• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Pazar, 30 Ağustos, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Manşet Ana Manşet

Türkan Elçi’den Ne İstiyoruz?

by Mazlum BUCUKA
2 Aralık 2025
in Ana Manşet, Yazarlar
0
Türkan Elçi'den Ne İstiyoruz?
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi’nin son günlerde maruz kaldığı linç kampanyası, Türkiye siyasetinin ve kamusal tartışma kültürünün içine düştüğü derin çukuru bir kez daha gözler önüne serdi. 

Elçi’nin, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun İmralı’ya heyet gönderilmesi önerisine karşı oy kullanmasıyla başlayan ve Diyarbakır Barosu’ndan kaydını sildirmesiyle tırmanan bu tartışma, içerdiği eleştirilerin ötesinde, meseleyi hızla bir şahsiyet infazına dönüştürdü.

Siyasetçilerin eleştirilmesi elbette demokratik bir haktır ve kaçınılmazdır. Ancak Türkan Elçi’ye yöneltilen oklar, onun siyasi pozisyonunu, oyunu veya baro ile yaşadığı ihtilafı aşarak, doğrudan onun kimliğini, daha da kötüsü, “Tahir Elçi’nin eşi” statüsünü hedef aldı. Bu durum, Türkiye’de siyaset yapma alanının, özellikle belirli hassas konularda, ne kadar dar ve tahammülsüz olduğunu gösteriyor.

Türkan Elçi, siyaset sahnesine çıktığı günden itibaren, sadece bir CHP milletvekili değil, aynı zamanda faili meçhul cinayetlerle mücadele eden bir avukatın ve barışın sembolü Tahir Elçi’nin eşi olarak da tanımlandı. Bu miras, ona bir yandan büyük bir onur ve toplumsal kredi sağlarken, diğer yandan da sırtına ağır bir sorumluluk yükledi. Toplumun bir kesimi, onun her eyleminde Tahir Elçi’nin bıraktığı ideolojik çizgiyi kusursuzca sürdürmesini bekledi, bekliyor.

İşte tam bu noktada, Türkiye siyasetinin en büyük ikilemi ortaya çıkıyor: Kişisel ve siyasal özerklik meselesi.

Türkan Elçi, İmralı oylaması ve baro kaydını sildirme kararlarıyla, belki de bilinçli bir şekilde, bu “beklentiler hapishanesinden” çıkmaya çalıştı. Ancak bu çaba, bir grup tarafından “ihanet” olarak yaftalandı. Eleştirilerin odağında, Elçi’nin CHP çatısı altında siyaset yapmasının, onun Kürt meselesine dair tavrını “yumuşattığı” veya “değiştirdiği” algısı yatıyor. Oysa siyaset, dar bir ideolojik kalıba sığdırılamayacak kadar girift bir alandır. CHP içindeki pozisyonu, onun kişisel olarak İmralı ziyaretine dair olumsuz düşünceye sahip olmasını engellemeli midir?

Elçi’nin son açıklamasında kullandığı dil, bu yoz ve şımarık kültüre karşı bir isyan çığlığıdır. O, barış ve hak mücadelesinin, “nobran, hak arama kisvesi altında hak yiyen” bir linç diline dönüşmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Bu, yalnızca Türkan Elçi’ye yöneltilen bir eleştiri değil; barış ve demokrasi iddiasındaki çevrelerin bile kolayca kapıldığı bir ahlaki yozlaşma eleştirisidir.

Diyarbakır Barosu’ndan kaydını sildirmesiyle ilgili yaptığı açıklamalar da dikkate değer. Elçi, bunu kişisel bir hak gaspı ve baro yönetiminin tarafgir tutumu nedeniyle yaptığını, kurumsal kimliğe zarar vermemek için o dönemde sessiz kaldığını söylüyor. Bu, sıradan bir avukatın mesleki ihtilafı olabilecekken, mesele Türkan Elçi olduğunda, tüm detayları çarpıtılarak siyasi bir silaha dönüştürüldü.

Türkan Elçi’nin isyanı, tam olarak buraya odaklanıyor: Hakkını aramak için attığı hukuki adımların dahi, ailesi ve hatta vefat etmiş eşi üzerinden kirli bir polemik malzemesi yapılması.

Buradaki temel problem, eleştirilerin siyasi zeminden kayarak, bir kadının kişisel onurunu ve aile bağlarını hedef almasıdır. Tahir Elçi’nin mirası, ne onun eşinin ne de çocuklarının her anını denetleme yetkisini kimseye vermez. Bu mirası korumak adına, hayatta olan bir kadının kişilik haklarını hiçe sayan bir dil kullanmak, ahlaki bir çelişkidir.

Peki biz Türkan Elçi’den ne istiyoruz?

Kendisinin ve ailesinin hakları gasp edildiğinde dahi sessiz kalmasını mı? Siyaset yaparken, Tahir Elçi’nin bir sureti gibi davranmasını mı? Siyasetin getirdiği zorunlu uzlaşma ve farklılaşmaları bir kenara bırakarak, dar bir ideolojik hattın dışına çıkmamasını mı?

Eğer hedefimiz şiddetsiz bir dilin ve hak temelli siyasetin egemen olmasıysa, eleştirinin sınırlarını iyi çizmeliyiz. Eleştiri, bir fikri veya eylemi sorgular; linç ise, kişinin varoluşunu ve onurunu hedef alır.

Türkan Elçi’nin bu sistematik saldırıya karşı yargı yoluyla hesaplaşacağını açıklaması, aslında karanlık mecralardan türeyen bu şımarık kültüre karşı verilmiş önemli bir duruş cevabıdır. Barış mücadelesi, ne tek bir partinin tekelindedir ne de tek bir ideolojik hattın bekçiliğini yapmakla mümkündür.

Türkiye’nin ihtiyacı olan, Elçi’nin de vurguladığı gibi, hakkaniyetli bir adalet arayışı ve kendisine benzemeyeni yok etmeye hevesli yoz kültürü reddeden, onurlu bir tartışma zeminidir. 

Türkan Elçi’den istenmesi gereken tek şey, kendi inandığı yolda, onuruyla siyaset yapma hakkına saygı göstermektir. Geri kalan her şey, Tahir Elçi’nin mücadelesini anlamamış, aksine onu kendi dar siyasetine malzeme etmeye çalışanların gürültüsüdür.

Tags: chpİmralıkürt sorunumeclisMilli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonutahir elçitürkan elçi
Previous Post

Bingöl’de Deprem Yönetmeliği Uygulamaları Eğitimi Başladı

Next Post

Kasım Ayı Enflasyon Verileri Açıklandı

Mazlum BUCUKA

Mazlum BUCUKA

Related Posts

Çerçeve Yasa Sahada Nasıl İşleyecek? | Bingöl Baro Başkanı Yusuf Ketenalp Anlattı

by Haber Merkezi
28 Ağustos 2026
0

Meclis'te kabul edilerek Resmi Gazete'de yayımlanan ‘çerçeve yasa’nın ardından sahada pratik adımlar atılmaya başlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını...

Bingöl’de İl Genelinde 8 Saatlik Su Kesintisi

Bingöl’de İl Genelinde 8 Saatlik Su Kesintisi

by Haber Merkezi
24 Ağustos 2026
0

Bingöl Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü (BİSKİ), Kasman mevkiinde tamamlanan yeni su deposunun bağlantı çalışmaları nedeniyle yarın il genelinde planlı...

Çiğdem Kılıçgün Uçar Bingöl’de halkla buluşuyor

Çiğdem Kılıçgün Uçar Bingöl’de halkla buluşuyor

by Haber Merkezi
20 Ağustos 2026
0

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz" buluşmaları kapsamında yarın Bingöllülerle bir araya...

Next Post
Mayıs ayı enflasyon rakamları açıklandı: Yıllık enflasyon yüzde 32,61 oldu

Kasım Ayı Enflasyon Verileri Açıklandı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Son Yazılar

  • Kürt siyasetinin önemli isimlerinden Mehdi Zana yaşamını yitirdi 29 Ağustos 2026
  • Çewliknet’in şeffaflık çağrısına yanıt gelmedi: Erdal Arıkan usulsüz alım iddialarını geçiştirdi 29 Ağustos 2026
  • AK Parti basın buluşması: “Bingöl’ün sahipsiz bırakılmış tek bir meselesi yok” 29 Ağustos 2026

Son Yorumlar

  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Ankara’da Bingöllü Bir Doktor: Prof. Dr. Mehmet Ali Çaparlar Hastalara Umut Oluyor için Esra Okay
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız