Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile motorinde ÖTV sıfırlandı ve eşel mobil uygulaması motorin için kaldırıldı. Ağustos sonuna kadar sıfır ÖTV uygulanacak motorinde, eylül ayından itibaren her ay 3 TL kademeli artış yapılacak. Benzin ve LPG’de ise eşel mobil sistemi 1 Ekim’de tamamen sona erecek.
Çewlik.net – Enflasyonla mücadele ve dezenflasyon sürecini desteklemek amacıyla akaryakıt fiyatlandırmasında radikal kararlar alındı. Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Cumhurbaşkanı Kararı ile motorin ÖTV’den muaf tutulurken, fiyat artışlarını vergi indirimleriyle dengeleyen eşel mobil sistemi motorin türü akaryakıt ürünleri için tamamen yürürlükten kaldırıldı.
Ağustos Ayında ÖTV Sıfır, Sonrasında Kademeli Artış
Yeni düzenlemeye göre, motorinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarı ağustos ayının kalan kısmı için 0 (sıfır) TLolarak uygulanacak.
Sektör ve tüketici üzerindeki maliyet baskısını azaltmayı hedefleyen model kapsamında ÖTV, yıl sonuna kadar her ay 3’er lira artırılacak. Buna göre motorinden ÖTV tutarı olarak:
- Eylül: 3 TL
- Ekim: 6 TL
- Kasım: 9 TL
- Aralık: 12 TL alınacak.
1 Ocak 2027 tarihinden itibaren ise motorindeki ÖTV tutarı 13,9006 TL’ye çıkarılarak eşel mobil uygulaması öncesindeki seviyeye getirilmiş olacak.
Benzin ve LPG’de Eşel Mobil 1 Ekim’de Sona Eriyor
Resmî Gazete’de yer alan karara göre benzin ve LPG grubunda mevcut eşel mobil sistemi 30 Eylül’e kadar devam edecek. Bu süreçte yaşanacak fiyat artışlarının yüzde 25’i ÖTV’den karşılanacak, olası indirimler ise doğrudan ÖTV artışı olarak yansıtılacak. Ancak 1 Ekim 2026 itibarıyla benzin ve LPG’de de eşel mobil uygulaması tamamen kaldırılarak akaryakıtta serbest piyasa fiyatlamasına geçilecek.
Hazine ve Maliye Bakanlığı: “Maliyet Baskısını ve Enflasyonu Sınırlamayı Hedefliyoruz”
Düzenlemeye ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan yapılan bilgilendirmede, uluslararası piyasalardaki gelişmeler nedeniyle motorin fiyatlarının benzine kıyasla önemli oranda yükseldiğine dikkat çekildi.
Motorinin gıda, ulaştırma, lojistik ve sanayi gibi doğrudan ekonominin geneline yayılan ikincil etkilerinin göz önünde bulundurulduğu belirtilerek; adımın nakliyeci, sanayici ve tüketiciler üzerindeki fiyat baskısını azaltmak, enflasyon beklentilerini dizginlemek ve bütçe disiplininden taviz vermeden reel sektörün rekabet gücünü korumak amacıyla atıldığı vurgulandı.



