Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu’nda yer alan ve boşanma sonrası yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” istenebilmesini sağlayan düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti.
Resmi Gazete’de yayımlanan gerekçeli karara göre, nafakanın süresiz olmasını sağlayan “süresiz olarak” ibaresi iptal edildi. Yüksek Mahkeme, iptal edilen hükmün yerine yeni bir yasal düzenleme yapılabilmesi ve hukuki bir boşluk doğmaması için iptal kararının yürürlüğe giriş tarihini 9 ay sonrasına, yani 30 Haziran 2027’ye erteledi.
AYM’nin değerlendirmesinde, yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılmadığı, ancak nafaka süresinin her somut olayın şartlarına göre hakim tarafından belirlenmesi ve hangi hallerde ömür boyu nafakaya hükmedileceğinin yasada açıkça çerçevelenmesi gerektiği ifade edildi.
Kadın örgütlerinden tepki: “Asıl gerçek kadınların yoksullaştırılması”
Gelişmenin ardından Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), “Nafaka Gerçekleri” çalışmasını yeniden gündeme taşıyarak AYM’nin kararında kadınların evlilik içinde ve boşanma sonrasında karşı karşıya kaldığı derin ekonomik eşitsizliklerin göz ardı edildiğini savundu.
Platform, yoksulluk nafakasının yalnızca boşanma sonrasında yapılan sıradan bir ödeme olarak görülemeyeceğinin altını çizdi. Kadınların evlilik boyunca üstlendiği ev içi ücretsiz emek ile çocuk ve aile bakım yükünün boşanma sonrasında ağır ekonomik sonuçlar doğurduğuna dikkat çekildi.
Açıklamada, kadınların çalışma hayatına katılımını sınırlayan geleneksel ev içi rollerin boşanma sonrasındaki gelir kaybını daha da derinleştirdiği belirtildi. Milyonlarca kadının ev içi rolleri “süresiz ve sınırsızca” yerine getirdiği için çalışma hayatına hiç katılamadığı ya da bu şansını zamanla tamamen kaybettiği hatırlatıldı.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadın yoksulluğu sürerken nafaka hakkının sınırlandırılmasının kadınların boşanma sonrasındaki yegane ekonomik güvencesini zayıflatacağını belirten EŞİK, nafakanın mevcut yasada zaten sıkı koşullara bağlı olduğunu vurguladı. Yeniden evlenme, evliymiş gibi yaşama veya yoksulluğun ortadan kalkması durumunda nafakanın mahkeme kararıyla zaten kaldırılabildiği ifade edildi.
Kamuoyundaki tartışmalara da değinen platform, çocukların bakım masrafları için verilen “iştirak nafakası” ile kadınlara ödenen “yoksulluk nafakası”nın kasıtlı biçimde birbirine karıştırıldığını savundu.
‘Kadınların yüzde 80’i nafakadan vazgeçiyor’
Diyarbakır Barosu verilerine atıf yapan EŞİK, kadınların yüzde 80’lere varan oranlarda nafaka talebinden vazgeçtiğini, bunun temel sebebinin ise şiddet ortamından ve can güvenliği tehdidinden bir an önce uzaklaşma isteği olduğunu belirtti. Ayrıca İstanbul Barosu verileriyle mahkemelerce hükmedilen ortalama nafaka miktarının oldukça düşük kaldığı, tartışmanın birkaç istisnai ve ünlü örnek üzerinden yürütüldüğü kaydedildi.
Anayasa Mahkemesi’nin tanıdığı 9 aylık geçiş sürecinde mevcut nafaka uygulaması devam edecek. Yasal çerçevenin yeniden çizilmesi için gözler TBMM’ye çevrilmiş durumda.



