TMMOB Bingöl İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Canfidal Boldaş, Karlıova ve Varto sınırındaki köyleri kapsayan jeotermal kaynak arama projelerine tepki gösterdi. Türkiye’deki mevcut JES örneklerinin yarattığı sağlık sorunlarına dikkat çeken Boldaş, ruhsat alanlarının ekolojik hassasiyetinin yok sayıldığını belirterek ortak mücadele çağrısı yaptı.
Çewlik.net – Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Bingöl İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Canfidal Boldaş, Bingöl’ün Karlıova ve Muş’un Varto ilçelerinde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projelerine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Boldaş, Türkiye’deki mevcut JES uygulamalarının çevresel etkilerini hatırlatarak, bölgede yürütülmek istenen çalışmalara karşı çıkılması gerektiğini vurguladı.
“Aktif Santrallerin Olduğu Bölgelerde Kalıtsal Hastalıklar Arttı”
Türkiye genelinde başta Aydın, Denizli ve Manisa yöreleri olmak üzere halihazırda aktif olarak çalışan 68 adet Jeotermal Enerji Santrali bulunduğunu belirten Canfidal Boldaş, bu bölgelerdeki duruma dikkat çekti. Boldaş, santrallerin faaliyette olduğu yörelerde son yıllarda özellikle ağır metal birikimi ile hava kirliliğinden kaynaklanan kalıtsal hastalıkların artış gösterdiğini ve bu durumun göz ardı edilemeyecek düzeyde önemli bir detay olduğunu ifade etti.
“Ekolojik Hassasiyet Yok Sayılıyor”
Bingöl ve Muş illerinin sınır bölgelerindeki ruhsat alanlarına değinen Boldaş, Karlıova İlçesi’ne bağlı Kaynarpınar, Kantarkaya, Kargapazar, Ilıpınar köyleri ile Varto İlçesi Güzelkent Mahallesi sınırlarını kapsayan 5 adet Jeotermal Kaynak Arama Ruhsatı bulunduğunu açıkladı. Söz konusu ruhsat alanlarının Çevre Düzeni Planı’nda; tarla, çayır, mera, tarım alanı ve ekolojik öneme sahip alan olarak işlendiğini hatırlatan Boldaş, bu ekolojik hassasiyetin yok sayılarak bir yıkım politikasının işletilmek istendiğini söyledi.
Dayanışma ve Kollektif Akıl Çağrısı
Projelerin bölgeyi insansızlaştırma ve halkın yaşam alanlarını talan etme riski taşıdığını savunan Boldaş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Küresel kapitalist merkezleri zenginleştirmek amacıyla halkın yaşam alanlarını talan ederek bölgeyi insansızlaştıracak bu ekolojik yıkımı durdurmak için yaşam alanlarını savunanlarla, doğayı önemseyenlerle, yaşamı kutsal kabul edenler ve ekolojik bilince sahip çevrelerle kollektif akılla bir olmalıyız, birlik olmalıyız ve halkımızla dayanışma halinde olmalıyız. Bu bilinçle Varto halkının ve Kanireş halkının JES’lere karşı gösterdikleri haklı demokratik direnişlerini selamlıyorum.”




