• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Cumartesi, 29 Ağustos, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Manşet Ana Manşet

Çevrecinin Pusulası Yoksa…

by Emin Turhallı
5 Ekim 2025
in Ana Manşet, Ekoloji
0
Çevrecinin Pusulası Yoksa…
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Dünyanın dört bir yanında kuraklık artıyor, su krizi büyüyor, iklim değişikliği hız kazanıyor. Savaşlar durmuyor, yoksulluk derinleşiyor. Sera gazı salımları, azalan biyoçeşitlilik ve çölleşme artık sadece bilimsel raporların değil, her insanın gündelik yaşamının bir parçası haline geldi. Ne var ki, bu küresel kriz çağında çevrecilerin sesi hâlâ cılız, örgütlenmeleri zayıf ve toplumda yerleri sarsıntılı. Peki neden?

Çünkü çevrecinin pusulası yok.

Bugün çevre örgütleri, dernekler, partiler, bireysel çevreciler ne yazık ki topluma yön gösterecek güçlü bir anlatı sunamıyorlar. Kapitalizm, sosyalizm, demokrasi… Bugüne kadar denenmiş her siyasi ve ekonomik sistem, doğanın dengesini korumakta başarısız oldu. Her biri insanı merkeze koydu, doğayı ise bir kaynak, bir araç, bir mülk gibi gördü. Bu yüzden hiçbir çözüm gerçek anlamda doğaya dost olamadı. Demokrasi adı altında iktidara gelenler demokrasiyi yalnızca bir araç gibi kullanıyor. Sosyalizm emeği kutsarken, kapitalizm parayı. Ama ne biri ne diğeri, doğanın ne söylediğine kulak veriyor. Oysa doğa konuşuyor. Sessiz ama kararlı bir biçimde bize neyi yanlış yaptığımızı anlatıyor.

Bugünün çevrecileri ormanın, ağacın, suyun, toprağın değerinin farkında. Fakat bu farkındalık harekete dönüşmüyor. Çünkü doğayı savunmak, sadece “karşı çıkmakla” sınırlı kalıyor; yeni bir yaşam modeline, güçlü bir düşünsel temele dayanmıyor. Çevreciler henüz bir anlatı oluşturmuş değil. Bu yüzden de toplumda köklü bir karşılık bulamıyorlar.

İsterseniz size bir hikâye anlatayım:

Bir baba, oğlunu büyük şehirlere okumaya gönderir. Oğlu tüm bilimlerde doktorasını yapar; fizik, matematik, kimya… Eve döndüğünde baba der ki: “Bak oğlum, senin gibi okumuş, bilgili biri bu memlekette yok. Ama şimdi sana bir genel kültür sorusu soracağım. Cevaplarsan, gerçekten bir bilim adamı olduğunu kabul edeceğim. “Baba avcunun içine bir şey koyar, “Bakalım ne var burada?” der. Oğlu düşünür, hesaplar, tüm bilimsel yöntemleri uygular ve şöyle der:

“Avucunda içi delikli yuvarlak bir cisim var. Muhtemelen feritî arî (değirmen taşı).”

Baba gülümser: “Demek ki hâlâ bilmiyorsun.”

Çevrecilerin de bugün yaşadığı durum bu. Doğanın döngüsünü biliyorlar, analiz ediyorlar, raporluyorlar ama doğanın dilini henüz duymuyorlar. Oysa Sarım Havzası’nın keklikleri, Xelef balın özgür atları, suyun akışı, güneşin doğuşu hepsi bir şey söylüyor:

“İnsan, doğanın efendisi değil, onun bir parçası olduğunu unuttuğu için kaybediyor.”

Bugün dünyada suyun %70’i tarıma, %15’i sanayiye gidiyor. Geriye doğa için neredeyse hiçbir şey kalmıyor. Kuraklık her yıl daha da şiddetleniyor. Ama insan, bu düzeni sorgulamak yerine onu sürdürüyor. İş, üretim, büyüme… Hep insan merkezli bir çark dönüyor.

Oysa insanın işe değil, aşa ihtiyacı var. Yönetime değil, özgürlüğe. Eğer insan, kendini dünyanın hakimi olarak değil, doğanın bir parçası olarak kabul ederse, o zaman mesele kalmaz.

Bunu yapmanın yolları da var. Dikey tarım gibi yöntemlerle, daha az alanda daha çok üretim yapılabilir. Yerel tohumlar, kendi kendine yeten topluluklar, doğayla uyumlu yaşam biçimleri mümkün. Denizlerin, çöl alanı, Tüm bunlar tüketilmek yerine sürdürülebilir şekilde kullanılırsa, doğa kendini onarır.

Ama bugünkü sistemler içinde bu mümkün değil. Çünkü:

Kapitalizm üretir, doğayı tüketir.
Sosyalizm emeği üretir, yine doğayı tüketir.
İnsanlık doğaya endeksli olmayan sistemler içinde yolunu kaybetti. Bu nedenle çevrecilerin söylemi de pusulasız kaldı. Anlatıları olmadıkça, örgütlenmeleri de sığ ve etkisiz kalmaya mahkûm.
Artık bir başkasının anlatısını beklemeyin.
Ey çevreci, anlatı sensin!
Kendine dön. Kıyametin parçası olma.
Doğaya bak, doğayı dinle. Anlatın doğa olsun, yolunuz onun pusulası.

Tags: çevreDoğaekolojiİklim KriziKapitalizmKuraklıksarım havzasısosyalizm
Previous Post

7 Gollü Maçta Kazanan 12 Bingölspor

Next Post

Joker Filmi Analizi: Arthur Fleck’in Karanlık Dönüşümü ve Toplumun Aynası

Emin Turhallı

Emin Turhallı

Related Posts

Çerçeve Yasa Sahada Nasıl İşleyecek? | Bingöl Baro Başkanı Yusuf Ketenalp Anlattı

by Haber Merkezi
28 Ağustos 2026
0

Meclis'te kabul edilerek Resmi Gazete'de yayımlanan ‘çerçeve yasa’nın ardından sahada pratik adımlar atılmaya başlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını...

Bingöl’de İl Genelinde 8 Saatlik Su Kesintisi

Bingöl’de İl Genelinde 8 Saatlik Su Kesintisi

by Haber Merkezi
24 Ağustos 2026
0

Bingöl Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü (BİSKİ), Kasman mevkiinde tamamlanan yeni su deposunun bağlantı çalışmaları nedeniyle yarın il genelinde planlı...

Çiğdem Kılıçgün Uçar Bingöl’de halkla buluşuyor

Çiğdem Kılıçgün Uçar Bingöl’de halkla buluşuyor

by Haber Merkezi
20 Ağustos 2026
0

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz" buluşmaları kapsamında yarın Bingöllülerle bir araya...

Next Post
Joker Filmi Analizi: Arthur Fleck'in Karanlık Dönüşümü ve Toplumun Aynası

Joker Filmi Analizi: Arthur Fleck'in Karanlık Dönüşümü ve Toplumun Aynası

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Son Yazılar

  • Çewliknet’in şeffaflık çağrısına yanıt gelmedi: Erdal Arıkan usulsüz alım iddialarını geçiştirdi 29 Ağustos 2026
  • AK Parti basın buluşması: “Bingöl’ün sahipsiz bırakılmış tek bir meselesi yok” 29 Ağustos 2026
  • Çerçeve Yasa Sahada Nasıl İşleyecek? | Bingöl Baro Başkanı Yusuf Ketenalp Anlattı 28 Ağustos 2026

Son Yorumlar

  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Ankara’da Bingöllü Bir Doktor: Prof. Dr. Mehmet Ali Çaparlar Hastalara Umut Oluyor için Esra Okay
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız