İstanbul’un Başakşehir ilçesindeki Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu girişinde sabah saatlerinde düzenlenen bıçaklı saldırıda 8 öğrenci yaralandı. Saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen ve başka bir okulda eğitim gören 15 yaşındaki öğrenci, okul güvenlik görevlisinin müdahalesinin ardından polis ekiplerince gözaltına alındı.
Türkiye’de artan okul saldırılarına bir yenisi eklendi. Bu sabah saat 08.40 sıralarında meydana gelen olayda, okula girmeye çalışan öğrencilere yönelik saldırı sonrası bölgeye çok sayıda sağlık ve polis ekibi sevk edildi.
Yaralanan öğrenciler olay yerindeki ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.
Güvenlik görevlisi müdahale etti
Olay anında okul kapısında görevli güvenlik personelinin şüpheliye müdahale ederek bıçağı elinden aldığı ve şüpheliyi etkisiz hale getirdiği bildirildi. Emniyet güçleri, 15 yaşındaki şüpheliyi gözaltına alarak Çocuk Şube Müdürlüğü’ne götürdü.
İstanbul Valiliği’nden yapılan ilk açıklamada, “Başakşehir ilçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenciler arasında çıkan kavgada 5 öğrenci yaralanmıştır. Olay sonrası yaralılar sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştır” ifadeleri kullanıldı. Olayın çıkış nedeni ve arka planına ilişkin soruşturma başlatıldı.
Valiliğin açıklamasının ardından Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da X hesabından açıklama yayınlayarak yaralı sayısının 8 olduğunu belirtti.

RTÜK yayın yasağı getirdi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), kararın İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından bugün (6 Ekim) alındığını duyurdu.
Hakimliğin 2026/9304 D. İş sayılı kararında, yayın yasağının “olayın aydınlatılması sürecinin sekteye uğramaması, şüphelilerin yakalanması ve kamu düzeninin korunması” amacıyla getirildiği belirtildi.
Ne olmuştu?
Türkiye’de eğitim kurumlarında ve okul çevrelerinde çocukların yaşam hakkını ve güvenliğini tehdit eden şiddet vakalarında son dönemde ciddi bir artış yaşanıyor.
22 Eylül 2026’da Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde gerçekleşen tüfekli saldırıda 11 öğrenci yaralanmış, üç öğrenci ağır bakım altında tedaviye alınmıştı. Saldırıyı gerçekleştiren 15 yaşındaki çocuk ile olayda kullanılan silahın sahibi olan aile bireyleri gözaltına alınırken, olayda dijital platformlar üzerinden radikalleşme ve akran zorbalığı iddiaları öne çıkmıştı.
Benzer şekilde 14 Nisan 2026’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne giren eski bir öğrencinin açtığı ateş sonucu 16 kişi yaralanmış; fail, polisin müdahalesi sırasında yaşamına son vermişti. Bu olaydan bir gün sonra, 15 Nisan 2026’da ise Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda bir öğrencinin düzenlediği silahlı saldırıda 1’i öğretmen, 3’ü çocuk olmak üzere 4 kişi hayatını kaybetmiş, 20 kişi yaralanmıştı.
Üst üste yaşanan bu ağır bilançoların ardından Milli Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı, okul çevrelerindeki güvenlik denetimlerinin ve risk analizlerinin artırılacağını, psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirileceğini duyurmuştu.
Ancak eğitim sendikaları, çocuk hakları savunucuları ve sivil toplum örgütleri; polisiye tedbirlerin ve fiziki güvenlik önlemlerinin tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.
Hak savunucuları; bireysel silahlanmaya erişimin kolaylığı, okul temelli önleyici ruh sağlığı hizmetlerinin yetersizliği, akran zorbalığı ile mücadele politikalarının eksikliği ve çocukları şiddete yönelten toplumsal/dijital faktörler bütüncül olarak ele alınmadıkça güvenli bir eğitim ortamının sağlanamayacağını ifade ediyor.




