• Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
Cuma, 18 Eylül, 2026
No Result
View All Result
İLETİŞİM
Çewlik.Net
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
      • Politika
    • Sağlık
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
      • Politika
    • Sağlık
No Result
View All Result
Çewlik.Net
No Result
View All Result
Anasayfa Forum

Kar yanıltmasın: Bir çiçekle bahar, bir karla denge gelmez

by Emin Turhallı
2 Şubat 2026
in Forum, Sürmanşet, Yazarlar
0
Kar yanıltmasın: Bir çiçekle bahar, bir karla denge gelmez
Facebook'ta PaylaşX'te PaylaşWhatsapp'ta Paylaş

Emin Turhallı


Son günlerde camdan dışarı baktığımızda gördüğümüz beyaz örtü, o tanıdık sorunun yeniden sorulmasına neden oldu: “Hani küresel ısınma vardı? Her yer kar altındayken bu iklim krizi denilen şey bir yanılma mı?”

İnsanların bu soruyu sorması son derece doğaldır.

Yanıt, kar tanelerinin romantik süzülüşünde değil; doğanın bozulan ritminde saklıdır.

Yaşam elbette inişli çıkışlıdır. Ancak bugün tanık olduğumuz durum, doğal dalgalanmaların ötesinde, küresel ölçekte zorlanan bir denge sistemine işaret etmektedir.

Dünyanın metabolizması alarm veriyor

Ünlü bilim insanı James Lovelock, Gaia kuramında Dünya’yı devasa bir canlı organizmaya benzetir.

Bu organizma, milyonlarca yıl boyunca volkanik patlamaları, doğal yangınları, toprak kaymalarını ve atmosferdeki değişimleri kendi iç döngüleriyle dengelemeyi başarmıştır.

Okyanuslar, atmosfer ve biyosfer birlikte çalışarak gezegenin “metabolizmasını” ayakta tutmuştur.

Ancak özellikle sanayi devriminden bu yana tablo köklü biçimde değişmiştir.

Fosil yakıt kullanımı, plastik kirliliği, kontrolsüz madencilik ve betonlaşma; doğanın kendini yenileme kapasitesini zorlayan bir hızla ilerlemiştir. Sorun artık yalnızca “ısınan bir hava” değil; atmosferik istikrarsızlık, yani uçlar arasında savrulan bir iklim düzenidir.

Isınan dünya neden kar yağdırır?

Bu durum ilk bakışta bir çelişki gibi görünür. Oysa bilimsel açıdan tablo nettir.

Isınan bir dünya daha fazla buharlaşma ve dolayısıyla daha fazla nem üretir. Genleşen atmosferde biriken bu nem, okyanus yüzey sularının soğumasıyla küresel ölçekte serinleme yaratan La Niña koşulları gibi soğuk hava sistemleriyle karşılaştığında, yoğun yağışlar ve yer yer tarihsel ortalamaların üzerinde kar yağışları ortaya çıkar.

Başka bir ifadeyle, yerdeki aşırı ısınma gökteki aşırı yağışı tetikler. Yükselen yoğun nem, atmosferin üst katmanlarında düşen sıcaklıklarla karşılaşarak donar ve yeryüzüne kar olarak iner. Bu nedenle kar yağması, iklim krizinin yokluğu değil; krizin dengesizleşmiş yüzüdür.

Dünya, yumuşak geçişli iklim kuşaklarından uzaklaşıp uçlar arasında sert geçişler yaşayan bir yapıya bürünmektedir. Çöllerde gündüz yakıcı sıcak, gece dondurucu soğuk nasıl bir normalse; bugün de bir bölgede kavurucu kuraklık yaşanırken başka bir bölgede ani ve yıkıcı yağışlar görülmektedir.

Bu yılki kar umut verici bir tablo sunsa da unutulmaması gereken gerçek şudur:

Bir çiçekle bahar gelmez.

Sarım’dan Malatya’ya doğanın hassas terazisi

Yerel ölçekte bakıldığında doğanın ne denli ince ayarlı bir sistem olduğu daha net görülür.

Sarım Havzası’ndan Bingöl – Malatya hattına uzanan bölgede, bir vadinin içinde kar altından filizlenen ışkınlar görülürken, birkaç metre yukarıda mevsimin çoktan değiştiği mikroklimalara tanıklık edilmektedir.

Bu alanların daha fazla kar tutması, ilkbaharda yaşanabilecek aşırı yağmur ve fırtınalardan görece daha az etkilenmelerini sağlayabilir. Ancak güneye doğru inildikçe tablo değişebilir. Yağmur, sel ve dolu riskleri bu bölgelerde daha yüksek bir ihtimal olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kar yağdı diye rehavete kapılma lüksümüz yoktur. Bu süreci geçici bir rahatlama değil, akıllı bir hazırlık dönemi olarak değerlendirmek zorundayız.

Su hasadıyla yağan her damlanın toprakta tutulması; teraslama ve ağaçlandırma çalışmalarıyla suyun yıkıcı bir akış olmaktan çıkarılıp toprağı besleyen bir yaşam kaynağına dönüştürülmesi hayati önemdedir.

Doğayı kısa vadeli kazanç uğruna kirleten anlayışa karşı durmak ise artık sadece çevrecilik değil, doğrudan bir hayatta kalma meselesidir.

Son söz

Doğayı yalnızca tüketilecek bir “kaynak” olarak gördüğümüz sürece, iklimin dengesizliği derinleşmeye devam edecektir. Bu yıl yağan kar, bize verilmiş kısa bir mola ve güçlü bir hatırlatmadır.

Hava, su ve toprak hepimizindir;

kirlilik ise birkaç cebi doldururken, hepimizin geleceğini karartır.

Tags: #doğabaharbingöldiyarbakırekolojiFosil Yakıtiklim krizikarkar yağışımalatyasarım havzası
Previous Post

Vateyê Ewroyî: Heskerdiş

Next Post

“Siz tam olarak bu şehrin hangi sorunundan sorumlusunuz?”

Emin Turhallı

Emin Turhallı

Related Posts

Bingöl heyetinden Ankara'da ulaşım ve 2026 yatırım mesaisi

Bingöl heyetinden Ankara’da ulaşım ve 2026 yatırım mesaisi

by Haber Merkezi
15 Eylül 2026
0

Bingöl Valisi Cahit Çelik ile milletvekilleri Feyzi Berdibek ve Zeki Korkutata’dan oluşan kent heyeti, Ankara’da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile...

Bingöl'de otobüsler yaşlı ve engelliye kapıyı kapatıyor

Bingöl’de otobüsler yaşlı ve engelliye kapıyı kapatıyor

by Haber Merkezi
14 Eylül 2026
0

Bingöl'de şehir içi ulaşımı tek başına yürüten Şehir İçi Hat Otobüsleri Kooperatifi, 15 Eylül'den itibaren ücretsiz yolcu taşımayı durduracağını açıkladı....

Dersim'de dağ keçisi avı süresiz yasaklandı: Peki Bingöl'de kıyım ne zaman bitecek?

Dersim’de dağ keçisi avı süresiz yasaklandı: Peki Bingöl’de kıyım ne zaman bitecek?

by Haber Merkezi
13 Eylül 2026
0

Tunceli Valiliği, Dersim genelinde yaban keçisi avlanmasını "süresiz ve sınırsız" olarak yasakladı. Yargı kararlarına rağmen av kotalarının belirlenmeye devam ettiği...

Next Post

“Siz tam olarak bu şehrin hangi sorunundan sorumlusunuz?”

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yazılar

  • Bakan Şimşek: Emeklilerin maaşları en az enflasyon kadar artacak 16 Eylül 2026
  • Et ürünlerine yeni standartlar: Katkı maddeleri kısıtlandı, döner etiketi zorunlu oldu 16 Eylül 2026
  • BİNTSO’dan ‘baskın seçim’ iddialarına yanıt: Sürecin hukuki takvimi ve merak edilen 8 soru 16 Eylül 2026

Son Yorumlar

  • PTT Emekçilerinden Torba Yasa Öncesi Meclis’e Uyarı: “Haklarımız Kırmızı Çizgimizdir” için Nihat Oğur
  • Mürsel Bek’in ilk romanı çıktı: ‘Ömür Dediğimiz Dün – Bugün – Yarın’ için İdris Cebba
  • Ankara’da Bingöllü Bir Doktor: Prof. Dr. Mehmet Ali Çaparlar Hastalara Umut Oluyor için Esra Okay
  • Anasayfa
  • Gizlilik Politikası
  • Yayın İlkeleri
  • Künye/İletişim
İletişim: cewliknet@gmail.com

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

No Result
View All Result
  • Bingöl Haber
  • Editörün seçtikleri
  • Kültür & Sanat
  • Dosya/Özel Haber
  • Kirdkî/Zazakî
  • Yazarlar
  • Daha
    • Spor
    • Kadın
    • Ekonomi
    • Ekoloji
    • Yararlı Bilgiler
      • Politika
    • Sağlık

© 2025 Çewlik.net - Bağımsız İnternet Gazetesi

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız