• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Pazar, 27 Eylül, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Forum

Gezegenin ateşi: İnsanın konforu, doğanın yükü

by Haber Merkezi
30 Mart 2026
in Forum, Sürmanşet, Yazarlar
0
Gezegenin ateşi: İnsanın konforu, doğanın yükü
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Emin Turhallı


​Nasıl olursa olsun… Güneş her sabah doğudan doğuyor. Mevsimler, sanki hiç şaşmadan görevini yerine getiriyor. Nehirler akıyor, pınarlar toprağın bağrından fışkırıyor. Rüzgâr esiyor, kuşlar cıvıldıyor, çiçekler açıyor. Arılar, karıncalar, görünmeyen bir düzenin sadık işçileri gibi çalışıyor. Çocuklar oyunlara dalıyor, dedeler kendi hikayelerini anlatıyor.

​Ve insan…

​Bu kusursuz düzenin içinde bir zamanlar eksikti. Uçamıyordu, hızlı gidemiyordu, uzaklarla koşamıyordu. Kuşa bakıp iç geçiriyor; ceylanın koşusuna, balığın yüzüşüne hayran kalıyordu. İçinde bir eksiklik vardı: Doğaya karşı değil, doğa kadar olamamanın eksikliği.

​Hayalin Peşinden Gelen “Konfor”

​Sonra insan, hayalinin peşinden koştu. Uçmak istedi; denedi, düştü, vazgeçmedi. Treni yaptı, yolu kısalttı. Arabayı icat etti, zamanı hızlandırdı. Uçağı yaptı, mesafeleri yok etti.

​Ve bir gün… Bütün bunları başaran insan, koltuğuna oturdu. Televizyonun karşısında çekirdek çitleyerek “Artık rahatım” dedi. Ama o gün bir şey oldu: İnsan, doğayı yenmedi; doğayı unuttu. Konfor arttıkça bağ koptu. Toprağın kokusu, rüzgarın dili, suyun hikayesi unutuldu. İnsan artık sadece tüketiyordu.

​En Büyük Yanılgı: Sonsuz Kaynak

​İnsan en büyük yanılgıyı yaptı; doğanın kaynaklarını sonsuz sandı. Barajlar kurdu, suyu hapsetti. Dağlara baktı; artık onlar “doğa” değil, altın, kömür, demirdi. Toprağı deldi—sondajlar vurdu. Denizi bile arıttı, yetmedi. Fabrikalar yükseldi, bacalar duman kustu. Ama kimse o dumanın nereye gittiğini sormadı. Gökyüzü doldu… CO_2, metan, egzoz gazları… Ve dünya ısınmaya başladı.

​Bir insanın ateşi yükseldiğinde nasıl hayatı tehlikeye girerse, bir motor hararet yaptığında nasıl kilitlenirse, gezegen de ateşlendi. Doğa, kendi ateşini düşürmeye çalışır. Ama yöntemi serttir: Kasırga olur, sel olur, kuraklık olur, yangın olur, don olur. Deniz yükselir. Bunlar felaket değil, doğanın kendini iyileştirme çabasıdır. Ama arada kalan insan… Bedel öder.

​Sayılarla Konuşan Doğa

​Bugün bir şehrin havasına bakın. Görmezsiniz ama hissedersiniz. O ağırlık sadece duman değildir; birikmiş hataların yüküdür. Prof. Dr. Hasan Göksel Özdilek’in de dediği gibi:

​“Doğa susmaz, sayılarla konuşur.”

​PM artar, SO_2 yükselir. Bir nehir kirlenir, mansapta zehir taşır. Sonra hastaneler konuşur. Bir çocuk larenjit olur, bir işçi nefes alamaz. Morbidite artar. Ve bilim der ki: “Bu tesadüf değil, bu bir eğilim.”

​Çünkü doğa bir sistemdir. Ve bu sistemde hiçbir şey yalnız değildir. Bir yerde kesilen orman, başka bir yerde sel olur. Bir yerde yakılan kömür, başka bir yerde kuraklık olur. Bir yerde açılan maden, başka bir yerde yaşamı söndürür.

​Doğru Soru: Ne Kadar Geriye Dönebiliriz?

​Bugün geldiğimiz noktada insan hâlâ soruyor: “Daha ne kadar ilerleyebiliriz?” Ama belki de doğru soru bu değil. Doğru soru şu: “Ne kadar geriye dönebiliriz?”

​Çünkü mesele teknoloji değil, mesele yön. Biz doğayı kendimize uydurmaya çalıştık. Oysa hayatta kalmanın tek yolu, doğaya uyum sağlamaktı. Unutmayalım: Bu gezegende yediğimiz her lokma, güneşin toprağa hapsettiği enerjidir. Her ağaç, CO_2’yi alır, yaşama çevirir. Eğer CO_2 yakmak gerçekten çözüm olsaydı, bunu en iyi doğa yapardı. Ama doğa yakmaz, dönüştürür.

​Şimdi bir yol ayrımındayız. Ya daha fazla tüketip daha büyük felaketleri bekleyeceğiz… Ya da durup anlayacağız: İnsan doğadan ayrı değil. İnsan, doğanın kendisidir.

​Ve doğa kaybederse, kazanan hiç olmayacak.

Tags: #doğaekolojigezegenİnsanTeknoloji
Previous Post

ABD/İsrail-İran savaşının ekonomiye etkisi

Next Post

Kürtçe eğitim veren derneğe 400 bin TL ceza

Haber Merkezi

Haber Merkezi

Dört dağ içinden bildiriyoruz.

Related Posts

Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı

Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi hasta kabulüne başladı

by Haber Merkezi
25 Eylül 2026
0

Bingöl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi kapılarını vatandaşlara açtı. Hastanede muayene edilen ilk hasta ise Bingöl...

Genç Viyadüğü'nde çalışma ne zaman başlayacak?

Genç Viyadüğü’nde çalışma ne zaman başlayacak?

by Haber Merkezi
24 Eylül 2026
0

Genç ilçesinin giriş ve çıkışında yaşanan ulaşım sorunlarının çözümü için daha önce düzenleme yapılacağı açıklanmasına rağmen sahada henüz somut bir...

Çöken yamaç yoluna 262 milyon TL'lik yeni ihale: Maliyet 455 milyon TL’ye ulaştı

Çöken Yamaç yoluna 262 milyon TL’lik yeni ihale: Maliyet 455 milyon TL’ye ulaştı

by Haber Merkezi
24 Eylül 2026
0

Bingöl’de 2022 yılında yaşanan heyelan sonrası 193 milyon TL harcanarak yeniden yapılan ancak bir süre sonra tekrar çöken Yamaç grup...

Next Post
Fotoğraf: MA

Kürtçe eğitim veren derneğe 400 bin TL ceza

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

  • Ahmet Güneş’in ikinci romanı “İnsan İnsanın Pavyonudur” okurla buluştu 26 Eylül 2026
  • Bingöl piyasasında hafta sonu altın fiyatları: Gram ve çeyrekte son durum nedir? 26 Eylül 2026
  • Dünya çapında 2,8 milyondan fazla Audi ve Volkswagen aracı geri çağrılıyor 25 Eylül 2026

Son Yorumlar

  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Ankara’da Bingöllü Bir Doktor: Prof. Dr. Mehmet Ali Çaparlar Hastalara Umut Oluyor için Esra Okay
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Tüm Haberler
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
    • Sağlık
    • Politika

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız