• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Perşembe, 21 Mayıs, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Manşet Ana Manşet

Malatya depremi sonrası gözler sismik boşlukta: “Bingöl kendi tarihsel enerjisiyle zaten kritik eşikte”

by Haber Merkezi
20 Mayıs 2026
in Ana Manşet, Bingöl Haber
0
Malatya depremi sonrası gözler sismik boşlukta: "Bingöl kendi tarihsel enerjisiyle zaten kritik eşikte"
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

ÖZEL HABER | Çewliknet


Doğu Anadolu Fay Hattı (DAF) üzerinde Malatya’da meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki sarsıntı, bölgedeki fay hatlarının kırılma dinamiklerini ve gerilim transferlerini yeniden tartışmaya açtı. Sarsıntının Bingöl ve çevre illerde yoğun şekilde hissedilmesi, Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın kesişim noktası üzerinde bulunan ve sismologlar tarafından yıllardır “sismik boşluk” olarak tanımlanan Bingöl segmentlerinde büyük bir endişe dalgası yarattı.

Peki, Malatya’daki bu hareketlilik riskli fayları doğrudan tetikler mi? Bingöl’ün nehir yatakları üzerine kurulu zemin yapısı ve mevcut yapı stoku olası bir büyük felakete ne kadar hazır?

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, bölgedeki sismik riskleri, mikrobölgeleme raporlarının imar planlarındaki durumunu ve yerel yönetimlerin afet politikasını anlattı.

Bingöl’ün gündemini Çewlik.net’te takip etmek artık WhatsApp’ta da mümkün. Haberlerimizin doğrudan telefonunuza gelmesi için tıklayın.

“Malatya depremi bağımsız bir kırılma değil, 2023’ün gecikmiş bir artçısıdır”

Malatya Battalgazi merkezli meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki depremin Doğu Anadolu Fay Hattı üzerindeki sismik karakterini inceleyen TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban, bu sarsıntının sismolojik olarak 2023 Kahramanmaraş depremlerinin gecikmiş bir artçı sarsıntısı olarak değerlendirilebileceğini belirtti.

6 Şubat 2023’teki Pazarcık ve Elbistan segmentlerindeki kırılmanın, Doğu Anadolu Fay Zonu (DAFZ) ve ilişkili faylar üzerinde muazzam bir gerilim transferine neden olduğuna dikkat çeken Alban, bu ölçekteki ana şokların ardından kabuğun statik ve dinamik olarak dengeye ulaşmasının yılları alacağını vurguladı.

Battalgazi’deki bu sarsıntının, ana kırılmanın uç noktalarında veya bu kırılmaya eşlik eden ikincil fay segmentlerindeki lokal gerilme birikimlerinin bir sonucu olduğunu ifade eden Alban, yaşanan durumun tamamen bağımsız, yeni ve büyük bir sistematik kırılmayı işaret etmediğinin altını çizdi.

“Yüzlerce kilometre uzaktaki Yedisu Segmentini doğrudan kırmak teknik olarak olası değil”

Uzmanlar tarafından uzun süredir “sismik boşluk” ve yüksek riskli alan olarak tanımlanan Yedisu segmenti ile DAF ve KAF’ın kesişim noktasındaki riskleri değerlendiren Mehmet Alban, Malatya’daki bu depremin, sismik boşluk konumundaki Bingöl ve özellikle Yedisu segmentini doğrudan tetiklemesinin teknik olarak pek olası olmadığını ifade etti.

Bir tetiklemeden bahsedebilmek için kırılan fay ile hedef fay arasında doğrudan bir geometrik süreklilik veya çok yakın bir mesafe olması gerektiğini söyleyen Alban, 5.6 büyüklüğündeki bir depremin açığa çıkardığı enerji ve oluşturduğu statik stres transferi yarıçapının, yüzlerce kilometre uzaktaki Yedisu veya Bingöl segmentlerini doğrudan kırabilecek bir güce sahip olmadığını vurguladı.

Yedisu segmenti (KAF’ın doğu ucu) ve Bingöl sismik boşluğunun zaten kendi iç dinamikleriyle kritik gerilme eşiğine ulaşmış durumda olduğuna dikkat çeken Alban, bu fayların sismik döngülerini tamamlamış olmasının bölgeyi her an büyük bir depreme gebe kıldığını belirtti.

Alban, Malatya depreminin lokal bir boşalma olduğunu, Bingöl üzerindeki ana riskin Malatya’dan gelecek bir transferden ziyade, fayların kendi tarihsel enerji birikiminden kaynaklandığını hatırlattı.

“Mikrobölgeleme verileri imar planlarında bürokrasiye kurban ediliyor”

Jeolojik ve jeoteknik veriler ışığında Bingöl kent merkezi ve çevresinin zemin özelliklerini masaya yatıran Mehmet Alban, kentin ciddi risk profilleri barındırdığını söyledi.

Bingöl kent merkezinin önemli bir kısmının nehir yataklarının taşıdığı gevşek, yeraltı su seviyesi yüksek alüvyon çökelleri üzerinde yer aldığını belirten Alban, olası bir büyük sarsıntıda bu zeminlerde lokal zemin sıvılaşması, zemin büyütmesi ve taşıma gücü kayıplarının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Kent genelindeki mikrobölgeleme çalışmalarına da değinen Alban, bu çalışmalar tamamlanmış veya parsel bazlı sondajlarla belirli bir aşamaya getirilmiş olsa da en büyük kör noktanın, bu bilimsel verilerin havza ölçeğinde imar planlarına dinamik bir şekilde yansıtılamamış olması olduğunu vurguladı.

Mikrobölgeleme raporlarının sunduğu jeolojik gerçekler imar planlarında mutlak birer yasal yaptırım olarak uygulanmadığı sürece bu çalışmaların sadece bürokratik birer veri seti olarak kalacağını söyleyen Alban, asıl hedefin bu verilerin kentin mekânsal planlama kararlarına eksiksiz yön vermesi gerektiğini belirtti.

“Mülkiyet kaygısı, jeolojik gerçeklerin önüne geçiyor”

Kentin deprem hafızasını ve mevcut yapı stokunu ele alan Mehmet Alban, Bingöl’ün geçmişteki acı deneyimlerine (1971 ve 2003 depremleri) rağmen yapı stokunun tamamen güvenli hale getirildiğini söyleyebileceğimiz bir noktada olmadığını açıkça ifade etti.

Kentte yapı denetim kanunu öncesi inşa edilmiş, mühendislik hizmeti almamış veya önceki depremlerde orta/hafif hasar alıp yapısal ömrünü tamamlamış ciddi bir bina stokunun mevcut olduğunu belirten Alban, imar uygulamalarındaki zafiyetlere de dikkat çekti.

Alban, imar uygulamalarının, çoğunlukla jeolojik-jeoteknik etüt raporlarının verilerini “uyulması gereken mutlak doğrular” olarak görmekten ziyade, bürokratik birer evrak adımı olarak değerlendirme eğiliminde olduğunu söyledi.

Ayrıca aktif fay sakınım bantları, taşkın riski barındıran nehir yatakları veya tescil dışı alanlarda, jeolojik gerçekleri göz ardı ederek mülkiyet haklarını ve kamu yararını ihlal eden yapılaşma/imar yaklaşımlarının sergilenmesinin, jeolojik gerçeklerle imar planlarının tam anlamıyla örtüşmediğini gösterdiğini vurguladı.

“Yerel yönetimlerin en büyük eksikliği, afeti sadece ‘deprem sonrası’ olarak görmek”

Akademik ve mesleki örgütlerin yerel yönetimlerle olan ilişkisine değinen Mehmet Alban, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası başta olmak üzere meslek odalarının yerel yönetimlere sunduğu ‘Fay Sakınım Bandı ve İmar Revizyon Raporları’ ile yapı denetim süreçlerine doğrudan katılım taleplerinin maalesef yerelde hak ettiği karşılığı bulamadığını ifade etti.

Yerel yönetimlerin bu süreçteki en büyük eksikliklerini sıralayan Alban, belediyelerde jeoloji mühendisi istihdamının yetersiz olmasının veya karar mekanizmalarında teknik personelin geri plana itilmesinin temel sorunlardan biri olduğunu söyledi.

