• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Çarşamba, 15 Temmuz, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Manşet Ana Manşet

Bingöl’ün Geleceği Toprağında Saklı: İmar Kurbanı Olmasın

by Emin Turhallı
16 Kasım 2025
in Ana Manşet, Ekoloji, Sürmanşet, Yazarlar
0
Bingöl’ün Geleceği Toprağında Saklı: İmar Kurbanı Olmasın
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Bir avuç toprağın oluşması için 200 yıl ile 1000 yıl arasında zaman gerekir. Bir insan ömrünün çok ötesinde, nesiller boyunca süren sessiz bir mucize… Rüzgârın, yağmurun, bitkilerin, mikroorganizmaların sabırlı emeğiyle oluşan; canlı, nefes alan bir varlıktır toprak. Evet, toprak canlıdır. İçinde milyonlarca mikroorganizmanın yaşadığı bir ekosistemdir. Bir toprağın içinde yaşam varsa, üzerinde su döngüsü de vardır; suyun döngüsü varsa yaşamın döngüsü vardır.

Biz bugün üzerinde yürüdüğümüz, ekip biçtiğimiz bir karış toprağın oluşması için bin yıl beklemişken, o toprağı bir günde betonlaştırarak yok etmeyi nasıl açıklayabiliriz?

Üstelik unutmamak gerekir ki; insan yerleşik hayata tarım sayesinde geçti. Buğdayı, arpayı, fasulyeyi evcilleştiren insan, doğadan kopmadı; ama ilk defa toprağa bağlandı. Köyler, mezralar, kasabalar, şehirler böyle kuruldu. Yani yerleşik hayatın temel taşı tarımdır. Tarım yoksa yerleşiklik de yoktur.

Tarihe baktığımızda Fırat, Dicle ve Nil havzalarında yükselen büyük uygarlıkların neden çöktüğünü biliyoruz: Yanlış tarım uygulamaları, aşırı toprak baskısı, su döngüsünün bozulması. İnsan kendi eliyle kurduğu medeniyetleri kendi eliyle toprağı tüketerek yok etti.

Bugün de aynı hatanın eşiğindeyiz.

Tarım Arazisini İmara Açmanın Bedeli

Bir tarım arazisine beton dökmek sadece toprağı yok etmek değildir; Su döngüsünü bozmak, hava kalitesini düşürmek, ekosistemi kırmak, gıda güvenliğini tehlikeye atmak ekonomiyi dışa bağımlı hâle getirmek demektir.

Betonun hiçbir canlıya tek bir lokma gıda verdiği görülmemiştir. Buna rağmen toprağın üzerine beton dökerek yaşamı öldürmek, Nasreddin Hoca’nın dediği gibi “bindiğimiz dalı kesmekten” başka bir şey değildir.

Bugün dünyanın birçok ülkesinde tarım arazilerinin imara açılması geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurdu:

Çin’de tarım topraklarının %16’sı ağır metallerle kirlenip kullanılamaz hâle geldi.

Mısır’da Nil Deltası’nda 30 yılda tarım alanlarının %40’ı kayboldu.

İstanbul ve Trakya’da verimli toprakların %30’u yok edildi; su kaynakları alarm veriyor.

Kaliforniya’da aşırı kullanım nedeniyle yeraltı suları tükendi, toprak çöktü.

Dünya bize açıkça gösteriyor: Toprağı kaybeden, geleceğini kaybeder.

Bingöl: Toprağın Bereketi, Doğanın Mirası

Bingöl, Türkiye’nin en zengin doğal toprak ve su kaynaklarından birine sahip. Bu il, doğasıyla, yaylalarıyla, ovalarıyla, temiz su kaynaklarıyla geleceğin en önemli yaşam merkezlerinden biri olabilecek bir potansiyele sahipken; bu toprağı imara kurban etmek akılla, vicdanla, gelecekle bağdaşmaz.

Üstelik deprem gerçeği ortada dururken…
Elazığ, Bingöl, Maraş, Erzincan, Düzce depremleri bize bir şeyi çok net gösterdi:

Gevşek, tarımsal topraklar yapılaşma alanı değildir.
Ev toprağa değil, sağlam zemine yapılır.
Toprağın üzerine bina yapmak, o evi mezara çevirmekten farksızdır.

İmarın Değil, Yaşamın Önceliği

Toplumlar kazanç uğruna feda edilmez.
Beş odalı villalar, geniş balkonlu lüks yapılar değil; sağlam, sağlıklı ve güvenli bir yaşam alanı gerekir.
Toprağın olmadığı yerde yaşam da yoktur.

Bu nedenle diyoruz ki:
Bingöl’ün geleceği toprağında saklıdır.
Toprağa verilen değer, geleceğe verilen değerdir.

Bir kenti büyütmek, toprağı küçülterek olmaz.
Toprağı yok eden, sonunda kendini de yok eder.
Bu gerçek, bin yıllık insanlık tarihinin bize bıraktığı en açık derslerden biridir.

Bugün karar verenler, aslında yarın yaşayacak olanların kaderini belirliyor.
Ve bu kader, betonun değil; toprağın üzerinde kurulmalıdır.

Tags: Betonbingölbingöl depremBingöl HaberleridepremekolojiİMARtarım arazisitoprak
Previous Post

Barış Gazeteciliği Paneli: “Gazetecilerin Dili ve Söylemleri Barış Dili Olmalı”

Next Post

Dersim Tertelesi’nin 88. Yılında Yüzleşme Çağrısı

Emin Turhallı

Emin Turhallı

Related Posts

Bingöl’ün Doğasını Yağmalayanlara 4 Milyon Liralık Ceza!

Bingöl’de kaçak salep toplayan ve biyokaçakçılık yapan 6 kişiye 4,2 milyon lira ceza

by Haber Merkezi
15 Temmuz 2026
0

Bingöl’de koruma altındaki yabani orkide (salep) soğanlarını izinsiz toplayan 4 kişi ile biyokaçakçılık yaptığı tespit edilen 2 kişiye toplam 4...

Wendakarî û betalîya hamînan

Wendakarî û betalîya hamînan

by Mamoste Mursel
14 Temmuz 2026
0

Dibistanî qedîyeyê, betalîya hamînan destpêkerda. Him wendekaran rê him mamosteyan û xebatoxan rê derbasî bo. Ked û emegê înan zêde...

PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: "Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir"

PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir”

by Haber Merkezi
13 Temmuz 2026
1

Haber-Sen 7 No'lu Şube Yöneticisi Ömer Kaya, PTT çalışanlarının özlük haklarını ve istihdam yapısını değiştirmeyi öngören torba kanun teklifine karşı...

Next Post
Dersim Tertelesi'nin 88. Yılında Yüzleşme Çağrısı

Dersim Tertelesi'nin 88. Yılında Yüzleşme Çağrısı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

No Result
View All Result

Son Yazılar

  • Bingöl’de kaçak salep toplayan ve biyokaçakçılık yapan 6 kişiye 4,2 milyon lira ceza 15 Temmuz 2026
  • Wendakarî û betalîya hamînan 14 Temmuz 2026
  • Süreçte kritik hafta: Çerçeve yasa taslağının sunulması bekleniyor 14 Temmuz 2026

Son Yorumlar

  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Ankara’da Bingöllü Bir Doktor: Prof. Dr. Mehmet Ali Çaparlar Hastalara Umut Oluyor için Esra Okay
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Politika
  • Spor
  • Kadın
  • Yazarlar
  • Daha
    • Ekoloji
    • Kültür & Sanat
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız