İnsan Hakları Derneği (İHD) Bingöl İl Temsilciliği, 17-31 Mayıs tarihleri arasında anılan “Gözaltında Kayıplar Haftası” vesilesiyle yazılı bir açıklama yayımladı.
Gözaltında kaybedilenlerin akıbetine ışık tutmak, ağır insan hakkı ihlallerinin üzerinin örtülmesine karşı durmak ve cezasızlıkla mücadele etmek amacıyla yapılan açıklamada; hakikat, adalet ve geçmişle yüzleşme talepleri bir kez daha yinelendi.
İHD Bingöl Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de zorla kaybettirme uygulamalarının tarihi arka planına işaret edilerek, özellikle 1990’lı yıllarda bu durumun sistematik bir devlet şiddeti biçimi olarak hafızalara kazındığı belirtildi.
İnsanların evlerinden, işyerlerinden ve sokak ortasından gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamadığı hatırlatılan açıklamada, geride kalan ailelerin onlarca yıldır belirsizlik ve yas içinde adalet aradığı vurgulandı.
“Zamanaşımı kararları cezasızlığı koruyor”
Zorla kaybettirmelerin, Birleşmiş Milletler (BM) mevzuatına göre “insanlığa karşı işlenen suç” niteliği taşıdığı ve hem uluslararası hukukta hem de iç hukukta bu suçlar için zamanaşımının uygulanamayacağının hüküm altına alındığı ifade edildi.
Türkiye’nin BM Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’yi imzalamaktan kaçındığına dikkat çekilen açıklamada, iç hukukun hakikati ortaya çıkarmak yerine cezasızlığı koruma aracına dönüştürüldüğü savunuldu. Bu durumun en yakın örnekleri olarak ise kamuoyunda yakından takip edilen Dargeçit, Vartinis ve Kulp davalarının adalet sağlanamadan zamanaşımı gerekçesiyle düşürülmesi gösterildi.
İHD’nin kurulduğu günden bu yana kayıp yakınlarının sesi olmak için başta İstanbul, Diyarbakır, Batman, İzmir, Urfa ve Yüksekova olmak üzere birçok kentte kesintisiz bir mücadele yürüttüğü, her cumartesi düzenlenen oturma eylemleriyle toplumsal hafızayı diri tuttuğu belirtildi.
İHD’nin çözüm için yedi maddelik talebi
•Gözaltında kaybedilen tüm kişilerin akıbeti açıklansın.
•Zorla kaybetme suçu Türk Ceza Kanunu’nda insanlığa karşı suç olarak açık biçimde düzenlensin.
• Tüm gözaltında kayıp dosyalarında cezasızlık uygulamalarına son verilsin.
• Sorumlular bağımsız ve etkin soruşturmalar sonucunda adalet önüne çıkarılsın.
• Galatasaray Meydanı’ndaki anayasa ve hukuk dışı mekân yasağı ile sayı sınırlamasına derhal son verilsin, Cumartesi İnsanları taleplerini özgür bir şekilde getirebilsin.
• Türkiye, Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalasın, onaylasın ve etkin biçimde uygulasın.
•Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin zorla kaybetmelere ilişkin kararları eksiksiz biçimde uygulansın.
İHD Bingöl Temsilciliği, Kayıplar Haftası vesilesiyle yaşamını yitirenlerin anısı önünde saygıyla eğildiklerini belirterek, adalet ve hakikat mücadelesini kararlılıkla sürdüreceklerini ilan etti.



