• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Pazartesi, 1 Haziran, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Ekoloji

Karşı Olmanın Hikâyesi: Doğanın Döngüsüne Dönüş

by Emin Turhallı
4 Temmuz 2025
in Ekoloji, Manşet, Yazarlar
0
Karşı Olmanın Hikâyesi: Doğanın Döngüsüne Dönüş
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Evet, karşıyız.

Orman kesimine, maden aramasına, enerji adı altında doğanın parçalanmasına, tek tip tarıma, buğdayı kutsayıp binbir bitkiyi yok etmeye… Beton yığınlarına, barajlara, HES’lere, asfalt yollara, mağara yıkımlarına, odun yakan fırınlara, market zincirlerine, paraya, pamuğa, mısıra, yoncaya, çiftlik hayvanı hapishanelerine, teknolojiye, ava, makineye, araçlara… Hepsine karşıyız.

Ama sorun neden karşıyız?

Çünkü insan yaşamı, diğer tüm canlıların yaşamıyla aynı değerde ve aynı kurallara bağlı. Bakın çevrenize; bir ormanı, bir sulak alanı, bir dağ yamacını… Hiçbiri bizim gibi davranmıyor. Ne bal arısı, ne sincap, ne de kurt… Her biri yaşadığı yeri zenginleştirerek, çoğaltarak, döngüyü tamamlayarak yaşıyor. Bir su birikintisinde önce kurbağalar ürer, sonra sinekler, balıklar, kuşlar… Ve Malthus’un söylediği gibi insanlar gibi katlanarak değil, doğanın dengesi içinde çoğalıyorlar.

Arı çoğaldıkça çiçek sayısı artıyor, sincap ceviz taşırken ormanı büyütüyor, kurt keçiyi avladığında aslında doğanın dengesi korunuyor. Yıkıcı değil, tamamlayıcı bir düzen bu. İnsan ise binlerce yıldır doğanın döngüsüne çomak sokuyor.

Amerika kıtasını keşfettiklerinde gökyüzünü kaplayan, uçarken ardı arkası kesilmeyen posta güvercinleri vardı. Yumurtalarıyla birlikte tükettiler, bitirdiler. Son güvercin bir hayvanat bahçesinde öldü. Yıl 1914.

Aydınlanmak için lambayı icat ettiklerinde büyük balinaların yağını kullandılar. Bir iki derken kıtalararası, okyanuslar dolusu balina öldürüldü. Yetmedi… Ormanları kestiler, tarlalara dönüştürdüler. 60 milyon bizon, insanın tek tip tarım ve buğday iştahının kurbanı oldu.

Denge bozuldu. Göçler başladı. Yamyamlığa kadar giden kıtlık dönemleri yaşandı. Dileyen “Yeşil Dünya’nın Tarihi ve Uygarlıkların Çöküşü” kitabına baksın.

Su, bitki, böcek, kuş, balık, toprak, rüzgâr… Hepsi birbirine bağlı. Bir zincirin halkası gibi. Biri eksildi mi, denge bozuluyor. Maden ocağı açıldığında toprağın suyu zehirleniyor, o suya bağımlı endemik türler yok oluyor, canlılar azalıyor. Etkisi 200 yıl. Biz enerji üretirken, geride kalan yaşamı hiç hesaba katmıyoruz. Nükleer santral sızıntısı, kimyasal atık, gökyüzünü örten enerji santralleri… Hepsi ömrümüzden, geleceğimizden çalıyor.

Görmezden geldiğimiz şey şu: Her teknolojik icat, bir başka doğal varlığın kaybı demek. Rüzgar gülü, güneş paneli, jeotermal santral… Üretmek için metal gerekli. Metal için maden. Maden için doğa tahribatı. Böylece zincir sürüp gidiyor.

Herkes yaşadığı kasabada, köyde, şehirde görür: Asfaltlar, binalar arttıkça hayvanlar sokaklara iner. Kuş yuvasını, tilki inini kaybeder. Biz de bu hayvanın burada ne işi var deriz. Oysa soru bu değil. Soru şu olmalı: Biz bu hayvanın yaşam alanını niye yok ettik?

Binalar çoğaldı, hayvan çiftliklere kapatıldı. Çiftlik hayvanı metan gazı üretiyor, et, süt, yumurta doğal değil, yapaylaştı. Eskiden Diyarbakır’da her evde tandır vardı. Çalı çırpı, dal kırıntısı, fıstık kabuğu, meşe kabuğu ile ekmek pişerdi. Şimdi taş fırınlar, kapısında asırlık ağaç kütükleri yakıyor.

Oysa biz dayanışmayla, yardımlaşmayla doğaya daha az zarar veriyorduk. Bir eksik, bir fazlayla yetinip doğanın döngüsüne saygı gösteriyorduk. Ne zaman ki doğayı sadece nimet olarak görüp, döngüsünü bilmez olduk, sorunlar başladı. Eskiler yaşadığı felaketi Allah’ın gazabı sanırdı. Ama Kuran şöyle der: “Biz yeri, göğü altı günde yarattık.” Yani doğayı sistemli ve dengeli kurduk. Bize düşen, bu düzeni korumak.

Peki biz insan olarak ne yapabiliriz?

Tek çözüm: Doğanın sistemine dahil olmak. İnsan, doğayı tahrip etmek yerine, geliştirdiği bilim ve teknolojiyle doğal zenginliği artırabilir. Dikey tarım alanları, yangına, sele, erozyona karşı koruma projeleri, arı kolonileriyle ormanları çoğaltmak mümkün. Daha çok dayanışma, daha az makine, daha az enerjiyle yaşanabilir. Göçmen kuşlar bile mevsime, dengelere göre yer değiştirirken biz bütün gezegeni kendi egomuzla kuşattık.

Unutmayalım ki doğa, 3,5 milyar yıl kendi düzeninde zenginleşti. Biz son 300 yılda bozduk. 1,5 milyar insan hâlâ açlıkla yaşıyor, temiz suya, temiz havaya muhtaç. Fırtına, kuraklık, yangın kapıda.

Kurtuluş, doğanın döngüsüne uymakta.
Dayanışmayı güçlendirmekte.
Paraya, mala, mülke değil; yaşama ve paylaşıma değer vermekte.

Ben diyorum ki:
Ma ekmek pişirmeyelim; evet, pişirelim.
Tandırlarımızı, dayanışmamızı, doğaya saygımızı geri getirelim.
Ve o altı günlük doğa düzeninin bir parçası olduğumuzu unutmayalım.


 

 

Tags: Ağrıdağı Efsanesiaşar Kemalçevre kirliliğiDoğaDoğaEfsaneya Çiyayê AgiriyêekolojiEkolojik Döngüemin turhallıEnerjierdal arıkanhava sıcaklığıhesJESKıtlıkmaaşmadenotobüs bilepastırma yazıSINAVUkraynayeşil gelecek endeksiyumuşama
Previous Post

2025 Memur ve Emekli Maaş Zammı Belli Oldu: Bedelli Askerlik Ücreti 280.875 TL’ye Yükseldi

Next Post

PKK’nin Silah Bırakma Töreni: Hangi Parti ve Örgütler Takip Edecek?

Emin Turhallı

Emin Turhallı

Related Posts

Muş Varto'da doğa nöbeti 29'uncu gününde: Köylüler JES projesine neden karşı çıkıyor?

Muş Varto’da doğa nöbeti 29’uncu gününde: Köylüler JES projesine neden karşı çıkıyor?

by Haber Merkezi
31 Mayıs 2026
0

Muş’un Varto ilçesine bağlı Xwarik köyünde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı bölge halkının başlattığı çadır nöbeti 29....

Bayramda ulaşım desteği: Bingöl'de iki gün, Genç'te üç gün ücretsiz olacak

Bayramda ulaşım desteği: Bingöl’de iki gün, Genç’te üç gün ücretsiz olacak

by Haber Merkezi
26 Mayıs 2026
0

Bingöl genelinde Kurban Bayramı için geri sayım sürerken yerel yönetimlerden de ulaşım müjdeleri geldi. Bingöl Belediyesi ve Genç Belediyesi tarafından...

Şerr û Cûyayê Rojhilata Mîyanteyîn

by Mamoste Mursel
25 Mayıs 2026
0

Şerr û perûdayîşê cûgehî bedilyayo. Sey verî hemin devletî rêki ra nêkewenê perûdayîş. Ma vaco sey şerrê cugehî yo yewin...

Next Post
PKK'nin Silah Bırakma Töreni: Hangi Parti ve Örgütler Takip Edecek?

PKK'nin Silah Bırakma Töreni: Hangi Parti ve Örgütler Takip Edecek?

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Son Yazılar

  • Elazığ’da uzman çavuş bir kadını ateşli silahla katletti 31 Mayıs 2026
  • Muş Varto’da doğa nöbeti 29’uncu gününde: Köylüler JES projesine neden karşı çıkıyor? 31 Mayıs 2026
  • Bingöl Esnaf Odası’nda yarım asırlık dönem kapandı: Yeni başkan Mesut Kurtaran oldu 31 Mayıs 2026

Son Yorumlar

  • Ankara’da Bingöllü Bir Doktor: Prof. Dr. Mehmet Ali Çaparlar Hastalara Umut Oluyor için Esra Okay
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız