• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Çarşamba, 14 Ekim, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Ekoloji

Karşı Olmanın Hikâyesi: Doğanın Döngüsüne Dönüş

by Emin Turhallı
4 Temmuz 2025
in Ekoloji, Forum, Manşet, Yazarlar
0
Karşı Olmanın Hikâyesi: Doğanın Döngüsüne Dönüş
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Evet, karşıyız.

Orman kesimine, maden aramasına, enerji adı altında doğanın parçalanmasına, tek tip tarıma, buğdayı kutsayıp binbir bitkiyi yok etmeye… Beton yığınlarına, barajlara, HES’lere, asfalt yollara, mağara yıkımlarına, odun yakan fırınlara, market zincirlerine, paraya, pamuğa, mısıra, yoncaya, çiftlik hayvanı hapishanelerine, teknolojiye, ava, makineye, araçlara… Hepsine karşıyız.

Ama sorun neden karşıyız?

Çünkü insan yaşamı, diğer tüm canlıların yaşamıyla aynı değerde ve aynı kurallara bağlı. Bakın çevrenize; bir ormanı, bir sulak alanı, bir dağ yamacını… Hiçbiri bizim gibi davranmıyor. Ne bal arısı, ne sincap, ne de kurt… Her biri yaşadığı yeri zenginleştirerek, çoğaltarak, döngüyü tamamlayarak yaşıyor. Bir su birikintisinde önce kurbağalar ürer, sonra sinekler, balıklar, kuşlar… Ve Malthus’un söylediği gibi insanlar gibi katlanarak değil, doğanın dengesi içinde çoğalıyorlar.

Arı çoğaldıkça çiçek sayısı artıyor, sincap ceviz taşırken ormanı büyütüyor, kurt keçiyi avladığında aslında doğanın dengesi korunuyor. Yıkıcı değil, tamamlayıcı bir düzen bu. İnsan ise binlerce yıldır doğanın döngüsüne çomak sokuyor.

Amerika kıtasını keşfettiklerinde gökyüzünü kaplayan, uçarken ardı arkası kesilmeyen posta güvercinleri vardı. Yumurtalarıyla birlikte tükettiler, bitirdiler. Son güvercin bir hayvanat bahçesinde öldü. Yıl 1914.

Aydınlanmak için lambayı icat ettiklerinde büyük balinaların yağını kullandılar. Bir iki derken kıtalararası, okyanuslar dolusu balina öldürüldü. Yetmedi… Ormanları kestiler, tarlalara dönüştürdüler. 60 milyon bizon, insanın tek tip tarım ve buğday iştahının kurbanı oldu.

Denge bozuldu. Göçler başladı. Yamyamlığa kadar giden kıtlık dönemleri yaşandı. Dileyen “Yeşil Dünya’nın Tarihi ve Uygarlıkların Çöküşü” kitabına baksın.

Su, bitki, böcek, kuş, balık, toprak, rüzgâr… Hepsi birbirine bağlı. Bir zincirin halkası gibi. Biri eksildi mi, denge bozuluyor. Maden ocağı açıldığında toprağın suyu zehirleniyor, o suya bağımlı endemik türler yok oluyor, canlılar azalıyor. Etkisi 200 yıl. Biz enerji üretirken, geride kalan yaşamı hiç hesaba katmıyoruz. Nükleer santral sızıntısı, kimyasal atık, gökyüzünü örten enerji santralleri… Hepsi ömrümüzden, geleceğimizden çalıyor.

Görmezden geldiğimiz şey şu: Her teknolojik icat, bir başka doğal varlığın kaybı demek. Rüzgar gülü, güneş paneli, jeotermal santral… Üretmek için metal gerekli. Metal için maden. Maden için doğa tahribatı. Böylece zincir sürüp gidiyor.

Herkes yaşadığı kasabada, köyde, şehirde görür: Asfaltlar, binalar arttıkça hayvanlar sokaklara iner. Kuş yuvasını, tilki inini kaybeder. Biz de bu hayvanın burada ne işi var deriz. Oysa soru bu değil. Soru şu olmalı: Biz bu hayvanın yaşam alanını niye yok ettik?

Binalar çoğaldı, hayvan çiftliklere kapatıldı. Çiftlik hayvanı metan gazı üretiyor, et, süt, yumurta doğal değil, yapaylaştı. Eskiden Diyarbakır’da her evde tandır vardı. Çalı çırpı, dal kırıntısı, fıstık kabuğu, meşe kabuğu ile ekmek pişerdi. Şimdi taş fırınlar, kapısında asırlık ağaç kütükleri yakıyor.

Oysa biz dayanışmayla, yardımlaşmayla doğaya daha az zarar veriyorduk. Bir eksik, bir fazlayla yetinip doğanın döngüsüne saygı gösteriyorduk. Ne zaman ki doğayı sadece nimet olarak görüp, döngüsünü bilmez olduk, sorunlar başladı. Eskiler yaşadığı felaketi Allah’ın gazabı sanırdı. Ama Kuran şöyle der: “Biz yeri, göğü altı günde yarattık.” Yani doğayı sistemli ve dengeli kurduk. Bize düşen, bu düzeni korumak.

Peki biz insan olarak ne yapabiliriz?

Tek çözüm: Doğanın sistemine dahil olmak. İnsan, doğayı tahrip etmek yerine, geliştirdiği bilim ve teknolojiyle doğal zenginliği artırabilir. Dikey tarım alanları, yangına, sele, erozyona karşı koruma projeleri, arı kolonileriyle ormanları çoğaltmak mümkün. Daha çok dayanışma, daha az makine, daha az enerjiyle yaşanabilir. Göçmen kuşlar bile mevsime, dengelere göre yer değiştirirken biz bütün gezegeni kendi egomuzla kuşattık.

Unutmayalım ki doğa, 3,5 milyar yıl kendi düzeninde zenginleşti. Biz son 300 yılda bozduk. 1,5 milyar insan hâlâ açlıkla yaşıyor, temiz suya, temiz havaya muhtaç. Fırtına, kuraklık, yangın kapıda.

Kurtuluş, doğanın döngüsüne uymakta.
Dayanışmayı güçlendirmekte.
Paraya, mala, mülke değil; yaşama ve paylaşıma değer vermekte.

Ben diyorum ki:
Ma ekmek pişirmeyelim; evet, pişirelim.
Tandırlarımızı, dayanışmamızı, doğaya saygımızı geri getirelim.
Ve o altı günlük doğa düzeninin bir parçası olduğumuzu unutmayalım.


 

 

Tags: #doğaAğrıdağı Efsanesiaşar Kemalçevre kirliliğiEfsaneya Çiyayê AgiriyêekolojiEkolojik Döngüemin turhallıEnerjierdal arıkanhava sıcaklığıhesJESKıtlıkmaaşmadenotobüs bilepastırma yazıSINAVUkraynayeşil gelecek endeksiyumuşama
Previous Post

2025 Memur ve Emekli Maaş Zammı Belli Oldu: Bedelli Askerlik Ücreti 280.875 TL’ye Yükseldi

Next Post

PKK’nin Silah Bırakma Töreni: Hangi Parti ve Örgütler Takip Edecek?

Emin Turhallı

Emin Turhallı

Related Posts

Genç Köprüsü’nde feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı

Bingöl Genç’te feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı

by Haber Merkezi
12 Ekim 2026
0

Bingöl-Diyarbakır kara yolunun Genç ilçesi girişinde yer alan Genç Köprüsü’nde meydana gelen feci trafik kazasında, kontrolden çıkan bir otomobilin demir...

Panoramayê Hewteyî: Se Bi Se Nê Bi!

by Mamoste Mursel
12 Ekim 2026
0

Çewlîg de çîko newe qewim ya. Aşkereyîyê çapî yê Bonglo/Solhan de Baroya Çewlîg ca girewto û serokê baro nişteyê aşkereyî...

İdris Baluken Frankfurt Kitap Fuarı’nda: “Sanat ve siyaset aynı özgürlük arayışının parçalarıdır”

by Haber Merkezi
11 Ekim 2026
0

Bingöllü siyasetçi ve yazar İdris Baluken, 78. Frankfurt Uluslararası Kitap Fuarı'nda cezaevinde kaleme aldığı "OKO" romanının sunumunu gerçekleştirdi. Edebiyatın fiziki...

Next Post
PKK'nin Silah Bırakma Töreni: Hangi Parti ve Örgütler Takip Edecek?

PKK'nin Silah Bırakma Töreni: Hangi Parti ve Örgütler Takip Edecek?

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

  • Bingöl Genç’te feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı 12 Ekim 2026
  • Panoramayê Hewteyî: Se Bi Se Nê Bi! 12 Ekim 2026
  • Turistik Doğu Ekspresi seferleri 21 Aralık’ta başlıyor 12 Ekim 2026

Son Yorumlar

  • Doğan Karasu yazdı: Bingöl Nüfusunun Konuşulan Dil Açısından Genel Analizi için Mehmet Seyitalioğlu
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı için Çalan hül
  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız