Dünya genelinde inşaat sektörü, modern yaşamın temelini atarken bir yandan da dünyanın geleceğini en çok tehdit eden endüstrilerin başında geliyor. Özellikle betonun ana maddesi olan çimento üretimi, tek başına küresel karbondioksit salınımının yaklaşık yüzde 8’inden sorumlu.
Çewlik.net – Bingöl Üniversitesi bünyesinde yapılan bir araştırma, bu karanlık tabloyu tersine çevirecek “yeşil” bir formülün kapılarını araladı. Emre Bulşu tarafından, Doç. Dr. Mehrzad Mohabbi danışmanlığında yürütülen “Evaluation of Waste Tire Rubber as an Alternative Aggregate in Geopolymer Mortars” isimli araştırma dünyanın en saygın bilimsel dergilerinden biri olan Buildings’de (SCI-Q1) yayımlanarak bilim dünyasına sunuldu.
Araştırma, sanayinin en büyük iki derdini (atık lastikler ve fabrikaların bacasından çıkan küller) geleceğin inşaat malzemesine dönüştürmenin önünü açıyor.
Araştırmanın temel motivasyonu, doğada yok olması yüzyıllar süren iki büyük kirleticiyi işe yarar hale getirmekti. Bir yanda her yıl 1,5 milyar adet çöpe giden, yakıldığında zehirli gazlar yayan, doğaya bırakıldığında ise ekosistemi felç eden atık lastikler; diğer yanda Elazığ ve İskenderun gibi sanayi bölgelerindeki dev tesislerin yan ürünü olan uçucu küller ve metal cürufları…
Geleneksel yöntemde bu atıklar “çöp” kabul edilirken; Bulşu, bu maddeleri yüksek teknolojili birer bileşene dönüştürdü. Doğadan kum çekmek yerine 2 milimetrelik küçük parçalara ayrılmış lastik taneleri kullandı; çimentonun o devasa karbon ayak izini silmek içinse sanayi atıklarından elde edilen “jeopolimer” teknolojisine başvurdu.

Bilim dünyasında lastik parçalarını betonla karıştırmak bugüne kadar hep “zayıf” sonuçlar doğurmuştu. Çünkü lastiğin doğası gereği suyu itmesi, onun harcın içine tam olarak yerleşmesini ve diğer maddelere tutunmasını engelliyordu. Esnek lastik ile sert beton arasındaki bu uyumsuzluk, yapının dayanıklılığını düşürüyordu.
Harç teknolojisinde büyük yenilik
Çalışmanın başarısı sadece fiziksel dayanıklılıkla sınırlı kalmadı. Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ile yapılan incelemelerde, malzemenin iç dünyasındaki yoğun ve boşluksuz yapı net bir şekilde görüntülendi. Bu, malzemenin dış etkenlere karşı ne kadar dirençli olduğunun bilimsel kanıtıydı.

Bu yeni nesil harç teknolojisi, inşaat dünyasına bambaşka bir vaat sunuyor: Çimento kullanımını minimize ederek karbon salınımını %95’e kadar azaltmak. Yakın gelecekte bu teknolojinin, özellikle şehirlerin gürültüsünü emen ses bariyerlerinde, estetik ve çevreci parke taşlarında ve prefabrik yapı elemanlarında kullanılması bekleniyor.
Bulşu: Üretmeye devam edeceğiz
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bulşu, “Yüksek lisans tezimden hazırladığımız “Evaluation of Waste Tire Rubber as an Alternative Aggregate in Geopolymer Mortars” isimli çalışmamızın, alanında saygın dergilerden biri olan SCI-Q1 kategorisindeki (uluslararası) Buildings dergisinde yayımlanmış olduğunu paylaşmaktan memnuniyet duyuyorum. Çalışmanın her aşamasında tecrübeleriyle yol gösteren değerli hocam Doç. Dr. Mehrzad Mohabbi’ye şükranlarımı sunarım. Üretmeye ve literatüre katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.

Araştırmanın tamamı için tıklayın.




