçti. Bu süreçte Meclis Komisyonu kuruldu, toplumsal dinamikler dinlendi ve bir rapor hazırlandı. Ancak bu 15 aylık süreçte bu komisyon raporu dışında somut bir tek adım dahi atılmış değildir. Hasta ve siyasi tutsaklar hâlâ cezaevinde, özgürlük yasalarına ilişkin net bir söylem dahi kurulmamakta, kayyım rejimi hâlâ yürürlükte ve Sayın Abdullah Öcalan’ın statüsü henüz yasal bir çerçeveye kavuşturulmuş değil.”
Açıklamanın son bölümünde siyasi iktidara somut adımlar atma ve sorumluluk alma çağrısı yinelendi. Meydandaki karşıt grubun müdahalelerine rağmen DEM Parti üyelerinin sağduyulu yaklaşımıyla gerginliğin fiili bir çatışmaya dönüşmesi önlendi ve basın açıklamasının tamamlanmasıyla birlikte kitle olaysız şekilde dağıldı.



