Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ‘tehdit ettiği’ iddiasıyla beş aydır tutuklu yargılanan gazeteci Fatih Altaylı hakkında hapis cezası kararı çıktı.
Altaylı 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Altaylı’nın tutukluluğunun devamına da hükmetti.
Detaylar
İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşması 26 Kasım 2025 Çarşamba günü Silivri’de yapıldı.
22 Haziran 2024’ten beri Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Altaylı, karar açıklandığında tepki gösterdi ve elindeki evrakları yere fırlattı.
Duruşma salonunda bulunan izleyiciler kararı yuhalayarak protesto etti.
Savcılık 5 Yıldan Az Olmamak Üzere Hapis İstemişti
Savcılık, esas hakkında mütalaasında Fatih Altaylı’nın “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ve “tehdit” suçlarından cezalandırılmasını, en az 5 yıl hapis cezası verilmesini ve tutukluluğunun devamını talep etmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı da savcılığın talebine katıldı.
Altaylı: “Cumhurbaşkanı’nın Benden Korkmasına Gerek Yok”
Savunmasında Altaylı, sözlerinin tehdit içermediğini vurguladı ve şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı’nda 4-5 bin polis çalışıyor. Programımdan sonra Sayın Cumhurbaşkanı’nın programında herhangi bir değişiklik olmadı. Böyle bir etkim yok. Karşınızda duran sıradan bir vatandaşım. Tarihi bir örnek verdim, tehdit kastım yok. Beraatımı talep ediyorum.”
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ise savunmasında, “Sözlerin bağlamından koparılarak bir tehdit suçlaması yaratıldığını, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını” belirtti ve tutukluluğun “basın özgürlüğüne gözdağı” haline geldiğini ifade etti.
Kararın Gerekçesi ve Tepki
Mahkeme heyeti, kısa bir aranın ardından kararını açıklarken gerekçeyi okumadı.
Altaylı’ya Türk Ceza Kanunu’nun 155/2 maddesi uyarınca “tehdit” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi ve mevcut delil durumu ile kaçma şüphesi gerekçesiyle tutukluluğun devamına hükmetti.
Karar salonunda yoğun protestolara yol açtı.
İzleyicilerin yuhalaması üzerine mahkeme heyeti salonu hızla terk etti.
Fatih Altaylı da kararı duyunca elindeki dosyaları fırlatarak tepki gösterdi.
Duruşmayı CHP milletvekilleri Utku Çakırözer ile Sezgin Tanrıkulu’nun yanı sıra tarihçi İlber Ortaylı, jeolog Celal Şengör ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Murat Bardakçı da izleyici olarak takip etti.
Bir izleyici, karar sonrası Bardakçı’ya “Mutlu musun? Seninkiler kazandı” diye seslendi.
Dava Nasıl Başladı?
Fatih Altaylı, Haziran 2024’te YouTube kanalındaki bir programında, bir anket sonucunu yorumlarken şu ifadeleri kullanmıştı:
“Bu millet, geçmişte padişahını boğmuş bir millettir. Hoşuna gitmediği zaman, istemediği zaman… Boğulan, suikaste kurban giden ya da intihar ettiği öne sürülen çok sayıda Osmanlı padişahı var.”
Bu sözler, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral tarafından sosyal medyada hedef gösterildi. Saral, programdan kesit paylaşarak “Altaylıııı! Suyun ısınmaya başladı” yazmıştı.
Aynı gün gözaltına alınan Altaylı, ertesi gün tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.
Türkiye’de basın özgürlüğü tartışmalarının odağındaki dava, kararın ardından da gündemdeki yerini koruyor. Altaylı’nın avukatları karara itiraz edeceklerini açıkladı.




