• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Perşembe, 8 Ekim, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Manşet Ana Manşet

Karlıova-Varto-Tekman hattında 600 bin hektarlık JES kuşatması: ‘Coğrafyamız çölleşecek’

by Haber Merkezi
10 Nisan 2026
in Ana Manşet, Bingöl Haber, Ekoloji, Sürmanşet
0
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Ayşe YAŞAR– Emrullah ÇİFTÇİ


Bingöl’ün eşsiz bölgelerinden biri olan Peri Vadisi, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından hayata geçirilmesi planlanan 62 adet jeotermal enerji santrali (JES) projesinin tehdidi altında. Karlıova, Varto ve Tekman hattını kapsayan 600 bin hektarlık devasa bir coğrafyada hayata geçirilmek istenen bu projeler, bölgede yaşayan halk tarafından “sessiz bir felaket” olarak nitelendiriliyor.

“Lokal bir sorun değil, bölgesel bir yıkım planı”

Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu Sözcüsü Ekrem Alan, projenin sadece enerji üretimi değil, bölgenin demografik ve ekolojik yapısını tamamen değiştirecek bir yıkım projesi olduğunu savunuyor. Sürecin sadece Karlıova ilçesiyle sınırlı tutulmasının büyük resmi görmeyi engelleyeceğini belirten Ekrem Alan, tehlikenin boyutlarını şu sözlerle anlatıyor:

“Baştan şunu belirtmek isterim ki; biz konuyu sadece Karlıova ile sınırlı tutarsak büyük resmi kaçırmış oluruz. Bu iş, Tekman’dan başlayıp Yedisu-Erzincan sınırına kadar olan 150 kilometre uzunluğunda, 600 bin hektarlık bir alanda cereyan etmektedir. Doğu Anadolu Fay Hattı’nın Kuzey Anadolu Fay Hattı’ndan ayrıldığı bölgeden beslenen bu santraller, ciddi bir bölgesel tehlike arz ediyor. Eğer karşı direniş cephesini bu büyüklüğe göre şekillendirmezsek, önlem almakta geç kalırız.”

Ekrem Alan, Kaynarpınar’da JES’e karşı yapılan protestoda açıklama yapıyor. Fotoğraf: Çewliknet

“Zehirli gazlar bitkileri zehirleyecek”

Karlıova ve çevresinin can damarının hayvancılık olduğunu hatırlatan Alan, santrallerden salınacak gazların meraları doğrudan hedef alacağını vurguluyor. Jeotermal akışkanların beraberinde getirdiği tehlikeli gazların biyoçeşitliliği bitireceğini ifade eden Alan, teknik bir risk tablosu çiziyor:

“3000 metreden ve yaklaşık 230 derece sıcaklıkta çıkacak akışkanların beraberinde taşıdığı ağır metaller büyük risk oluşturuyor. Özellikle yoğuşturulmayan, yanıcı ve boğucu olan NCG gazları, 72 saat boyunca havada asılı kalma özelliğine sahip. Bu gazlar havadan ağır olduğu için bir süre sonra yüzeye inecek, bitkileri zehirleyerek hayvanların ve arıların ölümüne neden olacak. Avrupa’da en iyi bal seçilen o zengin çiçek floramız, bu zehirli bulutlar altında tamamen yok olacak.”

“Maliyetten kaçmak için halkın sağlığıyla oynanıyor”

Jeotermal enerjide “reenjeksiyon” yani kullanılan suyun tekrar yer altına basılması işleminin hayati ancak maliyetli olduğunu belirten Ekrem Alan, şirketlerin bu süreçteki ihmallerine dikkat çekiyor:

“Reenjeksiyon çok pahalı bir işlem. Şirketler maliyetten kaçmak için bu sıvıyı olması gereken derinliğe değil, sadece 70-80 metre derinliğe basıyorlar. Bu akışkan sular tekrar yüzeye sızarak içme sularına ve tarım arazilerine karışıyor; sebzeleri, meyveleri ve ekili alanları zehirliyor. Üstelik bu santrallerin türbinlerini soğutmak için yoğun saf suya ihtiyaç duyuluyor. Bu da bölgede ciddi bir su kıtlığına ve yer altı sularının kurumasına yol açacak.”