Bunun yanı sıra zemin yapısının elvermediği alanları imara açma veya kat artırımı yönündeki yerel baskılara direnç gösterilemediğini vurgulayan Alban, afet yönetiminin ne yazık ki sadece ‘deprem sonrası arama-kurtarma’ olarak görüldüğünün, oysa asıl başarının deprem öncesi risk azaltma evresi olduğunun altını çizdi.

Devletin alması gereken 4 acil yapısal önlem

Deprem sonrasında sosyal medyada yayılan dezenformasyon ve panik havasına da değinen Mehmet Alban, bu durumun toplumsal dirençliliği düşüren en büyük faktörlerden biri olduğunu belirtti.

Vatandaşların paniğe kapılmaması ancak tedbiri de elden bırakmaması için devlet ve kent bazında acilen atılması gereken yapısal ve idari adımları sıralayan Alban, şu acil önlemlerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu:

İlk olarak, kentteki tüm binaların hızlı tarama yöntemleriyle incelenmesi, yapıların deprem güvenlik karnelerinin çıkarılması ve hasar göreceği kesin olan binaların tahliye süreçlerinin derhal başlatılması gerektiğini ifade etti.

İkinci adım olarak, Yedisu ve DAF hatlarının geçtiği yüzey faylanması riski taşıyan alanlarda “Fay Sakınım Bantları”nın yasal olarak belirlenmesini ve bu hatlar üzerindeki imar izinlerinin derhal iptal edilerek yeşil alana dönüştürülmesini istedi.

Üçüncü yapısal önlem olarak, alüvyon dolgulu zeminlerde kat yüksekliklerinin düşürülmesini; yeni yapılacak kritik yapılar, kamu binaları, hastaneler ve stratejik konutlar için deprem yalıtımı (sismik izolatör sistemleri) kullanımının yerel imar yönetmelikleriyle zorunlu hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Son olarak bilgi kirliliğini önlemek adına idari bir adım atılması gerektiğini belirten Alban; valilik, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, AFAD ve üniversitelerin ilgili kürsülerinden oluşan ortak bir “Akademik Deprem Bilgilendirme Kurulu” kurulmasını ve vatandaşın sadece teyit edilmiş bilimsel verilere erişmesinin sağlanması gerektiğini söyleyerek sözlerini tamamladı.

Tags: bingöldepremmalatyaSismik Boşlukyedisu
Previous Post

Rewşa beşdarîya ciwanan

Haber Merkezi

Haber Merkezi

Dört dağ içinden bildiriyoruz.

Related Posts

Rewşa beşdarîya ciwanan

Rewşa beşdarîya ciwanan

by Mamoste Mursel
20 Mayıs 2026
0

Hewteyê derbasî de çendî çalakî û aşkerayîyê çapî bîyê. Mixabin xecî meşê Yew Gulanî beşdarvanî zef nêbî labelê merdimê beşdarî...

Bingöl’de iki köydeki 9 alan orman sınırı dışına çıkarıldı

Bingöl’de iki köydeki 9 alan orman sınırı dışına çıkarıldı

by Haber Merkezi
19 Mayıs 2026
0

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda, Bingöl merkeze bağlı iki köyde yer alan toplam 9 alan orman sınırları dışına çıkarıldı....

Bingöl'de esrar bağımlılığı ve yoksulluk ilişkisi araştırılacak

Bingöl’de esrar bağımlılığı ve yoksulluk ilişkisi araştırılacak

by Haber Merkezi
19 Mayıs 2026
0

Bingöl Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Yunus Aydoğdu...

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Son Yazılar

  • Malatya depremi sonrası gözler sismik boşlukta: “Bingöl kendi tarihsel enerjisiyle zaten kritik eşikte” 20 Mayıs 2026
  • Rewşa beşdarîya ciwanan 20 Mayıs 2026
  • Son Dakika: Malatya’da 5,6 Büyüklüğünde Deprem 20 Mayıs 2026

Son Yorumlar

  • Ankara’da Bingöllü Bir Doktor: Prof. Dr. Mehmet Ali Çaparlar Hastalara Umut Oluyor için Esra Okay
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız