Amerika merkezli IGNIS H2 A.Ş. tarafından Bingöl’ün Karlıova ve Muş’un Varto ilçelerine bağlı sınır köylerde planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine yönelik protestolar sürüyor. Karlıova’ya bağlı Yalnızan (Alawuz) köyüne sondaj kuyusu tespiti için gelen şirket çalışanları, bölge halkının engellemesi üzerine cihazlarını kuramadan köyden ayrılmak zorunda kaldı.
Çewlik.net – Muş’un Varto ilçesinde projenin iptali talebiyle başlatılan çadır nöbeti devam ederken, jeotermal enerji santrali (JES) projesini yürüten Amerika merkezli IGNIS H2 A.Ş. firması, sondaj kuyusu tespiti yapmak üzere Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Yalnızan (Alawuz) köyüne teknik ekip sevk etti.
Köy sakinlerinin bölgede ekipman kurulmasına izin vermemesi üzerine sahaya jandarma ekipleri çağrıldı. Bölge halkının jandarma kontrolündeki alanda direnişini sürdürmesi neticesinde şirket çalışanları, sondaj tespiti için getirdikleri cihazları kuramadan köyü terk etti.
Şirket ekibinin ayrılmasının ardından Yalnızan köyünde halk ve hak savunucuları tarafından bir basın açıklaması gerçekleştirildi.
“Halkın Hayatını Hiçe Sayan Şirketlere Geçit Vermeyeceğiz”
Kitle adına ilk açıklamayı yapan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Karlıova İlçe Eşbaşkanı Özkan Bingöl, yabancı sermayeli şirketin bölge halkının yaşam hakkını gasp ettiğini öne sürdü. Bingöl, “Burada ne işiniz var? Jeotermal arayacaklarmış. ‘Peki bizim doğamız ne olacak?’ diye sorduğumuzda ‘Bunu biz bilmeyiz’ diyorlar. Bu topraklar, doğa, yaşam bizim. Varto Ekoloji Platformu’ndan gelen arkadaşlarımızla birlikte doğamızı savunduk, savunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Açıklamasının devamında köylülerin kısa vadede şirketi engellediğini ancak bunun kalıcı bir geri çekilme anlamına gelmediğini belirten Bingöl, Alawuz köyündeki bu duruşun Kargapazar, Yoncalı ve diğer tüm çevre köylere örnek olmasını temenni etti.
Varto Ekoloji Platformu: “Ata Topraklarımızı Savunan Bir Mücadele Hattı Şart”
Açıklamaya destek vermek amacıyla köye gelen Varto Ekoloji Platformu adına söz alan Çayan Dursun ise Yedisu, Karlıova ve Varto’yu kapsayan fay hatları üzerindeki jeotermal çalışmalarının ilk sahasının bu köy olduğunu belirtti. Toprakların ve doğanın zehirlenmesine neden olacak hiçbir projeye onay vermeyeceklerini vurgulayan Dursun, “Süreci seyreden değil, tam tersi buna karşılık kendi ata topraklarını savunan bir mücadele hattı olmak zorunda. Biz topraklarımızda jeotermal istemiyoruz kardeşim. Başımız da gitse, gövdemiz de gitse biz jeotermal istemiyoruz bu topraklarda” dedi.
Kanireş Ekoloji Platformu: “ÇED Raporu Değil, Ölüm Raporu Olur”
Son olarak söz alan Kanireş Ekoloji Platformu temsilcisi M.Ali Harmancı da projeye ve şirketle iş birliği içinde olduğunu iddia ettiği yerel çevrelere tepki gösterdi. Bölge köylerinin ortak bir iradeye sahip olduğunu belirten Harmancı, “Buradan çıkacak olan raporlar, ÇED raporu olmayacak; o sizin kesin ölüm raporunuz olacak. Bunu böyle bilin. Ya bizim ya sizin ölüm raporunuz olacak” şeklinde konuşarak projeye karşı kararlılık mesajı verdi. Bölge halkı, projenin tamamen iptal edilmesine yönelik çağrılarını yineleyerek köydeki bekleyişini sürdürüyor.