Fotoğraf: Çewliknet

İklim değişikliği ve zorunlu göç senaryosu

Bölgenin kış şartlarının sertliğine ve mevcut ekosistemin bu soğuk iklimle uyumuna değinen Alan, santrallerin yaydığı yüksek ısının yapay bir iklim değişikliği yaratacağını savunuyor. Bu durumun katastrofik sonuçları olacağını belirten Alan, süreci şu sözlerle özetliyor:

“Böylesi yoğun buhar ve ısı üreten bir tesisin hayata geçirilmesi demek, bölgenin hava şartlarının değişmesi demektir. Karlıova gibi bir yerde kar yağmadığında su kurur, ot yeşermez, kıtlık başlar. İkinci yılda ise çölleşme görülür. Geçim kaynakları kuruyan insanlar köylerini boşaltmak zorunda kalacak. Bu, bölgenin demografik yapısının değiştirilmesi ve halkın zorunlu göçe tabi tutulmasıdır.”

“Evimiz yanıyor, belleğimiz siliniyor”

Mücadeleyi her türlü siyasetin üstünde bir “yaşam hakkı savunucusu” olarak gören Ekrem Alan, Peri Vadisi sakinlerine ve bölge halkına şu sözlerle birlik çağrısında bulunuyor:

“Bizim mücadelemiz vadimiz ve doğamızdır. Birlikte omuz omuza vermezsek; soluyacağımız temiz hava, bahçemizden koparacağımız sebze, bal toplayacağımız arı kalmayacak. Çocuklarımıza emanet edeceğimiz yaşanabilir bir köy bırakamayacağız. Evimiz yanıyor, yerimiz yurdumuz yok oluyor, belleğimiz siliniyor. Atalarımızdan kalan hatıralar bu ağır vebal altında yok olup gitmemeli. Halkın birliği önünde durabilecek hiçbir güç yoktur. Biz çocuklarımıza onurlu bir memleket bırakmak istiyoruz; onlar ise kârları için her şeyi yok etmek istiyorlar. Gün, birliktelik günüdür.”

Tags: bingölÇevre MücadelesiEkrem Alanhayvancılıkİklim DeğişikliğiJESkarlıovaPêri Vadisi
Previous Post

Bingöl’de tıpta yeni dönem: ‘İzsiz cerrahi’ yöntemi başarıyla uygulandı

Next Post

Bingöl Valiliği’nden kritik uyarı: Hafta sonu kuvvetli yağış bekleniyor

Haber Merkezi

Haber Merkezi

Dört dağ içinden bildiriyoruz.

Related Posts

Bingöl Barosu yönetimi belli oldu

Bingöl Barosu yönetimi belli oldu

by Haber Merkezi
7 Ekim 2026
0

Bingöl Barosu’nda yapılan seçimlerin ardından mazbatasını alarak resmi olarak göreve başlayan yeni yönetim kurulu, ilk toplantısını yaptı. Baro Başkanı Avukat...

Şehir büyürken toplum küçülebilir mi?

Şehir büyürken toplum küçülebilir mi?

by Kendal Anuk
6 Ekim 2026
0

Bir ülkenin geliştiğini anlamak için yalnızca kaç kilometre yol yaptığını, kaç bina diktiğini, kaç AVM açtığını ya da gökyüzünü kaç...

Bingöl Devlet Hastanesi 'Eğitim ve Araştırma Hastanesi' statüsü aldı

Bingöl Devlet Hastanesi ‘Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ statüsü aldı

by Haber Merkezi
6 Ekim 2026
0

Bingöl Valisi Cahit Çelik, Bingöl Devlet Hastanesi'nin "Eğitim ve Araştırma Hastanesi" statüsüne kavuşturulduğunu duyurdu. Kararla birlikte hastanede ileri düzey tıbbi...

Next Post
Bingöl Valiliği'nden kritik uyarı: Hafta sonu kuvvetli yağış bekleniyor

Bingöl Valiliği'nden kritik uyarı: Hafta sonu kuvvetli yağış bekleniyor

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

  • Roger Waters’tan Nûdem Durak için çağrı 7 Ekim 2026
  • Fon soruşturmasında adı geçiyordu: İstanbul’da ölü bulundu 7 Ekim 2026
  • Cevdet Yılmaz açıkladı: Fon krizinde ödemeler ne zaman yapılacak? 7 Ekim 2026

Son Yorumlar

  • Doğan Karasu yazdı: Bingöl Nüfusunun Konuşulan Dil Açısından Genel Analizi için Mehmet Seyitalioğlu
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız