Festival, etkinliklerin ilk gününde yoğun bir katılımla başladı. At yarışlarıyla açılışı yapılan etkinlik; geniş kapsamlı bir ekoloji paneli ve dengbej dinletisinin ardından İdris Beritan konseriyle noktalandı.
Bingöl’ün Karlıova ilçesinde 16 yıl aradan sonra yeniden bir festival düzenlendi. Karlıovalıların, Bingöllülerin ve çevre illerden gelenlerin yoğun katılım gösterdiği Doğa ve Kültür Festivali’nde, ekokırım politikalarından kültürel gösterilere kadar geniş bir program yer aldı.
Peki iki gün sürecek organizasyonun ilk gününde neler oldu?
Geleneksel at yarışları ve Öfkeli’nin ölümü
Festival programı, Toklular köyünde düzenlenen geleneksel at yarışlarıyla başladı. Yarışın sonunda kategorilerinde ilk üçe giren yarışmacılar ödül aldı.
Yarışların hemen bitiminde ise “Öfkeli” ismindeki at hayatını kaybetti.
Öfkeli’nin vefatı, odağında doğa ve yaşam hakkı olan bir festivalde hayvan kullanımının ve türcü pratiklerin ne kadar etik olduğunu sorgulattı.
Bununla beraber ekoloji iddiasıyla yola çıkan bir organizasyonda yaşanan bu kayıp, “Sömürü ve eğlence nerede başlıyor, ekolojik yaşam nerede duruyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Ekoloji paneli
Festival, Karlıova’da düzenlenen ekoloji paneliyle devam etti.
Moderatörlüğünü Mursel Bek’in üstlendiği panele Varto Ekoloji Platformu üyesi Çayan Dursun, TMMOB Bingöl İKK Sekreteri Canfidal Boldaş, Avukat Kübra Sudan ve Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu Sözcüsü Ekrem Alan konuşmacı olarak katıldı.
“Doğudaki yıkım hem rant hem güvenlikçi politika temelli”
Panelde ilk olarak söz alan Canfidal Boldaş, bölgedeki ekolojik tahribat politikalarına karşı güçlü kolektif direniş ağlarının kurulması gerektiğini vurguladı. Türkiye genelindeki ekolojik sorunlara değinen Boldaş, bölgedeki durumun farklı boyutları olduğuna dikkat çekti:
“Tüm ülkede ciddi ekolojik yıkım politikaları sürdürülüyor ancak doğu ile batı arasında uygulanan politikalar arasında ciddi fark var. Batıdaki uygulamalar rant temellidir; doğudaki ise hem rant hem de güvenlikçi politika temellidir.”
“Sömürge politikası”
Bölgedeki madenlerin, HES’lerin ve JES’lerin, ağaç kesimlerin temelinde bir insansızlaştırma politikasını yattığını belirten Boldaş, “Hidroelektrik santralleri halkın deresinin, akarsuyunun halkın elinden alınarak şirketlere 49 yıllığına kiralanmasıdır. Uygulanan bu sistem bir sömürge politikasıdır” dedi.
Türkiye’de aktif 68 Jeotermal Enerji Santrali (JES) bulunduğunu hatırlatan Boldaş; Karlıova’nın Kaynarpınar, Ilıpınar, Kantarkaya ve Kargapazar köyleri ile Varto’nun Güzelkent Mahallesi’nde 5 adet JES arama ruhsatı bulunduğunu aktardı.
Boldaş, “Toplumsal barış kadar eko-barışın da gerçekleşeceğine inanmalıyız” dedi.
Licik ve Varto’daki maden projelerine karşı hukuki mücadele
Peri Vadisi Savunma Platformu Sözcüsü Ekrem Alan ise Karlıova’nın Licik köyündeki maden projesi ve Kaynarpınar’daki JES projelerine karşı yürüttükleri mücadeleyi anlattı.
Projelere karşı örgütlenerek hukuk mücadelesi başlattıklarını belirten Alan, Erzurum Bölge Mahkemesi’nin iptal ettiği davayı Danıştay’da kazandıklarını ifade etti.
“Benim yaşadığım acıları kimse yaşamasın”
Kanser hastası olduğunu belirten Alan, “JES’lerin nasıl sonuçlarını olduğunu en iyi ben bilirim. Benim yaşadığım acıları kimsenin yaşamasını istemiyorum. Gittiğim köydeki bir anne bana “Gelinlerimizin karnındaki bebekleri zehirliyorlar” dedi. Bundan daha acı bir ifade olabilir mi?” dedi.
Panelin bir diğer konuşmacısı ise Varto Ekoloji Platformu üyesi Çayan Dursun’du.
“Rızamız dışındaki her projeyi reddediyoruz”
Dursun da Varto’da projeden etkilenen köy sayısının 16 olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Varto’daki muhtarlar doğru pozisyon alarak halkla birlikte hareket etti. Yerleşim alanlarının zarar görmesi halinde bizi yeni bir göç dalgası bekliyor. Erzincan’ın İliç ilçesinde yaşanan felaketi örnek alırsak, toprağın yapısıyla oynandığı için o facialar yaşandı. Rızamız dışındaki her projeyi reddediyoruz.”
Öte yandan Varto’da yürütülen ekoloji mücadelesini örnek göstererek Karlıova’yı eleştiren Dursun, “Mücadelenin aynı hatta yürümesi gerektiğini düşünüyordum ama yürümedi. Aynı firmayla muhattabız, aynı süreçler işliyor ama Varto’da gösterilen refleks Karlıova’da gösterilemedi.”
“Mücadele dışında şansımız yok”
İgnis firmasının Varto’yada bu işi yapmaya dair çekinceleri olduğunu da belirten Dursun, “Firma ‘O çadırlar orada olduğu sürece biz halkla karşı karşıya gelecek hiçbir şey yapmayacağız, ama Karlıova’da yapacağız’ diyor. Malesef bunu çok rahat bir şekilde söylüyorlar” dedi.
Bu durumun temelinde örgütlenme eksikliği yattığına dikkat çeken Dursun, “Mücadele etmek dışında bir şansımız yok” diye konuştu.
Danıştay’dan emsal karar
Bir diğer panelist, ekolojist Avukat Kübra Sudan ise Karlıova genelinde JES ve maden faaliyetlerine karşı yürütülen hukuki süreç hakkında bilgi verdi.
Sudan, ilk JES projesine karşı 5 Ağustos 2025’te başlatılan yasal sürecin Erzurum Bölge Mahkemesi tarafından süre aşımı gerekçesiyle reddedildiğini, ancak Danıştay’ın bu kararı bozarak halkı haklı bulduğunu belirtti.
“Tapulu arazinize hiçkimse giremez”
Bu kararın diğer köyler için de emsal teşkil ettiğini vurgulayan Sudan, şirketlerin yavaş yavaş Karlıova’nın tamamına yayılmasına dikkat çekerek şunları aktardı:
“Yakın zamanda Serpmekaya köyüne şirketten birileri gitmiş. Köylüler bizi aradılar, ‘Kesinlikle girmelerine izin vermeyin’ dedik. Çayan bey de oradaydı. Sizin tapulu arazinize hiçkimse giremez. Kolluğun gücünü arkalarına alarak ellerinde izin olmadan geliyor. Bu noktada hiç çekinmeden bizleri arayabilirsiniz.”
Köylüler Serpmekaya’da arama girişimini engelledi
Kaynak arama ruhsatı olmadığı sürece kimsenin ‘fotoğraf çekmek için dahi’ köylere giremeyeceğinin altını çizen Sudan, “Serpmekaya’da şirketin bu girişimi köylülerin tepkisiyle engellendi” diye konuştu.
Sudan, “Bu konuda biz hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz ancak halkın örgütlü mücadelesi çok önemli. Halkın katılımı olmadan bu kadar büyük çaplı projeler yapamazsınız, bu hukuka aykırı” dedi.
Dengbej dinletisi ve İdris Beritan konseri
Katılımcılarının katkılarının ardından ekoloji paneli sona erdi.
Panelin ardından dengbej dinletisi başladı. Karlıova Alabalık Tesisleri’nde gerçekleştirilen dinletiye çok sayıda yurttaş katıldı.
Programda dengbejler Muhyetin Aksoy, Şerefdin, Yusufê Goşkori, Mustafa yê Botî, Ozan Serkan, Selahattîn, Fexredîn, Nurettin Zorbozan ve Mûhammedê Şemê sahne aldı.
Karakoçan ilçesinden katılan Güler Güler’in kendi yazdığı eseri seslendirmesi dinleyicilerden yoğun ilgi gördü.
Dengbej dinletisinin ardından ise İdris Beritan festivalde sahne aldı.
Çok sayıda kişi Beritan’ın şarkıları eşliğinde halaya durdu.
Festival bugün ikinci gününde etkinliklerle devam ediyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Doğan Hatun’un istifa ettiğini açıkladı....
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen kamu emekçilerinin görevlerine iade edilmesi talebiyle 17-18 Temmuz...
Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız Tamam